A.Tufan Güven
Temmuz Ayından Sonra Dünya Büyük Değişime Girecek
Buna önemli kırılmalar olarak adlandıra biliriz. Dünya savaşları, dünyayı etkileyen büyük ekonomik buhranlar, salgınlar, bölgelerin tarih boyunca uğradığı saldırılar. ( İskender, pers, Hun, Moğol saldırıları, Haçlı seferleri gibi). Bunlar sosyal olarak görülse de, Matbaanın, buharlı makinanı, elektriğin bulunup kullanılması gibi toplumları sosyolojik açıdan ve ekonomik açıdan da değiştiren gelişmeler olmuş, sonunda dünya artık eski dünya olmamıştır. Son olarak globlizmin getirdiği değişimlerin bu güne büyük etkilerini ülkemizde dâhil birçok ülke iliklerine kadar hissetti. İnternetin ve yapay zekânın hayatımıza girişi bile ne büyük değişiklikler yaptığını, yapmaya devam ettiğini hepimiz şahitlik etmiyor muyuz?
6-7 Temmuz 2026 tarihinde Başkentimiz ’de yapılacak olan NATO zirvesi de dünyada büyük değişimlere sebep olacak kararların alınacağı bir zirve olacak.
Hepimizin bildiği gibi Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), 4 Nisan 1949'da Washington Antlaşması'nın imzalanmasıyla kuruldu. İttifak; Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Fransa, Kanada, İtalya, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Danimarka, Norveç, Portekiz ve İzlanda olmak üzere toplam 12 kurucu ülkenin katılımıyla hayata geçirildi. Türkiye ise 18 Şubat 1952 tarihinde Kuzey Atlantik Antlaşması'na katılım protokolünü mecliste onaylayarak NATO üyesi olmuştu.
NATO içinde zaman, zaman yaşanan krizler olsa da bu güne kadar geldi. Anlaşmazlıkların olma nedeni; Üye ülkelerin değişen jeopolitik çıkarları, bütçe (savunma harcamaları) anlaşmazlıkları ve ittifakın genişleme politikaları gibi temel yapısal fay hatlarında kırımalar olmasına sebep verdi. Kurulduğu günden bu güne kadar öne çıkan ana kriz başlıklarını şöyle sıralaya biliriz:
1. Üye Ülkeler Arası Siyasi Çatışmalar: İttifak üyesi ülkeler zaman, zaman birbirleriyle doğrudan siyasi, askeri veya diplomatik krizler yaşamıştır. Türkiye-Yunanistan Anlaşmazlıkları: Ege Denizi'ndeki kıta sahanlığı, adaların statüsü ve hava sahası ihlalleri nedeniyle iki ülke defalarca karşı karşıya gelmişti. (örneğin 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ve 1981 Limni Krizi). Bu durumlar NATO'nun Güney Kanadında planlama ve tatbikat krizlerine yol açmıştı. Fransa'nın Askeri Kanattan Ayrılması (1966): Fransa, ABD'nin ittifak içindeki hegemonik yapısına tepki olarak 1966'da NATO'nun askeri kanadından çekilmiş ve NATO karargâhını Fransa'dan çıkarmıştı. Fransa, tam entegrasyona ancak 2009 yılında dönebilmişti.
2. Savunma Harcamaları ve Finansal Yük: %2 Hedefi Krizi: NATO kuralları gereği üyelerin GSYH'lerinin en az %2'sini savunmaya ayırmaları gerekmektedir. Soğuk Savaş sonrası dönemde birçok Avrupa ülkesinin bu bütçeyi kısmış olması, özellikle ABD (I. Ve II. döneminde ABD Başkanı Donald Trump döneminde) tarafından ciddi şekilde eleştirilmiş ve ittifak içi müttefiklik sorgulamalarına neden olmuştu.
