TEHDİT

TEHDİT
TEHDİT
İmralı’da yatan terör örgütünün başı “Ben burada ecelimle bile ölsem bu savaş sebebidir.” demiş. Sen dedirtirsen, der. İmralı’da yatan terör örgütünün başı “Ben burada ecelimle bile ölsem bu savaş sebebidir.” demiş. Sen dedirtirsen, der. Bir zamanlar “Analar ağlamasın” edebiyatı yapıldı. Kim ister analar ağlasın! Kimse istemez. Bunun için “TARAFLAR MASAYA OTURSUN” denildi. Burada bir tuzak var: Devletlerarası ilişkilerde taraf sözcüğü siyasi bir terimdir. Taraf, iki veya daha fazla eşit devletlerden her biri, demektir. Türk devletinin karşı tarafı yine eşit bir devlet olması gerekir, terör örgütü değil. Türkiye buna yanaşmayınca “Bak PKK barıştan yana, derin devlet barış istemiyor” gibi demogoji yaptılar. Sonra devleti yönetenler terörist başı ile dolaylı görüşmeler, pazarlıklar ve sonu gelmeyen istekler. Yanlış politikaların sonucu TEHDİT! Eceliyle ölüme de başka bir ölüm olayını dayanak gösteriyor: Merhum Turgut Özal’ın kalp krizinden ölümü. Aradan 15 yıl geçmiş, tekrar ısıtılıyor. Araştırılsın, gerçekler ortaya çıksın. Ama bir şey netleşmeden dayanak gösterilmesi inandırıcı değil. Türkiye’de Kürt kökenli yurttaşlarımız sırf Kürt oldukları için zulüm görüyorlar, gibi yalanlarla ortalığı karıştırıyorlar. Diğer coğrafyada yaşayan Kürt kökenliler çok özgürlermiş vs. Kim inanır? Türkiye’de Kürk kökenli yurttaşlarımız azınlık değil, devleti oluşturan asli kuruculardandır. Hiç bir hizmette hiç bir şekilde ayrıcalık yapılmamıştır. Bu nasıl mahkumiyet? Çok donanımlı bir hapishaneden dışarıya talimatlar veriliyor, terör örgütü yönetiliyor. Bu yanlışları her ortamda dillendirecek üniversitelerimiz, sivil toplum örgütlerimiz ve aydınlarımız neredesiniz? Niye susuyorsunuz? Susmak, kabullenmek demektir. Yanlışları niye kabul edelim? Av. Mehmet Turgut Eğitimci, Hukukçu