RESİM ATÖLYESİNDEKİ KADINLARDAN HAYAT DOLU HİKAYELER…
RESİM ATÖLYESİNDEKİ KADINLARDAN HAYAT DOLU HİKAYELER…
Yayınlanma:
Uşak Halk Eğitim Merkezi ve Uşak Belediyesi’nin ortaklaşa açtığı, 7’den 70’e herkesin katıldığı, İslamoğlu Kültür Evi’nde kurulan Resim Atölyesi’nde kadınlar adeta yaptıkları resimler ile göz kamaştırıyorlar. Kursa gelenler arasında 60 yaşında emekli öğretmen, 40 yaşında ev hanımı da var. Kursa gelenler arasında ilginç hikayeleri olanlar da var. Emekli öğretmenlerden, ev hanımlarına bir birinden ilginç hayat dolu hikayeleri olan Resim Atölyesi’nde, ev hanımları adeta sanat eseri ortaya çıkarıyor.

İslamoğlu Kültür Evi’nin alt katında bulunan ve sevecen ortamı ile çoğunluğu kadınların oluşturduğu ve huzur bulduğu Resim Atölyesi hafta içi – hafta sonu her gün 13:00 ’dan sonra halka açık olarak kurs vermektedir.
“İÇİNİZDEKİ O YETENEĞİ SİZDE KEŞFEDİN”
Kadın kursiyerlerin içinde yetenekli birçok kişinin bulunduğunu ifade eden Kurs Öğretmeni Ressam Dilek Saydam; “Kursiyerlerimize burada rehber oluyoruz. Talep çok fazla ,ancak yerimiz biraz yetersiz olduğu için kontenjanımız da sınırlı sayıda oluyor. Kursiyerlerimiz resim yaparken rahat çalışmak zorunda ve resim malzemelerini burada bırakması gerekiyor. Çünkü eve götürüp getirmek vakit kaybı ve bıktırıcı olabiliyor. Burada onlara huzurlu ve
sevgi dolu bir ortam hazırlıyoruz. Huzurlu bir ortam oluştuğu için kursiyerlerimizde daha rahat resim çalışması yapabiliyorlar. Benim misyonum daha çok kadınlara yönelik çünkü gençlerimiz kendilerine sosyal aktive olarak daha çok imkan buluyorlar. Kadınlar özellikle ev hanımları bu güne kadar halı, kilim, dikiş, nakış, örgü vs. işleri çok güzel başardılar. Plastik sanatlarda da yani resim, heykel, seramik vs. de ne yapabileceklerini merak ettim. Onlara yönelik bir program oluşturdum. Master Tez konum çocuk resimleri üzerine yapmıştım, çoğu ressam da çocuklarda ki o saf ve samimi duyarlılığa erişmek istemiştir, ben de kadınlarda saf ve samimi duyarlılığın olduğunu ve bunu resimlerine de yansıtabileceklerini düşündüm öyle de oldu… Çok naif, duyarlı ve samimi özgün çalışmalar ürettiler. Hanımlar el işi yapıyorlar ama daha çok çağdaş sanatlarda nasıl yetenekleri var bunları görmek istedik ve gayet te hepsi çok başarılı işler ortaya koyuyorlar. Zaman zaman üniversiteden de öğrenciler buraya geliyorlar ve burada resim alanında eğitim alıyorlar. Benim çağrım kadınlara özellikle hiç eğitim almamış hatta okula gitmemiş kadınlara olacak, gelin burada huzurlu ve sıcak ortamımıza sizde katılın. İçinizde ki o yeteneği sizde keşfedin” dedi.
Kursiyerlerin, resim atölyesinde bambaşka bir atmosfer içinde yaşamasını sağlayan Ressam Dilek Saydam’ın özgeçmişi ise; 1971 yılında Uşak’ta doğdu. Atatürk Üniversitesi Fakültesi Resim-İş öğretmenliğini bitirdikten sonra beş yıl ilköğretim okulunda Görsel Sanatlar öğretmeni olarak görev yaptı. Daha sonra 2011 yılında Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’nde Yüksek Lisans eğitimine devam etti. Birçok kişisel ve karma sergilere katıldı. 3 yıldır Halk Eğitim Merkezi’nde resim öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Ayrıca kendi özel atölyesinde Uşak halılarını kendi üslubuyla tuval üzerinde yorumlamaktadır. 2 metreye ulaşan tuvallere halı resimleri yapıyor. İlk Uşak Halısı sergisini Uşak Halı Festivali’nde sergiledi.Ancak destekleyici bulamadığı için bu projesi yarım kaldı.
“EV HANIMINDAN, EMEKLİ ÖĞRETMENE HAYAT DOLU HİKAYELER…”
Resim atölyesine gelen kursiyerlerin ise muhabirimize anlattığı birbirinden ilginç hikayeleri kendi cümlelerinden dinleyelim;

Cansu Taş Bozkurt: “Yeni evliyim ve 6 aylık hamileyim. Eşimle yaptığım resim çalışmalarının sergisinde tanıştık ve evlendik. Sergideyken karşılaştık, sonra tablo siparişi verdi ve daha sonra evlenme teklifi etti. Resim yapmak ayrı bir dünya, farklı bir dünyaya giriyorsun. O dünyanın içinden çıktığın zaman normal dünya boş geliyor, orası çok farklı müthiş bir yer. Herkesin girmek istediği ama giremediği bir yer. Resim sadece boyayı tabloya sürmek değil, orada ruhunun içinden gelen duygularını yansıtmaktır. O renklerde ki oynamalar ruhunun içinden gelen yansımadır”

Mediha Hazır: “64 yaşındayım ve emekli sınıf öğretmeniyim. 2 tane oğlum var, biri Almanya da biri Litvanya da. 3 yıl önce örgü örerken felç geçirdim. Ben felcimi resim çizerek iyileştirdim. Elim kalem tutmuyordu. Hocamın yardımıyla elimi geliştirerek hastalığımı aştım. 3 yıldır kursa gelip gidiyorum. Kontrollerim sırasında doktorların bu kadar kısa bir sürede iyileşebildiğime inanmıyorlar. Resim kursu bana çok iyi geldi. Bu kursu organize eden her kuruma teşekkür ederim”

İsmet Tanrıöver : “64 yaşındayım emekli ilkokul öğretmeniyim. 3 yıldır kursa geliyorum. 2 tane oğlum 2 tane de torunum var. Oğlumun bir tanesi ortopedi uzmanı, birisi de akademisyen yardımcı doçent. Resim çalışmasını severek yapıyorum. Bu zamana kadar resim kursu almadığım için çok pişmanım. O yıllarımı bir kayıp olarak görüyorum. Her insanın mutlaka hobisi olmalı, herkes bir sanatla uğraşmalı”

Aynur Çetin: “35 yaşındayım, çalışmıyorum. Evliyim ve 2 tane çocuğum var. Bir tanesi üniversitede okuyor bir tanesi de üniversiteye hazırlanıyor. Ben resim kursuna tam zamanında geldiğimi düşünüyorum. Bu zamana kadar hiç boş kalmadım. Herkesin sevdiği, yeteneğini ortaya koyduğu bir sanatla uğraşmasını isterim. Bu benim 2.tablom. Resim çalışmalarıma eşim de destek veriyor. Yaptığım tabloları beğeniyor. Bu kadar yetenekli olabileceğimi düşünmediler, ama bugüne kadar yaptığım her şey de başarılı oldum. Bunda biraz zorlandım. Bıkmayacağım devam edeceğim”

Özlem Yeter: “38 yaşındayım. Fransa’dan geldim, 15 gündür kursa geliyorum. Resim yapmak çok güzel bir duygu, insanı dinlendiriyor. Ayrıca burası bir ev sıcaklığında huzur dolu… Bu zamana kadar resim yapmadığım için pişmanım. İçimdeki yeteneğimi keşfetmek istiyorum. Kadınlar hiç çekinmeden gelsinler. Çok güzel bir ortam var burada…”

Ayşegül Yalım: “Aslında sanatla uğraşmak hayalimdi burayı arkadaşım sayesinde öğrendim ve hemen başladım burada çok mutluyuz bütün kadınlara tavsiye ederim. Bildiğiniz üzere ben Milletvekili Özkan Yalım’ın eşiyim. Özkan Bey, ilk başladığım zaman resim yapabileceğime inanmıyordu. Resimlerimi gördükten sonra çok beğendi. Hatta iş yeri içinde resimler yapmamı istiyor. Ben ilk başladığımda kara kalem çalışması ile başladım. El becerimiz gelişti. Hocamız çok yardımcı oluyor. Yağlı boya resimlerde çok zevkli, zaman ayırmak gerekiyor. Özkan beyle fotoğrafımızı kara kalem çalıştım. Kendisine 14 Şubat’ta hediye ettim ve çok şaşırdı. Çok destekledi. Çok güzel olmuş dedi. Sanatın ve sanatçının her zaman yanındayız, dediler…”
(Özel Haber / Feyzi Davulcu)