3. Stratejik Vizyon ve Tehdit Algısı Farklılıkları tüm üyelerin tehdit öncelikleri aynı olmadığı için stratejik misyonlarda görüş ayrılıkları yaşanmasına sebep vermektedir. Doğu-Batı Dengesi: Soğuk Savaş sırasında Almanya gibi ülkeler Sovyetler Birliği ile doğrudan sınırda olmanın getirdiği gerilimleri yaşarken, güneydeki üyeler Akdeniz ve Orta Doğu merkezli tehditlere odaklanmıştır. Libya Operasyonu (2011): 2011 yılında Kaddafi rejimine karşı düzenlenen askeri müdahalede Fransa, İngiltere ve ABD başı çekerken; diğer üyeler operasyonun kapsamı ve gerekliliği konusunda fikir ayrılıkları yaşamıştı. Son olarak İran, Hürmüz boğazı konusunda ABD’nin yalnız kaldığı NATO üyesi ülkelerin katılım ve destek vermediği görüşü NATO zirvesinde önemli konulardan biri olacak.
4. Genişleme ve Veto Mekanizmaları NATO'nun yeni üyeler alması kararları. Üye ülkelerin onayına (parlamento onaylarına) tabi olması nedeni ile ülkemizin Üyelik Veto Hakları: Ülkemiz, g,eçmişte örgütün komuta kademesi atamalarında ve özellikle 2022'deki Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılım süreçlerinde, terörle mücadele (PKK ve YPG konuları) ve silah ambargoları gibi gerekçelerle siyasi krizler yaşanmıştı. Ve üyeliklere itiraz etmişti. Rusya ve Ukrayna Gerilimi: Ukrayna ve Gürcistan gibi ülkelerin üyeliği konusunda ABD/Avrupa ile Rusya arasında yaşanan gerilimler, NATO'nun "açık kapı" politikasının bir kriz alanı olarak öne çıkmasına sebep olmuştu.
5. Yeni Teknolojiler ve Askeri Alımlardaki Çatışmalar, S-400 Krizi: Ülkemizin, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alması, NATO'nun ortak savunma konsepti ve askeri entegrasyonu açısından ABD ve diğer bazı müttefiklerle derin bir krize yol açmış ve Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasıyla sonuçlanmıştı.
Şimdi Temmuzun ilk haftasında ülkemizde yapılacak olan NATO zirvesinden ABD’nin ağır şartları müttefiklerine dayatacağı bir toplantı olacak. Ve bunun sonucunda NATO kurulduğu günden bu yana en büyük krizini yaşayacak. Amerika birleşik devletleri kendine uzak olarak ve zayıf olarak gördüğü Rusya ile savunma işini Avrupa için yakın tehdit olarak gördüğünden Avrupa’nın kendi savunmaları için artık taşın altına daha fazla ellerini koymaları gerektiği konusunda ısrarlı olacak. Çünkü ABD artık kendi kıtasında ve Pasifikte kendine tehdit gördüğü Çin, Kuzey Kore ve Küba konusunda savunma harcamalarını yapmak istemesidir.
Ayrıca şu anda Dünyada Ekonomik işbirliklerinde değişimler olarak başta Şangay beşlisi, Brexit kaçınılmaz hale getirmiştir. Çünkü ABD’nin var olma sebebi olan Dolar saltanatının sona erme gibi bir tehdit söz konusudur.
Bu gelişmeler, Temmuz ayındaki NATO zirvesinde daha önce kabul edilen üye ülkelerin GSYH'lerinin % 2 sini savunma için harcamaları oranını kesinlikle % 5’lere çıkarmaları istenecektir. Bu da başta ülkemiz olmak üzere Avrupa devletlerinde yaşayan bireylerin sosyal devlet olma yolunda yaşayacağı sıkıntılar demektir.
NATO artık eskisi gibi olmaya bilir. Bu da dünyada yeni arayışlar. Dostların düşman, düşmanların dost olduğu bir dünyaya doğru bir kayma olabilir. Siyasal ilişkilerdeki değişim, ülkelerin ticaretlerinde büyük değişimlere sebep vereceğinden ülke yaşayanları da bu değişimden olumlu veya olumsuz etkileneceklerdir.
Bazen sosyal olarak alınan kararlar ekonomik hayatı, bazen de ekonomik kararlar sosyal hayatı tahmin edilenden daha kötü etkiliye bilir. Bu nedenle Temmuz ayında yapılacak NATO zirvesinden sonra dünya eski dünya olmayacaktır.
Saygılarımla. A. Tufan Güven- Uşak Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri.