YUNANİSTAN KENDİ PARASINI BASIYORDUR

YUNANİSTAN KENDİ PARASINI BASIYORDUR
YUNANİSTAN KENDİ PARASINI BASIYORDUR
Merkez Bankası Eski Başkanı Durmuş Yılmaz, Uşakta verdiği bir konferansta, son yıllardadünyadaki ekonomik pastadan gelişmekte olan ülkelerin daha fazla pay almaya başladığını söyledi. Merkez Bankası Eski Başkanı Durmuş Yılmaz, Uşak'ta verdiği bir konferansta, son yıllarda dünyadaki ekonomik pastadan gelişmekte olan ülkelerin daha fazla pay almaya başladığını söyledi. Gelişmiş ülkelerdeki ekonomik doymuşluğun ve yaşlı nüfusun en büyük sorun olduğunu belirten Yılmaz, "Artık, ABD öksürünce dünya ekonomisi otomatik olarak nezle olmuyor. Dünyanın gıpta ile baktığı bir ekonomimiz var" dedi. GENÇ NÜFUSUN ÖNEMİNE DEĞİNDİ Konuşmasında SGK reformundan ve genç nüfusun öneminden söz eden Yılmaz, nüfusları yaşlı ve 65 yaş altındaki nüfus oranı azalmış olan ülkelerin fırsat pencerelerinin kapandığını ileri sürdü. Türkiye'nin SGK reformu yaptığını anlatan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: Eğer nüfus yaşlı olsaydı bu mümkün olmayacaktı. Bugün işe girenler 2036 da bu gün yapılanları anlayacak. Gelişmiş ülkeler bunu kaçırdı. Gelişmiş ülkeler ayrıca sermaye yatırımlarını azalttı. Gelişmekte olan ülkelerde ise yatırım alanları daha geniş ve genç nüfusa sahip. Dolayısıyla bu iki grup arasındaki imkan farklılığı dünyada bir farklılaşma ortaya çıkardı. Bu farklılaşma bana göre kopma şeklinde değil. Bana göre olan şu pastadan talep edilen pay gelişmekte olan ülkeler lehine değişiyor. Dolayısıyla karşılıklı olarak bir bağımlılık ve işbirliği zorunluluğunu ortaya çıkardı. Bu rahatsız edici olmamalıdır ama tahammülü kolay bir durum değil. Çünkü gelişmiş ülkeler mecburen pastadaki paylarının bir kısmında feragat etmek zorundalar." Konuşmasına, "Eskiden ABD öksürünce dünya ekonomisi nezle oluyordu" diye devam eden Durmuş Yılmaz, artık bu durumun geride kaldığını ve gelişmekte olan ülkelerin bilime önem vermek zorunda olduğunu kaydederek "Bilimin üretimi, teknoloji üretimi gelişmiş ülkelerin üniversiteleri hala çok etkili. Gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelerdeki üniversitelere bilim öğretmeye gidiliyor. Buradan hareketle artık onlar aşağı gidiyor biz yukarı çıkıyoruz dersek hataya düşeriz" dedi. ABD EKONOMİSİ VE KÜRESEL KRİZ Şu an dünyanın pek çok bölgesinde yaşanan krizin üssünün ABD olduğunu ifade eden Durmuş Yılmaz; sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü, buradan başladı, dünyaya yayıldı. Geride kalan 4 yılda bir takım umutlar ortaya çıktı ama her defasında bu filizler yeşeremedi. İlk çeyrekteki iyimserlik ABD'de işsizlik ödeneğine başvurular azalmış şirket karları artmıştı. Şu an 2 trilyon dolar paraları var ve şirketlerin bu paralar harcanmıyor elde tutuluyor. İlk çeyrekte yine makine yenileme ve ürün satışı artmıştı ama Merkez Bankası başta olmak üzere reel ekonomide bu iyileşmenin karşılığının olmadığını söylediler ve nitekim öyle oldu. Güçlü toparlanma için ertelenen talebin daha da ilerisine geçmesi lazım." EURO BÖLGESİNDEKİ SORUNLAR TÜM DÜNYAYI OLUMSUZ ETKİLEYECEK Euro bölgesindeki sorunların tüm dünyayı olumsuz etkileyeceğini ve ABD'nin "Biz mali disiplinsizlik içine girdik" şeklindeki tespitini doğru bulduğunu ifade eden Durmuş Yılmaz, şöyle konuştu: "Aslında bu tespit çok doğru. Örneğin İrlanda halkı 100 liranın 93 lirasını borçla çeviriyor. Daha 2000'li yılların başında İrlanda dünyaya örnek gösteriliyordu. Sendikalar işverenler üniversiteler ve öğrenciler bir noktada buluşuyor ve hepsi istifade ediyordu. Ama borçlanma sorunu nedeniyle insanlar borçlarını ödeyemedi. Bankalar bu yüzden batma noktasına geldi. Son 10 yılda artık alacak borçlu ilişkisini çok karmaşık hale getirdi. AB ve ABD'deki karmaşık işler nedeniyle üçlü alacak borçlu ilişkisi kayboldu. Bu nedenle bankaların batırılmasına izin verilmedi çünkü işin nereye gideceğini kimse kestiremedi. AB ülkelerinde ve ABD'de hatta tüm dünyada kurtarıcı, kurtarılmaya muhtaç hale geldi." EURO BÖLGESİ DAĞILACAK MI? Bu konuda bir çok görüş olduğunu anlatan Yılmaz,, sözlerini şöyle sürdürdü: "En önemlisi Yunanistan Euro'da çıkacak mı çıkarılacak mı. Çünkü çıkmakla çıkarılma arasında fark var. Aslında Euro üyesi bir ülkenin çıkarılması anlaşmalarda herhangi bir düzenleme yok. Ne tür tedbir alınacağı konusunda bir politika yok. Dolayısıyla Euro projesi baştan etraflıca düşünülmüş bir proje değil. Ayrıca, Euro bir ekonomik değil siyasi proje. Ekonomik bir proje olabilmesi için ülkelerdeki sorunlarda sorun yaşayan işçiler bölgedeki istediği ülkede iş bulabilmeli. Bu şu an yok. Ayrıca AB'deki ülkeler arasında bir yardım transferi olmalıdır bu da yok." YUNANİSTAN GİZLİ OLARAK KENDİ PARASINI BASIYORDUR Yunanistan bunu tartışıyorsa şu an bir yerlerde Yunanistan'ın gizli olarak kendi parasını bastığını anlatan Yılmaz, şunları söyledi: "Bu mutlaka yapılıyordur. Bu gizli parayı gece saatlerinde piyasaya sürmek zorunda kalacak. Bu operasyonel işleri yapmak bu kadar kolay değil. Yunanistan çıktığında ne olacak diye soruluyor. Yapılan analizlere göre parası devale olacak çıkmaz ise dış alemle olan dengesizliklerini giderebilmesi için tekrar dengeye gelme