UŞAK EKONOMİSİ İKTİSAT KONGRESİNDE DEĞERLENDİRİLDİ

UŞAK EKONOMİSİ İKTİSAT KONGRESİNDE DEĞERLENDİRİLDİ
UŞAK EKONOMİSİ İKTİSAT KONGRESİNDE DEĞERLENDİRİLDİ
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak çok sayıda yerli ve yabancı katılımcı ile gerçekleştirilen 5.İzmir İktisat kongresine panalist olarak katılan Uşak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Abdurrahman Yavuz,Uşak ekonomisi h Geçtiğimiz hafta İzmir’de gerçekleştirilen,5.İzmir İktisat Kongresi rekor düzeyde bir katılımla yapıldı.Yaklaşık 5 bin katılımcı ve 300’e yakın panelist ile gerçekleştirilen kongreye,Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak çok sayıda yerli ve yabancı katılımcı ile gerçekleştirilen 5.İzmir İktisat kongresine panalist olarak katılan Uşak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Abdurrahman Yavuz,Uşak ekonomisi hakkında bir sunum yaptı.SKY Tv Genel Müdürü Uğur Oral’ın panalist başkanlığını yaptığı panele, Yeni Asır Gazetesi’nden, Ahmet Veli Olgundeniz, Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ertuğrul Aytaç,Uşak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Abdurrahman Yavuz, ve Afyon İl Medya Temsilcisi Mehmet Emin Güzbey katıldılar. Uşak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Abdurrahman Yavuz panelde yaptığı konuşmada şunları söyledi;”İzmir İktisat Kongresi gibi böyle büyük ve anlamlı bir oluşumda bir sunumda bulunma fırsatı bulabildiğimiz için yetkililere öncelikle teşekkür etmek istiyorum. İzmir İktisat Kongresi’ni büyük önder Atatürk ve arkadaşları ,daha Cumhuriyeti bile ilan etmeden 90 yıl önce bugünleri görerek düzenlenmiş, ülke ekonomisine çok önemli katkıları olmuştur.Umarım,bizler de medya çalışanları olarak bu oluşuma bir damla da olsa katkıda bulunabilirsek ne mutlu. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal'in eşi Latife Hanım’ın Uşaklı bir aileden olduğunu ve bu nedenle Mustafa Kemal'in Uşaklı' ların eniştesi olmasından gurur duyduğumuzu belirterek sözlerime başlamak istiyorum. Uşak’taki tekstil sektörü,Türkiye'de tekstil sanayisinin etkin olduğu 6 ilden biridir.Uşak’ta istihdamın yüzde 34'ünü tekstil sektörü sağlamaktadır. Uşak,Ege bölgesinin son derece mütevazi,kendi yağıyla kavrulan 200 bin merkez olmak üzere 400 bin nüfuslu bir ili olmasına karşın,bir çok konuda ilklere imza atmıştır. *İlk sanayi kuruluşlarının ortaya çıktığı il olma özelliğine sahip olan Uşak’ta, 1925 yılında ilk şeker fabrikasının temeli atılmış ve 1926 yılında da üretime başlamıştır. *Osmanlı döneminde ,Selanik'ten sonra elektrik kullanan ikinci Osmanlı kenti olma özelliğine sahip Uşak,1900'lerin ilk yıllarında elektrikten yararlanmaya başlamıştır. *1913 yılında yapılan ilk sanayi sayımında,Osmanlı sınırları içinde yer alan 13 tekstil fabrikasından üçünün Uşak’ta bulunuyor olması, ilk çok ortaklı şirketin ve ilk şeker fabrikasının Uşak’ta kurulması,Anadoluda ilk elektriği kullanan yer olması,Uşak’ı ilkler kenti yapmıştır. Atalarımızdaki bu girişimci ruh günümüzde hala sürse de, yeterli değildir. Uşak, bugün itibariyle, gerek ekonomik ve gerekse de sosyal-kültürel anlamda istenilen düzeyde değildir. Bunda başta Uşaklı siyasilerin,bizi yönetenlerin ve sivil toplum örgütlerinin güçlü olamamalarının etkisi büyüktür.Uşak’ın marka kent olamamasının bir nedeni de budur.Marka kent olabilmek sadece ekonomik başarılarla da mümkün değildir.