MİLLET ADINA MİLLETE KARŞI KARAR
MİLLET ADINA MİLLETE KARŞI KARAR
Yayınlanma:
“Danıştay Sekizinci Dairesi, İstanbul Barosu Başkanlığı’nın Yükseköğretim Genel Kurulu’nun (YÖK) yükseköğretime girişte katsayı puanı uygulamasının kaldırılmasına ilişkin 21 Temmuz 2009 tarihli kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle aç
“Danıştay Sekizinci Dairesi, İstanbul Barosu Başkanlığı’nın Yükseköğretim Genel Kurulu’nun (YÖK) yükseköğretime girişte katsayı puanı uygulamasının kaldırılmasına ilişkin 21 Temmuz 2009 tarihli kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açtığı davada, YÖK'ün kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurması” Uşak’ta da tepkilere neden oldu. Eğitim-Bir-Sen Uşak Şube Başkan Yardımcısı Şanlı Sarıhan, bu kararı “Millet adına millete karşı bir karar olarak değerlendirdi.
SİYASİ HINÇLA ALINAN BİR KARAR
“Millete ve milletin değerlerine karşı acımasız bir savaşın başlatıldığı 28 Şubat sürecinin ilk yansımalarından birisi olarak YÖK’ün 30.07.1998 tarihli kararı ile 1999 yılından itibaren başlatılan adaletsiz katsayı uygulaması, siyasi hınçla milletin özünü hedef alan bir uygulama olarak yüz binlerce mağdur oluşturmuştur. Meslek liselilere uygulanan katsayı engeliyle 1999’dan itibaren bu okullara giden öğrenci sayısı hızla azaldı” şeklinde konuşan Eğitim-Bir Sen Uşak Şube Başkan Yardımcısı Şanlı Sarıhan, Danıştay 8. Dairesi meslek Liseleri ile ilgili katsayı kararını şöyle değerlendirdi:
Başarı Seviyeleri Düştü
Danıştay Sekizinci Dairesi, İstanbul Barosu Başkanlığı’nın Yükseköğretim Genel Kurulu’nun (YÖK) yükseköğretime girişte katsayı puanı uygu- lamasının kaldırılmasına ilişkin 21 Temmuz 2009 tarihli kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açtığı davada, YÖK'ün kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurmuştur.
Millete ve milletin değerlerine karşı acımasız bir savaşın başlatıldığı 28 Şubat sürecinin ilk yansımalarından birisi olarak YÖK’ün 30.07.1998 tarihli kararı ile 1999 yılından itibaren başlatılan adaletsiz katsayı uygulaması, siyasi hınçla milletin özünü hedef alan bir uygulama olarak yüz binlerce mağdur oluşturmuştur. Meslek liselilere uygulanan katsayı engeliyle 1999’dan itibaren bu okullara giden öğrenci sayısı hızla azalmıştır. Daha önce başarılı öğrencilerin, sınavla girebildiği meslek liselerinin atölyelerine kilit vurulmuş, derslikler öğrencisiz kalmıştır. Meslek liselilerin üniversiteyi kazanma şanslarının neredeyse tamamen kaybolmasıyla ilköğretim mezunu öğrenciler, katsayı engelinin psikolojik etkisiyle akademik liselere yönelerek 40-50 kişilik sınıflar oluşturmuş, akademik liselerde de başarı seviyeleri taban yapmıştır.
İstanbul Barosu Milleti Şaşırtmadı
Uygulamanın bilimsellikten uzak oluşunu, mesleki eğitimi baltalayışını, erişmeye çabaladığımız medeniyet seviyesindeki ülkelerde yüzde 30 akademik lise / yüzde 70 meslek lisesi dengesinin bizde yüzde 70 akademik lise / yüzde 30 meslek lisesi biçimine dönüşmüş olmasını, ailesinin tercihiyle meslek lisesine yönlendirilmiş öğrencilerin tamamen önünü tıkayarak geleceğini karartmış olmasını, meslek liselerindeki öğrenci kalitesine olumsuz etkide bulunuşunu dikkate alan YÖK’ün eşitliği esas alan yeni bir sisteme geçme kararı almasını milletimiz bir bayram sevinciyle karşılamıştır.
Millete muhalefet etmeyi aydın olmanın gereği zanneden ve Taksim Meydanı’nda ‘Darbeci Baro Taksim’e Hoş Geldin’ pankartıyla karşılanan İstanbul Barosu’nun bu karar karşısında harekete geçmiş olması aslında milletimizi şaşırtmamıştır. Darbe zihniyetlilerin neşvü nema buldukları ortamlar antidemokratik ortamlardır. Demokratikleşmenin revaç bulduğu, milletin topyekûn kucaklaşmaya başladığı bir dönemde, darbe süreçlerinin antidemokratik kararlarının yerini adaletin, eşitliğin egemen olduğu kararların alması zihninde darbe virüsü bulunanları ürkütmüş, çığlık çığlığa sağa sola koşuşturmaya başlamışlardır.
Eşitlik ve Adalet Duygusu Rencide Edildi
Asıl şaşırtıcı olan Danıştay Sekizinci Dairesi’nin eşitsizliğin devamını sağlamaya dönük ve önceki kararıyla çelişen kararıdır. Danıştay Sekizinci Dairesi, dört yıl önce "katsayı konusunda YÖK yetkilidir" kararı vermiştir. 2005 yılında Ankara Aydınlık evler Ticaret Meslek Lisesi öğrencisi İlknur Öztürk'ün katsayı düzenlemesinin iptali için başvurduğu davada "1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun ilgili maddeleri gereği yükseköğretim kurumlarına ortaöğretim kurumlarını bitirenlerin nasıl gireceğinin Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yapılarak Yükseköğretim Kurulu tarafından saptanacağını ifade eden Danıştay Sekizinci Dairesi bugün YÖK’ün aldığı kararı yok sayma kararı almıştır.
YÖK’ün 30.07.1998 tarihli kararının ardından uygulama 1999 yılında başlatıldığında o gün meslek lisesinde kaydı olan tüm öğrenciler için hiçbir çıkış yolu bırakılmadan telafisi mümkün olmayan mağduriyetler oluşturduğunda sesini çıkarmayanların bugün adaletin tesisi ve eşitliğin sağlanmasına yönelik adım atıldığında ‘telafisi güç ve imkânsız zararlar oluşacağı’ kanaatine varması da anlaşılamamaktadır.
Şunu da özellikle belirtmek gerekir ki, meslek liseliler, ‘eşit soruya eşit puan’ uygulamasında bile dezavantajlı durumdadırlar. Akademik liselerin tamamen yükseköğrenime hazırlayan müfredatına nazaran ağır bir mesleki eğitimi de ihtiva eden bir müfredatla ortaöğrenimini tamamlayan meslek liselilerin üniversiteye girişte başarılı olabilmeleri için özel bir çaba göstermeleri gereklidir.
Millet adına karar açıklayan Yargı’nın milletin beklentilerinin aksine, eşitlik ve adalet duygusunu rencide eden bu kararı, bayram öncesi meslek liselilere matem yaşatmıştır. Bu matem havasının dağıtılması için bir an önce YÖK’ün, Hükümet’in ve Meclis’in, hulasa bütün yetkililerin acilen bir adım atması gereklidir.
Tüm halkımızın ve basın mensuplarının Kurban bayramını tebrik eder.Bayramın ülkemize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni eder sağlık ve esenlikler dileriz.”