YAĞMUR YAĞIYOR GÖKTEN,EKMEĞİNİ ÇIKARIYOR ÇÖPTEN
YAĞMUR YAĞIYOR GÖKTEN,EKMEĞİNİ ÇIKARIYOR ÇÖPTEN
Yayınlanma:
Adam aldırmıyor ıslanmasına. O da kadın gibi durmadan karıştırdı çöp konteynerini. Doğrusunu isterseniz göremedim ellerini var mıydı eldivenleri. Yağmur yağıyor aldırmıyor adam.
Balkonumdan baktığımda; karşı apartmanın duvarının kaldırımında, iki çöp konteyneri görünüyordu. Sabahları temizlik işçileri, çöpleri alıp götürüyordu.
Başında örtüsü, sırtında hırkası, ayağında şalvarı, yedeğinde bir pazar arabası, ellerinde bir liralık usta eldiveni olan tombul kadın, iki çöp konteynerin başında durdu; gecenin saat onuydu. Bir elinde fener, diğerinde çengel, karıştırdı durdu çöpleri, sonunda alacaklarını buldu. Birkaç pet şişe, birkaç kutu, herhalde bu kadar değildi umudu. Doldurdu bulduklarını el arabasına, sonra diğerlerinden bulmak için uzaklaştı oradan.
Epey zaman geçti aradan. Çöp konteynerinin başında belirdi bir adam, sıradan. Saat gecenin bir yarısı. Yağmur yağıyor bardaktan boşanırcasına. Adam aldırmıyor ıslanmasına. O da kadın gibi durmadan karıştırdı çöp konteynerini. Doğrusunu isterseniz göremedim ellerini var mıydı eldivenleri. Yağmur yağıyor aldırmıyor adam. Bilmiyorum bu yağmurda başını sokacak var mı dam? Adamın da vardır mutlaka bir yeri. Şimdi dolaşıyor her yeri. Adamın sevgilisi var, şimdi belki yatakta? O ondan uzak, dolaşıyor uzakta. Belki bunlardan çıkaracak çorbasını, belki kurtaracak hastasını? Bizler, sizler şimdi rahat uykulardayız. O adam şimdi düşünüyor, bu çöplerden ne araklarız? Adamın da vardı elinde çengeli, hiç tanımıyor engeli. Yağmura aldırmadan aldı bulduklarını, atladı bisikletine uzaklaştı oradan.
Kimi kentler, pilot bölge olarak, çöp ayrıştırmaları için seçilmişti. Kentliye bu ayrıştırmalar “zor gelmişti” diye mi vazgeçilmişti? Pet şişelerden, kartonlardan, kâğıtlardan geri dönüşüm sağlanacaktı. Evsel atıklar başka torbalarda bağlanacaktı.
Kentli olmak kolay değil, alışmamız gerek bazı yaptırımlara. Çöplerimizi ayrı ayrı torbalamıyoruz, atıyoruz bir torbaya. Bakıyoruz bir de çöpler dönmüş çorbaya.
Kentliye zor geliyor bu işler . Avrupalı bu işleri yapmayanı fişler. Bu işlerde Avrupalıya özen, O,söylenenleri yapıyor. Biz de ise, herkes bu işten kaçıyor. Gerçekte bu işler, hepimizin karına. Yapmıyoruz bu işleri kendimize bile olsa, zararına.
İşte; o kadın, o adam yapıyor bizim yamadıklarımızı. Onları gördükten sonra içimde kaldı bir sızı.
Heyhat… Onlar…
Yağmur yağıyor gökten,
Ekmeklerini çıkarıyorlar çöpten.