UŞAKLI DİYETİSYEN ÖZLEM ÖZYURT’TAN GELECEĞİN SAĞLIKLI EBEVEYNLERİ İÇİN ÖNEMLİ İPUÇLARI
Bize kendinizden bahseder misiniz?
Ben özlem Özyurt 25 yaşındayım Uşak Banaz'lıyım Lisenin ilk döneminde Kırıkkale Fen Lisesinde sonrasında Uşak Şehit Abdulkadir Kılavuz Anadolu Lisesinde okudum,. 2020 yılı Adnan Menderes Üniversitesi mezunuyum.
Günümüzde çocukların beslenmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce iyi yönde mi yoksa kötü yönde mi ilerliyor?
Kesinlikle kötü yönde ilerliyor. Günümüzde artık artan çeşitlilik, organik besinlerin yok olması sebebiyle çocukların doğala yönelebileceği fırsatlar eskisi gibi yok. Kreş dönemi çocuklarda çok fazla hastalık görülmeye başlandı. Yetersiz beslenme, yeterli besin ögelerini alamama durumundan dolayı bağışıklıkları düşüyor. Günümüzde anneler babalar eskisi gibi değil, çocuklar aç kalmasın, ağlamasın diye çocuğun her istediğini vermesiyle birlikte yanlış beslenmeye yönelim çok fazla olmaya başlandı.
Çocuklarda doğru beslenme nasıl olmalıdır sizce?
Genel olarak söylersek; çocuklarda sabah kahvaltısının kesinlikle olması gerekiyor. Çünkü sabah kahvaltısında tüketilen şeyler gün içerisinde çok tüketilmeye yönelinen şeyler değil. Mesela yumurta, peyniri gün içerisinde başka bir zaman diliminde tüketemeyiz. Zaten çocuklar ana öğünü tam yaptıklarında araları çok aramıyorlar çünkü karınları tok oluyor. Akşam öğünlerinde de akşam evde ne yapıldıysa onu yiyecek. Akşam yemeği aileyle birlikte mutlaka oturup ne yiyilecekse o şekilde yenmesi lazım.
Çocukların sağlıksız beslenmesi ne gibi hastalıklara yol açıyor?
Çocukların sağlıksız beslenmesinde ilerleyen dönemde en çok obeziteyle karşılaşıyoruz. Obezitenin getirdiği birçok hastalık var; hipertansiyon, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, hipotiroidiye kadar bile gidebilir. Çocuk beslenmesi çok geniş risklere sahip. Benim açıkçası çocuk beslenmesinde en çok korktuğum şeylerden bir tanesi de aslında beslenme, hormonları da etkiliyor. Çocuklarda erken ergenlik görülmeye başlandı ve bu ilerleyen dönemde erken menopoz riski taşıyor. Üreme riski, üreme konusunda biraz daha azalmaya gidilebilir, yani ilerleyen dönemde kısırlık da yaşanabilir. Aynı zamanda sağlıksız beslenme kanser hücrelerini de besliyor. O yüzden bazı besinler (trans yağ gibi) ilerleyen dönemde kanser riski artmaya başlıyor. Çocukluk dönemi lösemisi de var biliyorsunuz ki, o noktada çocuğun kilosuna dikkat etmek gerekiyor. Çok kiloluysa da endişelenmelisiniz, çok zayıfsa da endişelenmelisiniz. Çünkü o dönemde ilerleyen döneme karşı biraz yatırım yapıyorsunuz, aynı “geleceğin ebeveynleri” dediğimiz gibi.
Çocukların abur cubura yönlenmesindeki etken nedir? Ebeveynler nasıl tepki vermeli?