Örneğin spor da markalaşmanın bir unsurudur. Uşak,değerlerine sahip çıkamıyor,marka kent olamıyor dedik.Bunun en çarpıcı örneği,Uşaksportif basketbol takımının başına gelenler.3 yıldır verilen mücadelenin sonucunda Uşaksportif Beko Basketbol Liği’ne çıkma başarısını gösterdi.Maçlarını oynayacak salonu yok.50 yıl önce yapılan spor salonunda oynanabilmesi için,bakanlık tarafından 600 bin lira ödenek ayrıldı ve çalışmalar başladı.Tam bitmek üzereyken,liğlerin başlamasına bir hafta kala,bilirkişinin raporu açıklandı.Bu salon depreme dayanıklı değil,bu nedenle burada maçlar oynanamaz,onarım ve güçlendirme inşaatını durdurun… Başta Uşak Milletvekilleri olmak üzere,Valisi,sivil toplum örgütü başkanları,Bakan Kılıç’ı ziyarete gittiler.Uşak’a yakışır bir spor salonunun yapılması konusunda istekte bulundular.Bakan’ın buna yanıtı sert ve acı oldu.’Biz size 3 yıl önce para göndermişiz.Spor salonu yapın,gençlik merkezi yapın diye,siz bunu yapamamış ve bu parayı bize geri göndermişsiniz.Sizin nasıl valiniz var,nasıl milletvekiliniz var diyerek’Uşak heyetini adeta fırçalamış. Ayrıca,20 trilyon lira harcanarak modernleştirilen Uşak Havaalanı’nın kapanmasını da ekleyebiliriz. Alternatif olarak açılan Kütahya-Afyon ve Uşak illerini kapsayacağı belirtilen bölgesel havaalanı niteliğindeki Zafer Havaalanı’nın Uşak’a 96 km.uzaklıkta olması nedeniyle işadamlarımız bu havaalanını tercih etmemektedir.Bu da Uşak ekonomisine olumsuz katkı sağlamaktadır. Açık olduğu dönemlerde yüzde 70 doluluk oranını yakalayan Uşak Havaalanı’nın yeniden uçuşlara açılması Uşak ekonomisi için son derece önemlidir. En yakın çevre illerimiz,Afyon ve Kütahya bu konuda başarılı olmuşlar, lobi faaliyetlerini daha iyi yürütmüşler,Ankara’da seslerini daha iyi duyurma fırsatını bularak daha hızlı gelişmişlerdir.Bunlara ilave olarak, Uşak’a bir tek devlet yatırımının dahi sağlanamamış olmasını da vurgulamak gerekiyor. Uşak’ta,sanayi büyük ölçüde profesyonel yönetim anlayışındaki aile işletmelerinden oluşan KOBİ’lerden olup,tamamı özel girişimcilerinin eseridir.Önceleri Kütahya’nın ilçesi olan Uşak, 1953 yılında il oldu.O günden bugüne kadar da ülke ekonomisine katkılarda bulundu. Alt yapısı tamamlanmış,arıtma tesisleri faal,doğalgaz kullanımının etkin olduğu 3 adet organize sanayi bölgesi olan Uşak’ta, lider sektörler, tekstil, geri dönüşüm,deri,seramik ve gıda olarak sıralanabilir. ALTIN KENT UŞAK Avrupanın en büyük altın madeni ve cevheri yine Uşak’ta bulunmakta ,bu özelliği ile de Altın Kent Uşak ünvanına da sahip bulunmaktadır.Uşak’ın Eşme ilçesindeki Kışladağ Altın Madeni 2006 yılında işletilmeye başlanılmıştır. Kışladağ Altın Madeni İşletmesi kapsamında, çıkarılacak toplam cevherin yaklaşık 180,6 milyon ton olması ve yıllık ortalama üretimin 12,5 milyon ton olması hedeflenmiştir. Kışladağ Altın madeninde,2006 yılından bu güne yaklaşık 50 tonu aşkın altın üretimi gerçekleştirilmiştir.300 milyon dolarlık bir yatırımla ülke ekonomisine katma değer sağlayan, Kışladağ Altın Madeni’nde 1000 kişi istihdam edilmektedir.Tabii burada şunu da belirtmemiz gerekiyor.Altının siyanür