NURİŞ DAVASI YENİDEN BAŞLADI

NURİŞ DAVASI YENİDEN BAŞLADI
NURİŞ DAVASI YENİDEN BAŞLADI
Türkiye gündemini sarsan Uşak Cezaevi isyanında devlet ihmali olduğunu öne süren Nuri ve Vedat Ergin kardeşler, Türkiye gündemini sarsan Uşak Cezaevi isyanında devlet ihmali olduğunu öne süren Nuri ve Vedat Ergin kardeşler, yetkili kurumların gerekli istihbarat bilgilerine rağmen hiçbir önlem almadığını öne sürdü. Nuriş, isyandan devleti sorumlu tuttu Sabancı suikastı tetikçisi Mustafa Duyar’ı öldürdükten sonra 2 Kasım 2000’de Uşak E Tipi Cezaevi’nde isyan çıkaran Nuri ve Vedat Ergin kardeşlerin davası devam ediyor. Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce aldığı yetkisizlik kararı ve davanın İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi talebi reddedildi. 33 sanığın yargılandığı isyan davası, Uşak’ta yeniden görülmeye başlandı. Mahkemeye avukat kanalıyla yazılı dilekçe veren Nuri ve Vedat Ergin kardeşler, isyanın çıkacağına dair istihbarat birimlerinin uyarılarda bulunduğunu fakat bunların dikkate alınmadığını bildirdi. İsyanın yapıldığı dönemde F tipi cezaevi tartışmalarının bulunduğuna dikkat çekilen savunmada, Uşak E Tipi Kapalı Cezaevi’nde olaydan önce cinayetlerin işlendiğine yer verildi. DEVLET İHMALİ Mİ? Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce yetkisizlik kararı vererek İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesini istediği dava dosyası, geri döndü. Yargıtay 5. Ceza Dairesi Başkanlığı, davanın Uşak’ta görülmesine karar verdi. Dün, yeniden başlayan dava duruşmasında, isyanı çıkaranlar olarak bilinen Nuri ve Vedat Ergin kardeşlerin avukatları kanalıyla sunduğu yazılı belge dikkat çekti. İsyandan devletin bütün istihbarat birimlerinin haberdar olduğunu bildiren Ergin kardeşler, devletin ihmalinin söz konusu olduğunu iddia etti. Mahkemeye sunulan belgeye göre İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün organize suç çetesi lideri olduğu öne sürülen Alaeddin Çakıcı’nın Uşak Cezaevi’nde bulunan Nuri ve Vedat Ergin kardeşlere karşı silahlı eylem hazırlığına dair uyarılarda bulunduğu belirtildi. Aynı bilgilerin dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’a da sunulduğuna işaret edilen savunmada, devlet organlarının cezaevindeki olayların engellenmesine yönelik çalışma yapmadığına ve Ergin kardeşlerin başka bir cezaevine nakli talebinin de yerine getirilmediğine değinildi. KANLI KALE Ergin kardeşlerin İstanbul’daki Kartal Cezaevi’nden Uşak’a nakledilmelerinin ardından can güvenlikleri konusunda endişelerinin bulunduğunu dile getirdiği iletildi. Uşak Cezaevi’nde daha önce cinayetlerin işlendiğine dikkat çekilen savunmada, Nuri ve Vedat Ergin kardeşlerin, Uşak Cumhuriyet Başsavcısı Kürşat Kayral ve Cezaevi Müdürü Mustafa Kurt ile aralarında geçen diyaloga yer verildi. Söz konusu diyalogda, Ergin kardeşlerin cezaevinde daha önce cinayetler işlendiğini ve duvarlara silahların saklandığını belirttiği ve bu iddiaların Cezaevi Müdürü Mustafa Kurt tarafından doğrulandığı görüldü. Ergin kardeşlerin savunmasında, “Uşak Cezaevi’nin mahkumlar arasında adı ‘Kanlı Kale’dir” açıklaması da yer buldu. Öte yandan söz konusu savunmaya göre 2000’li yıllarda açılması tartışma konusu olan F tipi cezaevlerinin bu isyanla meşrulaştırılmak istendiğine de değinildi. MAHKEMEYE ÇIKMAK İSTEDİLER Mahkemeye sunulan belgedeki iddiaların incelenmesini isteyen Nuri ve Vedat Ergin kardeşlerin, devletin isyandaki ihmalinin incelenmesi talebi reddedildi. Mahkeme huzurunda ifade vermek isteyen Ergin kardeşler ve 33 sanığın yargılandığı davanın duruşması 1 Nisan 2010 gününe ertelendi. İsyan Türkiye’yi sarsmıştı Uşak Cezaevi'ndeki kanlı olaylar, 2000 yılının Ekim ayında yaşanmıştı. O dönemde Uşak'ın vergi rekortmeni olan fabrikatör Orhan Cemal Yeşilkaya, Erol Neşet ve İbrahim Cici'nin adamlarıyla birlikte, tesisleri geri almak için fabrikaya baskın yapmış ve polis tarafından yakalanarak cezaevine konmuştu. Alaattin Çakıcı ve İbrahim Cici'nin fabrika baskınını hapse girmek için planladığını ve kendini öldürtmek istediğini öne süren ‘Karagümrük Çetesi’ lideri Nuri Ergin ve kardeşi Vedat Ergin cezaevinde isyan başlattı. İsyanda; Orhan Cemal Yeşilkaya ve Erol Neşet ile birlikte İbrahim Cici'nin adamları Reşat Taşçı, Nihat Yargı ve Atamer Hoşkara öldürülmüştü. 4 gün süren isyan boyunca 20 mahkum yaralanmış ve dönemin cezaevi yöneticileri ile birlikte gardiyanlar rehin alınmıştı. Olayların ardından Bergama Cezaevi’nde bulanan Nuri Ergin ve Ödemiş Cezaevi’ndeki Vedat Ergin kardeşlerin bulunduğu 33 kişi yargılanmış ve sanıklar ağır hapis cezalarına çarptırılmıştı.