İnsana her zaman sadakat yaraşır.Ziya Paşanın dediği gibi:” Insana sadakat yaraşır; görse de ikrah, yardımcısıdır doğruların Hz.ti ALLAH" dediği gibi, hakikaten insana daima doğruluk sadakat yakışır.Bireyin aleyhine de olsa , toplum hayatının, ticaretin ana direği; doğruluk ve sadakattir.Bir hayat düğümüdür doğruluk.Doğruluğun bulunmadığı yerde yerde riyakarlık, dalkavukluk ve iki yüzlülük vardır.Oysa riyakarlık; fiili bir yalancılıktır.Dalkavukluk, alçakça bir yalancılıktır.Aynen öyle de, ikiyüzlülük muzır bir yalancılıktır.Yalancılık ise,Zat-ı Zülcelal'in; kudretine iftira etmek demektir.Küfür, inkar her çeşidiyle yalancılık iken iman bütünüyle doğruluktur.Bu bağlamda; küfürle iman, doğru ile yanlış; doğu ile batı,yerle gök kadar birbirlerinden uzaktırlar.Sahte peygamber Müseylimetü'l Kezzab'ı aşağıların aşağısına düşüren yalancılığıyd.Peygamberimizi"asm" Efendimizi, göklere çıkaran da doğruluğuydu.Asr-ı Saadette fıtratları temiz olan Sahabe nazarında, bütün kötülük ve hurafelerin anahtarı olan; yalan en nefret edilen,en çirkin, en pis bir meta olmuş.Ondan şiddetle kaçmışlar.Her türlü iyiliklerin ve güzelliklerin anahtarı olan ve kainatın sırlarını açan, en revaçlı ve değerli mal olan doğruluğa ise; o tertemiz sahabeler bütün benlikleriyle sahip çıkmışlardı.Çünkü Kur'an, onlara sözün doğrusunu söylemeyi emrediyordu Peygamberimiz