“Evet, izzet ve azamet ister ki, esbâb perdedâr-ı desti kudret ola aklın nazarında; tevhid ve celâl ister ki, esbâb ellerini çeksinler tesir-i hakikiden.”
Bir zafer dönüşü, kumandanlardan biri Hz. Ömer’in (ra) huzuruna çıktı. Yanında kısa boylu, tıknaz biri duruyordu.
Hz. ömer:“Bu kim?” diye sordu.
Kumandan:
“Efendim , bu benim sağ kolumdur. Hangi görevi verdimse başarı ile tamamladı. En gizli haberleri yerine ulaştırdı. Bazen bir orduya bedel hizmet gördü. Hatta başarımı ona borçluyum.”
Aradan biraz zaman geçti. Aynı kumandan ile Hz. Ömer (ra) tekrar karşılaştı. Fakat kumandan bu kez mağlup olmuştu ve yanında sağ kolum dediği adam yoktu. Hz. Ömer sordu:
“Hani, sağ kolun nerede?”
Kumandan:
“Sormayın ya Ömer, ihanet etti, düşman safına geçti” dedi.
Bu kez Hz. Ömer:
“Allah’tan başka hiçbir kimseye dayanmamak gerektiğini sana geçen sefer söyleyecektim, vazgeçtim. O zaman beni anlamayacaktın belki ama şimdi anlarsın. Bir musibet bin nasihatten iyidir” dedi.