İslamoğlu Kültür Evi’nin alt katında bulunan ve sevecen ortamı ile çoğunluğu kadınların oluşturduğu ve huzur bulduğu Resim Atölyesi hafta içi – hafta sonu her gün 13:00 ’dan sonra halka açık olarak kurs vermektedir.
“İÇİNİZDEKİ O YETENEĞİ SİZDE KEŞFEDİN”
Kadın kursiyerlerin içinde yetenekli birçok kişinin bulunduğunu ifade eden Kurs Öğretmeni Ressam Dilek Saydam; “Kursiyerlerimize burada rehber oluyoruz. Talep çok fazla ,ancak yerimiz biraz yetersiz olduğu için kontenjanımız da sınırlı sayıda oluyor. Kursiyerlerimiz resim yaparken rahat çalışmak zorunda ve resim malzemelerini burada bırakması gerekiyor. Çünkü eve götürüp getirmek vakit kaybı ve bıktırıcı olabiliyor. Burada onlara huzurlu ve
sevgi dolu bir ortam hazırlıyoruz. Huzurlu bir ortam oluştuğu için kursiyerlerimizde daha rahat resim çalışması yapabiliyorlar. Benim misyonum daha çok kadınlara yönelik çünkü gençlerimiz kendilerine sosyal aktive olarak daha çok imkan buluyorlar. Kadınlar özellikle ev hanımları bu güne kadar halı, kilim, dikiş, nakış, örgü vs. işleri çok güzel başardılar. Plastik sanatlarda da yani resim, heykel, seramik vs. de ne yapabileceklerini merak ettim. Onlara yönelik bir program oluşturdum. Master Tez konum çocuk resimleri üzerine yapmıştım, çoğu ressam da çocuklarda ki o saf ve samimi duyarlılığa erişmek istemiştir, ben de kadınlarda saf ve samimi duyarlılığın olduğunu ve bunu resimlerine de yansıtabileceklerini düşündüm öyle de oldu… Çok naif, duyarlı ve samimi özgün çalışmalar ürettiler. Hanımlar el işi yapıyorlar ama daha çok çağdaş sanatlarda nasıl yetenekleri var bunları görmek istedik ve gayet te hepsi çok başarılı işler ortaya koyuyorlar. Zaman zaman üniversiteden de öğrenciler buraya geliyorlar ve burada resim alanında eğitim alıyorlar. Benim çağrım kadınlara özellikle hiç eğitim almamış hatta okula gitmemiş kadınlara olacak, gelin burada huzurlu ve sıcak ortamımıza sizde katılın. İçinizde ki o yeteneği sizde keşfedin” dedi.Kursiyerlerin, resim atölyesinde bambaşka bir atmosfer içinde yaşamasını sağlayan Ressam Dilek Saydam’ın özgeçmişi ise; 1971 yılında Uşak’ta doğdu. Atatürk Üniversitesi Fakültesi Resim-İş öğretmenliğini bitirdikten sonra beş yıl ilköğretim okulunda Görsel Sanatlar öğretmeni olarak görev yaptı. Daha sonra 2011 yılında Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’nde Yüksek Lisans eğitimine devam etti. Birçok kişisel ve karma sergilere katıldı. 3 yıldır Halk Eğitim Merkezi’nde resim öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Ayrıca kendi özel atölyesinde Uşak halılarını kendi üslubuyla tuval üzerinde yorumlamaktadır. 2 metreye ulaşan tuvallere halı resimleri yapıyor. İlk Uşak Halısı sergisini Uşak Halı Festivali’nde sergiledi.Ancak destekleyici bulamadığı için bu projesi yarım kaldı.
“EV HANIMINDAN, EMEKLİ ÖĞRETMENE HAYAT DOLU HİKAYELER…”
Resim atölyesine gelen kursiyerlerin ise muhabirimize anlattığı birbirinden ilginç hikayeleri kendi cümlelerinden dinleyelim;

