Büyük aksiyon adamı Bediüzzaman, siyasi tarihimizin,saltanat, meşrutiyet, cumhuriyet ve demokrasi adını verdiğimiz bu dört evreyi siyasi tarihimizde, Bediüzzaman bizzat yaşamıs ve herbirinde, Kur'ani düsturlara dayalı tavizsiz ve ödünsüz duruşunu daima korumuş bir bilge kişi, müfessir, düşünür bir aksiyon adamıdır.Kendi fikirlerinin gücünden ve sağlamlığından o kadar emin ki,” Asr-ı Saadet mahkemesine de celb olunsam,üçyüz sene sonra kurulacak bir akil adamlar mahkemesinde de yargılansam,şimdi neşrettiğim hakikatleri aynen ibraz edip savunurum.” Diyor.Zira o fikirleri dayandırdığı ölçü ve prensiplerin kaynağı,büyük kitabımız Kur' anı Hakimdeki şablonlardır.O, çağdaşlarından farklı olarak, bu prensipleri donuk ve hayattan kopuk bir anlayışla değil, öze sımsıkı bağlı, ama çok dinamik bir yaklaşımla yorumlamasıdır.Meşrutiyet,gerçek adalet ve özgürlüğü önceleyen bir demokrasi rejimidir.Yeni çağda artık şahsın yerini şahs-ı manevi almıştır. Tek görüşün yerini , istişare;ortak akıl ve kamuoyunun; kuvvetin yerini hak , bilgi ve kanun hakimiyeti almıştır.Her dem kuvvet kanunda olmalıdır.Cumhuriyet ve demokrasi anlamındaki meşrutiyetin çağimızdaki önemi drmokrasi namına son derece değerli ve önemlidir.Bu bağlamda demokrasiyi isim ve göruntüden uzak tutarak; öze ve içeriğe bakarak baskı ve zorba rejimlerden uzak tutmalıyız.İstibdat ne şekilde olursa olsun, demokrasi libası giysin ve ismini taksın, rastladığımız zaman şiddetli bir sille vurmalıyız.Mutlak istibdada,hiçbir zaman,Cumhuriyet ve demokrasi namı veremeyiz.Çünkü, baskı ve istibdat özgürlüklerin düşmanıdır.
CAHİT ÖZPINAR