kullanılarak ayrıştırılması sadece Türkiye’de değil tüm dünyada tartışılmaktadır. ÇEVREYE DUYARLI ÜRETİM YAPILMALIDIR Gediz Havzası’nda bulunan Kütahya,Uşak, Manisa ve İzmir, havzanın kirletilmemesi konusunda daha duyarlı olunmalı ve herkes üzerlerine düşeni yapmalıdır.Uşak Organize Sanayi Bölgesi’ndeki arıtma tesisi 15 günlük bakım onarım sürecinde,Gediz Nehri’ni kirlettiği gerekçesiyle geçen hafta bakanlık tarafından 140 bin lira para cezasına çarptırıldı.Bu tür denetimlerin sık sık yapılması gerekmektedir. Benzer durum ,Uşak,Afyon ve Denizli illerini kapsayan Menderes havzası için de geçerlidir.Daha birkaç gün önce Denizli’nin Çivril ilçesinde Gökgöl’de kimyasal atıklar nedeniyle milyonlarca alabalık telef olmuştur. Uşak’ın Ulubey ilçesindeki kanyon,Dünyada, Arizona’dan sonra 2.büyük Kanyon olma özelliğine sahiptir:Ama ne yazık ki,bu kanyonun ortasından geçerek Menderes nehrine akıp giden Ulubey deresinin suyu renk bakımından kirlidir.Kanyonda görüntü kirliliği yaratmaktadır. Zira,Karma Deri Organize Sanayi Bölgesi’ndeki arıtma tesisi tam anlamıyla çalıştırılmamaktadır.Atık suyun arıtılması yapılmakta ama ,gerek renk ve gerekse de koku olarak çevreye rahatsızlık vermektedir. Bu nedenlerle, Kışladağ Altın Madeni başta olmak üzere,Gediz ve Büyük Menderes havzalarının temizliği konusunda sanayicilerimizin daha duyarlı olmaları,çevreyi kirletmeden üretimlerini sürdürmeleri denetlenmelidir.Bu konuda yapılan denetimlerin aralıksız ve titiz bir şekilde sürdürülmesi,çevreyi kirletenlere fırsat verilmemesi gerekmektedir. Deri ve geri dönüşüm ağırlıklı işletmelerden oluşan Karma Deri Sanayi Bölgesi’nde, 149 adet deri işleme, 49 adet tekstil üretimi, 12 adet geri dönüşüm ve 16 adet diğer sektörlerde olmak üzere 226 firma üretim yapmaktadır.Bu işletmelerde yaklaşık 4.000 kişi istihdam etmektedir. Buradaki arıtma tesisi 2005 yılında devreye girmiştir.Önceleri günlük 16 bin ton kapasiteli iken bu rakam,daha sonra 24 bin ton olarak yükseltilmiştir. Uşak Organize Sanayi Bölgesi ise,toplam 6 milyon 500 bin metre karelik alanda 274 işletme ile faaliyet göstermekte olup ,2012 yılı ihracatı 40 milyon dolar iken ,bu rakam 2013 yılı eylül ayı itibariyle 35 milyon dolar düzeyinde gerçekleşmiştir.Bu sanayi bölgemizde ise,11 bin kişiye istihdam sağlanmaktadır. Lider konumdaki battaniye sektörü,ülke üretiminin % 95’ini karşılamaktadır. Open-and iplik üretiminin % 80’i,strayhgarn iplik üretiminin % 40’ı,sargı bezinin % 50’si,tabaklanmış küçükbaş hayvan derisinin % 40’ı Uşak’ta üretilmektedir.İlimizdeki 3 büyük seramik sektöründe ise yıllık 50 milyon metre kare yer ve duvar karosu üretimi yapılmaktadır.Bu da ülke ekonomisinin %15’i kadardır. GERİ DÖNÜŞÜMÜN % 75’İ UŞAK’TA YAPILIYOR Bu sektörlerin yanı sıra,Uşak için önemli olan bir diğer sektör de geri dönüşüm sektörüdür. Geri dönüşüm sektörünün sadece Uşak ekonomisine değil,Türkiye ekonomisine de katkıları çok büyüktür.Ekonomik açıdan değeri sıfıra inen ve depolanmasından yok edilmesine kadar,bir çok sorun oluşturan tekstil teleflerinin ekonomiye kazandırılması önemli bir süreçtir.Çevreye katkısının yanı sıra,yaklaşık 2 milyar dolarlık bir ekonominin sıfırdan tekrar ekonomiye kazandırılması önemli bir katma değerdir.