İlimizin Sorunları

İlimizin sorunlarını bildiğimiz, yaşadığımız ve duyduğumuz yönden söyleye biliriz. Durum böyle olunca Atanmış ve seçilmişlerimizin ilimizin sorunlarına bakışı ile günlük sokak konuşmalarında belirtilen sorunlar arasında fark var mıdır bilmiyorum? Aslında sorunlar listesinde bir fark olduğunu düşünmüyorum. Farkın öncelikler konusunda olduğundan hiç şüphem yok.

Bu ayrımın olmasında değil, olmamasında aslında yanlışlık vardır zaten. Çünkü her ülkede vatandaşlar mesela ekonomiyi ve kalkınmayı mikro düzeyde değerlendirirler, devletler ve onun yürütücüsü olan hükümetler ekonomiyi Makro düzeyde düşünür, yapılandırırlar.

Şehrimizde birçok mahalleden, birçok gelir, meslek ve eğitim düzeyinde dostlarım var. Kendileri ile sokakta evimizde ve evlerinde sohbet etme imkânı buluyorum. Kendimin yaşayıp gözlediğim ve onlardan dinlediğim kadarı ile tespit ettiğim sorunları ve çözüm önerilerimi sizlerle paylaşayım istedim. (burada yer almayan sorun ve çözüm önerilerinizi de yazının altındaki yorum kısmına yazarsanız bilgilenmekten mutluluk duyacağımı belirtmek isterim.)

Bugün itibarıyla şehir yaşayanlarımızla yaptığım sohbetlerden çıkardığım kendilerinin karşı karşıya kaldıkları başlıca sorunlardan birkaçını şöyle özetleyebilirim:

1. Ekonomi ve hayat pahalılığı

Bir araştırmaya göre halkın yaklaşık %61,2’si Türkiye’nin “en önemli sorunu” olarak ekonomi ve hayat pahalılığını gösteriyor. Bu araştırmada; Enflasyon, gelirlerin alım gücünün düşmesi, artan fiyatlar gibi gündelik yaşamı doğrudan etkileyen unsurlar olarak öne çıkıyor. Ekonomik istikrarın zaman, zaman belirsiz olması, döviz kuru, dış borçlar gibi makro değişkenlerin risk oluşturması da halkın gündemde olduğu, bu durum özellikle gençler, düşük gelirliler, emekliler açısından daha ağır hissedildiği belirtiliyor. Şehrimizde bu konudaki konuşmalarda hemen, hemen ayni olduğunu duyuyorum.

2. Eğitim ve genç işsizliği

Eğitim sisteminde yenilikler konuşulsa da eğitimdeki, eşitsizlikler, kalite farkları ve gençlerin “ne eğitimde ne istihdamda” olmama durumu konuşuluyor. Gençlerin iş bulma konusunda yaşadığı zorluk, bu demografik potansiyelin tam olarak değerlendirilmemesine yol açabiliyor gibi görülüyor. Eğitim-istihdam arasında uyumsuzluk, kalifiyeli iş görenlerin eksikliği gibi yapısal meseleler konuşulurken, işletme sahipleri de işlerine uygun çalışan bulamamadan şikâyet eden konuşmalarına şahit oluyorum. Bu durumda işverenlerin ihtiyacı olan iş gücünün Meslek liselerin de ve Üniversitelerde yetiştirilmediğini, işverenlerin ihtiyacı olmayan branşlarda mezunlar veya iş başına hazır olmadan mezun verdikleri sohbetlerde konuşulan konular.

3. Çevresel sorunlar ve doğal afet riskleri

Kuraklık, su kaynaklarının azalması, iklim değişikliğinin etkileri Türkiye’de öncelikli çevresel sorunlar arasında. Deprem riski yüksek bir coğrafyada yer almamız; doğal afetlere karşı hazırlık, altyapı güvenliği çok önemli konusunda uzman tespitleri ile sohbetler bire bir ayni. Çevresel sürdürülebilirlik konusu uzun vadede hem yaşam kalitesini hem de ekonomik istikrarı etkilediği düşünülüyor. Bu durum şimdilik Şehir yaşayanlarında ve tarım kesimin de öncelikli olarak kuraklık ve susuzlukla ilgili endişe yaratıyor. Hem şehir yaşayanlarından hem de köy yaşayanlardan öncelikli duyduğum konuşmalar.

4. Suç ve suça uygulanan cezaların ve infazda ki suç-ceza sonucunun yeterli ve bireyde caydırıcılık konusunda yetersiz olduğu görüşü.

5. Madde kullanımı ve sokağa ve suça, çetelere itilmiş gençler

Ülkemizin kaçıncı öncelikli sorunudur bilmiyorum ama her ne kadar yazımda beşinci madde olarak yer alsa da şehrimizde konuştuğum tüm insanlar yukarıdaki saydığım başlıklardan hangisinden sohbete başlarlarsa başlasınlar en endişe duydukları ve en çok üstünde durdukları konu Madde kullanımı ve suça, çetelere itilmiş çocuk ve gençler konusu oluyor.

6. Şehir içinde ve şehirlerarası yollarda araç kullanan özellikle de gençlerin şehir içinde verdikleri rahatsızlık ve trafik kuralı ihlalleri. Şehir içinde yanlış parklar ve yüksek volümlü müzikler, aşırı hız ve kural tanımaz araç kullanmaları.

Son yıllarda motosiklet ve motorların hiç durmadan trafik kurallarını çiğnemeleri ve kendilerini yolun tüm hâkimi gibi görmeleri.

7. göç ve göçlerin getirdiği sorunlar.

Özellikle şehirlerin köylerden, başka şehirlerden ve ülkelerden aldıkları göçler nedeni ile planlanandan daha fazla nüfus artışı nedeni ile başta konut, su tüketimi, sağlık hizmetleri, eğitim, istihdam konularında yaşanan sorunlar. Bunlar benim sık, sık duyduğum konuşmalardan başlıklar. Gelecek yazılarımda bunları tek, tek ve dünyadan örnekleri ile çözüm önerilerimi yazmaya çalışacağım. Gelecek yazılarda buluşmak üzere.

Saygılarımla. A. Tufan Güven

Önceki ve Sonraki Yazılar
A.Tufan Güven Arşivi

Bu Savaşın Galibi Kim Olur?

23 Mart 2026 Pazartesi 10:02

İLİŞKİLERİN SESSİZ ÖĞRETİSİ

09 Ekim 2025 Perşembe 00:00

HAYALLER, HIRSLAR VE PLANLAR

02 Eylül 2025 Salı 11:03

ASİYE NASIL KURTULUR?

09 Ağustos 2025 Cumartesi 10:20

AKLA TAKILAN SORULAR

16 Temmuz 2025 Çarşamba 09:53

SUSUZ YAZ

27 Mayıs 2025 Salı 09:36