Cansu Taş Bozkurt: “Yeni evliyim ve 6 aylık hamileyim. Eşimle yaptığım resim çalışmalarının sergisinde tanıştık ve evlendik. Sergideyken karşılaştık, sonra tablo siparişi verdi ve daha sonra evlenme teklifi etti. Resim yapmak ayrı bir dünya, farklı bir dünyaya giriyorsun. O dünyanın içinden çıktığın zaman normal dünya boş geliyor, orası çok farklı müthiş bir yer. Herkesin girmek istediği ama giremediği bir yer. Resim sadece boyayı tabloya sürmek değil, orada ruhunun içinden gelen duygularını yansıtmaktır. O renklerde ki oynamalar ruhunun içinden gelen yansımadır”

Mediha Hazır: “64 yaşındayım ve emekli sınıf öğretmeniyim. 2 tane oğlum var, biri Almanya da biri Litvanya da. 3 yıl önce örgü örerken felç geçirdim. Ben felcimi resim çizerek iyileştirdim. Elim kalem tutmuyordu. Hocamın yardımıyla elimi geliştirerek hastalığımı aştım. 3 yıldır kursa gelip gidiyorum. Kontrollerim sırasında doktorların bu kadar kısa bir sürede iyileşebildiğime inanmıyorlar. Resim kursu bana çok iyi geldi. Bu kursu organize eden her kuruma teşekkür ederim”

İsmet Tanrıöver : “64 yaşındayım emekli ilkokul öğretmeniyim. 3 yıldır kursa geliyorum. 2 tane oğlum 2 tane de torunum var. Oğlumun bir tanesi ortopedi uzmanı, birisi de akademisyen yardımcı doçent. Resim çalışmasını severek yapıyorum. Bu zamana kadar resim kursu almadığım için çok pişmanım. O yıllarımı bir kayıp olarak görüyorum. Her insanın mutlaka hobisi olmalı, herkes bir sanatla uğraşmalı”

Aynur Çetin: “35 yaşındayım, çalışmıyorum. Evliyim ve 2 tane çocuğum var. Bir tanesi üniversitede okuyor bir tanesi de üniversiteye hazırlanıyor. Ben resim kursuna tam zamanında geldiğimi düşünüyorum. Bu zamana kadar hiç boş kalmadım. Herkesin sevdiği, yeteneğini ortaya koyduğu bir sanatla uğraşmasını isterim. Bu benim 2.tablom. Resim çalışmalarıma eşim de destek veriyor. Yaptığım tabloları beğeniyor. Bu kadar yetenekli olabileceğimi düşünmediler, ama bugüne kadar yaptığım her şey de başarılı oldum. Bunda biraz zorlandım. Bıkmayacağım devam edeceğim”

Özlem Yeter: “38 yaşındayım. Fransa’dan geldim, 15 gündür kursa geliyorum. Resim yapmak çok güzel bir duygu, insanı dinlendiriyor. Ayrıca burası bir ev sıcaklığında huzur dolu… Bu zamana kadar resim yapmadığım için pişmanım. İçimdeki yeteneğimi keşfetmek istiyorum. Kadınlar hiç çekinmeden gelsinler. Çok güzel bir ortam var burada…”

Ayşegül Yalım: “Aslında sanatla uğraşmak hayalimdi burayı arkadaşım sayesinde öğrendim ve hemen başladım burada çok mutluyuz bütün kadınlara tavsiye ederim. Bildiğiniz üzere ben Milletvekili Özkan Yalım’ın eşiyim. Özkan Bey, ilk başladığım zaman resim yapabileceğime inanmıyordu. Resimlerimi gördükten sonra çok beğendi. Hatta iş yeri içinde resimler yapmamı istiyor. Ben ilk başladığımda kara kalem çalışması ile başladım. El becerimiz gelişti. Hocamız çok yardımcı oluyor. Yağlı boya resimlerde çok zevkli, zaman ayırmak gerekiyor. Özkan beyle fotoğrafımızı kara kalem çalıştım. Kendisine 14 Şubat’ta hediye ettim ve çok şaşırdı. Çok destekledi. Çok güzel olmuş dedi. Sanatın ve sanatçının her zaman yanındayız, dediler…”
(Özel Haber / Feyzi Davulcu)