• 16 Kasım 2020, Pazartesi 9:00
A.Tufan GÜVEN

A.Tufan GÜVEN

KISIR DÖNGÜ

Ekonomik durum her kesimi yakından ilgilendirir oldu. Ekonomik belirsizlik artıkça her kafadan bir ses gelmeye de başladı. Sonuçta ekonomik belirsizliklerden rahatsız olmayan kesim kalmadı.

Ekonominin üçayağı, devlet, reel sektör ve finans kesimidir. Reel sektörün ve finans kesiminin belirsizlikleri ortadan kaldırma görevi yoktur. Belirsizlikleri ortadan kaldıracak olan devlettir. Yani kamudur.

Reel sektör; işleyişi nedeni ile her daim üretim ve yatırım yapmak zorundadır. Bu nedenle reel sektör için belirsizlikler, tehlike ve stres sebebidir. Belirsizliğin çok olduğu durumlarda yatırım yapmakta,  büyümekte ya zorlanırlar, yâda yatırım yapmazlar. Günümüzde üretimler, seri ve tamamen kalifiyeli elamanlarla yapıldığından, çarkları durdurmak zordur.

 Reel sektörün, Ticaret bölümü belirsiz ortamlarda sanayi kesiminde üretilen malları ya kısıtlı talep etmekte yâda almamaktadır. Bunun sonunda sanayi kesiminin ürettiği mallar kendileri için stoklama ve depolama sorununu doğurmaktadır. Ekonomi durağanlaştığı dönemlerde sanayi kesimi üretimlerini nakde dönüştüremediklerinden nakit sıkıntısı çekmeye başlarlar. Nakit ihtiyaçları için finans kesiminin kapısını çalarlar.

Reel sektörün Ticaret kısmı, sanayi kesiminden aldıkları malları satamadıkları için sanayi kesimine ödeme yapmada zorlanırlar. Ticaret kesiminin üstündeki, kira, çalışan, sosyal güvenlik kurumu giderleri de yük olmaya başlayınca, Onlarda finans kesiminin kapısını çalmaya başlar.

Belirsizlik, ilk başta finans kesiminin işine geliyormuş hissi verse de, Finans kesimi de bir müddet sonra bu kötü ortamdan payını almaya başlar. Reel sektörün ödemeleri gecikmeye başlayınca, birçok verilmiş kredi, şüpheli alacak haline gelmeye başlar. Sonuçta finans kesimi, verdiği kredilerin ne kadarının geri döneceğini bilemediğinden, parayı çevirmede zorlanırlar.

Belirsizlik arttıkça yatırımlar durmaya, Para kaçmaya başlar. Sonuçta yatırımlar durur. Hane halkının gelirleri düşmeye başlar. Hane halkının gelirleri düşünce, tüketimleri düşer. Hane halkının tüketimi düşünce, esnaf gelir elde edemez. Esnaf gelir elde edemeyince, sanayinin ürettiği malları alamaz. Eski aldığı malların paralarını ve kredilerini ödeyemez hale gelir. Esnaf, mal çekmeyince, sanayi kesimi ürettiği malları satamaz. Bir evvel sattığı malların parasını esnaftan alamaz. Para akış dengesi bozulan sanayi kesimi çalışanın ücretini, üretim için gerekli olan mal girdilerinin parasını, kredilerini ödeyemez. Finans kesimi bu durumda zayıflar, eli kolu bağlanır.

Durum böyle olunca, ülke piyasaları kısır döngüye girmiş, sorunlar artık, zincir halkaları gibi bir birine girmiş ve bir daire olmuştur.

Bu kısır döngü dairesinin neresindeki halkayı kıralım ki bu kısır döngü kalıcı olarak bozulsun derseniz?

Benim fikrim; Hane halkının gelirini arttırarak veya giderlerini düşürerek, hane halkının tüketimini artırmak sureti ile bu halkayı oradan koparmaktır.

Saygılarımla. A. Tufan Güven


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık