İnsan bu dünyâya boşu boşuna gönderilmemiştir.İnsanın bu dünyâya gönderilmesinin hikmeti ve amacı, Yaratıcıyı tanımak ve O’ na iman etmek.Zat-ı Zülcelâl olan Allah'a ibâdet etmek, bu â cız insanın en birinci vazifesi ibâdettir.İnsanın gayesi çok yüksektir.Hayatı Onun yolunda kullanmak,emirleri doğrultusunda hareket etmektir.Bu bağlamda insan, kâinatta bir çocuğa benzer.Nasıl ki daha yeni yürümeye başlayan bir çocuğun her türlü ihtiyâcını anne babası karşılıyorsa,insanın da bütün ihtiyaçlarına yüce Allah cevap verir.Zayıf olduğu için insanın her şey emrine verilmiştir.O halde insan, her şeyden önce O’nu tanımalı; O’na en güzel bir şekilde ibâdet etmelidir.Birey dâima vücut gemisinin kaptanı durumundadır.Kaptanın vazifesi gemiyi gemi sâhibinin arzu ettiği istikâmette yürütmektir.Bu vücut gemisindeki işlerin ancak binde birisi bize,gerisi Allah'a âittir.Bir lokmayı ağzımıza atmakla yetiniyoruz,gerisine hiç karşılıyoruz.Bütün bu işleri düzenleyen, yöneten O.O halde O Zât-ı Kerim’in izni olmadan,emrini çiğneyip o vücuda karışmamalıyız.Yoksa haddi aşar, karıştırırız.Insanın gâyesi şu fâni hayatı O'nun yolunda kullanarak,en evvel sevgisini Sâhibine vermekle mümkündür.Eğer sevgisini Yüce Allah'a verirse,onun muhabbeti dolayısıyla,Allah’ın sevdiği her şeyi sever.Işte kâinatta bir çocuğa benzeyen insan, bütün varlığıyla Allah'a iman etmelidir.Mutluluğun başkaca bir yolu yoktur.CÂHİD ÖZPINAR