Şu anda geri dönüşüm sektörünün % 75’i Uşak’ta yapılmaktadır. Uşak’ta üretilen ipliğin yüzde 80- 90'ı rejenere iplik olup, geri dönüşümden elde edilmektedir.Ucuz olduğu için de rekabet şansı yüksektir. GERİ DÖNÜŞÜM İLE TARLASIZ PAMUK,KOYUNSUZ YÜN,PETROLSÜZ ELYAF ÜRETİLİYOR Özellikle pamuk fiyatlarının dünya piyasasında artması,rejenere ipliği alternatif hale getirmiştir. Tarlasız üretilen 350 bin ton/yıl hammaddeyi ipliğe dönüştüren Uşak, geri dönüşümün merkezi haline gelmiştir. ‘ Tarlasız pamuk-koyunsuz yün- petrolsüz elyaf ’ geri dönüşüm sektörünün sloganları olarak yer bulmuştur. Bu sektörde günlük olarak 200 ton metal,30 ton plastik,20 ton kağıt,poşet ve çuval olmak üzere,toplam 250 ton atık toplanmakta ve geri dönüşümü yapılmaktadır.35 faal alıcı ve yaklaşık 3500-4000 toplayıcı bulunmaktadır. Uşak’ta yün ,karnetlerde, pamuk şifonozlarda geri kazandırılıyor. Konfeksiyon atıkları da yine şifonozlarda açılıyor, günlük 500 ton atık, ipliğe dönüştürülüyor.Bunun 200 tonu Uşak’ta battaniye ve kilime çevriliyor.Diğer 300 tonu da, tekstil ile ilgilenen Bursa,Gaziantep, Denizli ve İstanbul’a gönderiliyor.Çorap oluyor, kumaş oluyor. Bir başka geri dönüşümü yapılan madde pet şişeler.Pet şişeden elyaf üretiliyor. Uşak’a gelen plastik her geçen gün artarak sürüyor.Günlük olarak yaklaşık 200 ton atık geliyor. Hazır yemek fabrikalarında , tek kullanımlık tabak oluyor, çatal kaşık, bıçak oluyor.Ayrıca,Uşak’ta, araba lastiklerini geri dönüştüren firmalar da var. Burada parçalanıp içinin telleri ayrıştırılıyor, kauçuğu alınıyor.Kauçuk, halı sahalarda, tenis kortlarında, araba sektöründe kullanılıyor. UŞAK, TÜRKİYE’NİN ÇÖPÇÜSÜ Uşak’ta,çöpün önemi bilindiği için hiçbir şey zayi edilmiyor.Her şey değerlendirilmeye çalışılıyor. Çuval parçası,çelik hurdası,tel hurdası ve pet şişesinden geri dönüşüm yapılarak ekonomiye kazandırılıyor. Uşak bu işin önemini 20 yıl önce kavradığı için, Bangladeş’ten bile tekstil atığı getiriyor.Bu atıklar eğer Uşak’ta kullanılmasa ve geri dönüştürülmese, Denizli ve İstanbul başta olmak üzere,konfeksiyon atölyesi olan her yer çöplük olur.Bu bakımdan Uşak Türkiye’nin çöpçüsü konumunda da diyebiliriz. Türkiye’de 20 milyon koyun olduğunu varsayarsak,Uşak’ta yılda 10 milyon koyuna eşit gelen yün üretilmekte,3 milyon dönüme yakın tarlada ancak üretiminin yapılması gereken pamuğun yerine,iplik hammaddesi geri dönüşümden elde edilmektedir.Bu bakımdan Uşak’taki bu sektöre sahip çıkılması gerekmektedir. Geri dönüşümcüler hükümetimizden, proje bazlı teşvik verilmesi,enerji desteği sağlanmasını istemektedirler.Zira,Çin’de elektrik 3 sent, bizde 13 sent. Hindistan’da ise 2 sent. Sadece Uşak’taki değil,Türkiye genelindeki tüm geri dönüşüm sektörlerine teşvik verilmesiyle istihdama katkı da sağlanmış olacaktır. Bunun yanı sıra,atık toplama işinin sistem içine girmesi,bu konuda da çalışma yapılması gerekmektedir.1 milyar 500 milyon dolar katma değerinden bahsedilen bu geri dönüşüm sektörünün kayıt içine alınması da son derece önemlidir.