Aile ve çevresel faktör ilk etken. Çünkü çocuğun büyüdüğünde ilk gördüğü aile. Ailem neyle besleniyor, nasıl davranıyor? Önce onu görüyor ve örnek alıyor. Önce ailenin kendi beslenmesini düzeltmesi lazım. İlla ki yeniliyorsa en kötü seçenek olarak farklı, sağlıklı versiyonlarını çocuğunuza yedirin. Aileden çıktıktan sonraki dönem çok önemli. Aile her şeyi çok güzel yapsa da dış alanda çocuk evde görmediklerini dışarda gördüğü zaman farklı bir şey zannediyor ve farklı geldiği için onu yemek istiyor. Abur cuburu da tamamen yasaklamamaları gerekiyor. O yüzden yasaklamak yerine limit koyulması gerekiyor ve bu besinlerin ödül olarak kullanılmaması lazım.
Çocuklar sebzeyi neden tercih etmiyor ve aileler sebzeyi sevdirmek için nasıl bir yol izlemeli?
Çocuklarda damak tadı belli bir yaştan sonra oluşuyor. Küçük yaşlarda sebzeye karşı yönellimsizlik var. Çocuklara sebze daha çok yemek gibi gelmiyor, ebeveynin yemesini gördükten sonra yemeye başlıyor. ebeveynin yemediği hiçbir şeyi çocuk yemez. Çocuklarda ilk adım tadına bakmak, tadına baktığında zaten yer. Mesela ilk etapta tadı çok baskın olmayan sebzelerden (kabak, havuç) tattırmaya başlamak gerekiyor. Tadı çok baskın olan (kereviz, brokoli gibi) sebzeleri sevdirebilmek çok zordur. Kabak cipsi, havuç cipslerinden denetilebilir, galeta şeklinde yapılabilir, böreğin içine koyulabilir bu şekilde sevdirilmeye başlanabilir.
Sağlıklı beslenme okul başarısını nasıl etkiliyor?
Çocuklarda D vitamini, Demir, B12 ve Omega3 olmak üzere bu 4 bileşen beyin gelişimi için çok önemli. D vitamini eksikliği depresyon ve odak problemi yapıyor. Çocukta odak problemi ve sürekli depresif halde olma durumu ister istemez o derste başarıyı tabii ki etkileyecek. Aynı zamanda Demir eksikliği halsizlik ve uyku hali yapar. Çocuk sürekli halsiz, uykulu hissederse bu durum da ders çalışmayı etkileyecek. Omega 3 beyin gelişimi ve hafıza kaybını indirgeme açısından çok önemli. B12'nin hafızayı ne kadar etkilediğini herkes bilir. Bunlar olmadığında tabii ki derse odak problemi yaşanacak, öğretmeni dinleme konusunda dinlese bile bilgiyi alamama durumunda sıkıntılar yaşanacaktır. Bu sebeple de başarı ister istemez düşecektir.
Geleceğin sağlıklı ebeveynleri için bugünün ebeveynleri nasıl bir yol izlemelidir?
Ebeveynler çocuklarını beslenme konusunda ilk etapta küçüklükten eğitmesi lazım. İyi kötü olarak değil de bu sağlıklı bu sağlıksız olarak bilmesi lazım. Okul döneminde ise ebeveynleri yapacağı şey şu olması lazım; dışarıdan yemek için çocuğa para vermek yerine, daha çok yanında götürülebilir şeyler yapması lazım ama bunu bütün ebeveynlerin yapması lazım. Çünkü bunu sadece bir iki ebeveyn yaptığı zaman çocuk kendini ötekileştirilmiş hissediyor. Kantinden hiçbir şey almayacak diye de kısıtlamamak gerekiyor, sandviçini yanında getirirken meyve suyunu da kantinden alabilir. Çünkü çocuğun bir gözü hep kantinde olacaktır. Onun dışında akşam yemeği kavramı da çok önemli, birlikte yenmeli. Birlikte yeme kavramı oturunca çocuk; beni bekliyorlar akşam yemeği için o yüzden şimdi yemeliyim diye düşünmeye başlayacak. Gece öğünlerinde de daha çok süt tüketilmeli. Sevmiyorlarsa ballı süt olabilir ya da çocuklar nesquikli süte bayılıyorlar, ben genelde “muz, süt, bal, kakao” bunları blenderden geçirin şeklinde öneride bulunuyorum. Çok da seviyorlar gerçekten. Kendi yaptığımız şey her zaman daha güvenli.