Önceki günkü oturumda da bahsedildi.Prof. Dr.Eser Karakaş tarafından, ‘bundan 10-15 sene önce 11 milyon kayıt dışı var diye konuşuluyordu bugün de rakamlar aynı.’Demek ki bu konuda medya olarak kamuoyunun sürekli aydınlatılması gerekiyor.Bunu yapmalıyız.Bu konuda yapılacak ilk iş,daha önce belirttiğim konuda,geri dönüşüm konusunda yapılmalıdır. YEREL MEDYA OLARAK ÜZERİMİZE BÜYÜK GÖREVLER DÜŞÜYOR Medyanın, kamu adına bizi yönetenleri denetleyen bir kurum olması gerekirken, maalesef bu kısıtlı ölçülerde yapılmaktadır.Yaygın medya bir takım sermaye gruplarının elinde bulunduğu için ve bu sermaye gruplarının çıkarlarını korumak zorunda olduğu için bağımsız olamamaktadır.Medyada, üretime yönelik haber ve proğramlar çok az yer almakta, bunun yerine,bu sermaye gruplarının çıkarları doğrultusunda vatandaşlarımız tüketime yönelik sürekli olarak reklam bombardımanına tutulmaktadır.İşte bu noktada bizler yerel medya olarak burada bir denge unsuru olmak durumundayız. Kısacası kamuoyu oluşturmadan bir şeyin başarılı olma şansının olmadığını biliyoruz artık ,bunun farkındayız. Bunu da sağlayacak olan medyadır.Kamu adına denetim görevi üstlenen bizlerin, paranın nerelere harcandığını,nasıl harcandığını sorgulamamız lazım.Bir şeyi sorgulamazsanız, doğrusunu ve çözümünü nasıl yapabilirsiniz? MEDYA GÖZÜYLE YAPILMASI GEREKENLER Organize Sanayi Bölgelerinin,Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ilan ettiği ve sadece belediyelerin yararlanabildiği çevre operasyonel proğramlarına dahil edilmesi gerekiyor. Zira OSB’ler de bir bakıma belediye hizmeti sunmaktadırlar. Böylece OSB’lerde üretilen atıklar bertaraf edilebilecektir. Desarj edilen atık suyun yanında arıtma çamuru ve katı atıklar bertaraf/yakma tesisleri kurabilmek oldukça maliyetli yatırımlar. Atıkların enerjiye dönüştürülmesi için yapılacak yatırımların 10 milyon euro civarında olduğu söylenmektedir. Afyon,Kütahya,Manisa ve Uşak illerini kapsayan TR 33 Bölgesi’ndeki 20 adet OSB’nin 4 tanesinde atıksu arıtma tesisi bulunmaktadır.Yapım aşamasında ise 2 adet vardır.Bertaraf tesisi ise hiçbirinde yoktur. ULUBEY KANYONLARI VE İNANÇ TURİZMİ Ulubey Kanyonları Tabiat Parkı olarak ilan edildi.Ancak uluslararası arenada gereken değeri bulabilmesi için Jeopark ilan edilmesi için çaba gösterilmesi gerekiyor.Dünyada sayılı Jeopark’lar UNESCO’nun önemli projelerindendir.Üstelik Ulubey Kanyonları,antik kentleri ve arkelojik değerleri de bünyesinde barındırmaktadır.Hristiyanlığın kayıp mezheplerinden biri olarak kabul edilen Montaizm’in izlerini barındıran Pepouza antik kenti de bulundurması nedeniyle inanç turizmine kazandırılabilir. Hamamboğazı termal turizm alanına işlevsellik kazandırılması gerekiyor.Orman varlığı bulunan bu bölgeye yatırım yapmak isteyenlerin karşısına ağaç parası çıkmaktadır ve peşin olarak istenilmektedir.Tesislerin işletmeye açılmasından sonra taksitle ödeme yolu açılmalıdır.Dolayısıyle bu bölge sağlık turizmine kazandırılmış olacaktır.Ayrıca bu bölgede seracılığın geliştirilmesi için çalışmalar yapılmalıdır.Organize seracılık bölgeleri kurulmalıdır. Uşak Üniversitesi’nde yeni kurulan Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi’yle de işbirliğine gidilerek tohum geliştirilmesi için çalışmalar yapılmalıdır. Türkiye’nin gelecekteki vizyonuna bir ışık tutacak olan 5.İktisat Kongresi’nde belirlenecek ekonomi politikalarına katkıda bulunma anlamında burada bulunmaktan dolayı memnuniyetimi bildirir,saygılar sunarım.”