MHP UŞAK ESKİ İL BAŞKANI AV. ALİ KURT :” “KAYYUM DEĞİL, ÇAĞRI HEYETİ ATANDI”

MHP UŞAK ESKİ İL BAŞKANI AV. ALİ KURT :” “KAYYUM DEĞİL, ÇAĞRI HEYETİ ATANDI”
MHP UŞAK ESKİ İL BAŞKANI AV. ALİ KURT :” “KAYYUM DEĞİL, ÇAĞRI HEYETİ ATANDI”
1 Kasım seçimleri sonrasında Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezinin olağanüstü kongrenin tüzük değişikliği nedeniyle toplanma talebinde bulunan 22 İl başkanından davacı sıfatıyla mahkemeye giren Uşak MHP Eski İl Başkanı Av.Ali Kurt süreç ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.  Kurt, ayrıca genel merkeze kayyum atamasının olmadığını sadece çağrı heyeti kurulduğunu, bazı kişilerin olağanüstü kongre talebinde bulunan 22 il başkanını paralele bağladığını ve ağır ithamda bulunduklarını ifade etti.

Olay Gazetesi muhabirine açıklamalarda bulunan Uşak MHP Eski İl Başkanı Ali Kurt’tan satır başlıkları şu şekilde;

“1 KASIM SONRASINDA PARTİDE YAŞANANLAR”

“1 Kasım seçimlerinden sonra olağanüstü kongre talepleriyle, biz 22 il başkanı arkadaşımız ile birlikte bir araya gelip bir süreç başlattık. Bu süreç içerisinde Genel Başkan adayı olarak Meral Akşener, Sinan Oğan ve Koray Aydın’da bizim bu çalışmalarımıza destek verdi. Genel Merkezimiz imza toplayamazsınız dediler ve toplamda 548 imza toplandı. Bu imzalar ise Genel Merkeze teslim edildi. Sayın Genel Başkan, bize mahkemenin yolunu gösterdi. Bizde emre itaat ederek mahkemeye gittik. Mahkemeye gidiş gerekçemiz ise; olağanüstü kongrenin tüzük değişikliği nedeniyle toplanması talebiydi. 22 İl Başkanımızdan 5 tanesi üst kurul delegesi olmadığı için bu süreçte bizlere manevi destek olarak yanımızda bulundular.  Bir tanesi Aksaray İl Başkanımız Sayın Ayhan Erel, çağrı heyeti temsilcisi olarak gösterildi. 16 tane il başkanımızda, davacı sıfatı ile olağanüstü kongrenin yapılması talebi ile Ankara 12.Sulh Hukuk Mahkemesine müracaat etti. Ankara 12.Sulh Hukuk Mahkemesi, 8 Nisan 2016 tarihine duruşma günü verdi. Tüm yazışmalar tamamlandıktan sonra biz 16 tane il başkanı ve 5 avukat arkadaş ile birlikte duruşmayı takip ettik. Bu mahkemeden de olağan üstü kongreyi yapmak üzere 3 tane teklif ettiğimiz arkadaşımızı çağrı heyeti olarak atanmalarına karar verildi. Bu çağrı heyeti evvelsi gün, mahkemenin vermiş olduğu kararı tebliğ alarak bir toplantı tertip ettiler. Bu toplantıda çağrı heyetine başkanlık etmek üzere Ayhan Erel başkanımız seçildi ve kendileri yapmış oldukları toplantı neticesinde de 8 Mayıs 2016 tarihinde olağanüstü kongrenin yapılması kararını aldılar ve bunu ilan ettiler. Süreç bu şekilde işledi.”



“KAYYUM DEĞİL, ÇAĞRI HEYETİ”

“Ben özellikle şunu belirtmek istiyorum. Burada mahkeme bizim partimizi kayyuma falan teslim etmedi. Burada görevlendirilen üç arkadaş, Olağan Üstü kongrenin yapılmasında çağrı heyeti olarak atandılar. Yoksa herhangi bir kayyumluk söz konusu değil, kayyum atamanın yolu, usulü çok farklıdır. Burada kayyum diye bir ifade kullanılması da doğru değildir.”  

“8 MAYIS’TA KONGRE YAPILACAK”

“Bizim yasalarımızda kesinleşmeden icra edilen mahkeme kararları sayılmamış, ancak kesinleşmedikçe icra edilemeyecek mahkeme kararları çerçeve şeklinde sayılmıştır. Bizim olağanüstü kongre yapılması talebimize ilişkin dava neticesinde verilen karar, kesinleştikten sonra icra edilebilecek kararlar arasında değildir. Bu ne demektir; Biz mahkemenin verdiği kararı icra edeceğiz. Bu icranın durdurulabilmesinin iki yolu vardır. Birincisi Yargıtay’dan tehir-i icra kararı getirmek. İkincisi; Mahkemenin yargı yolu tamamladıktan sonra karar vermesi, mahkeme ise böyle bir karar vermedi. Şu ana kadar Genel Merkez temyiz yoluna başvuracaklarını ifade etmektedirler ve başvurabilirler yasal haklarıdır. Ama onların Yargıtay yoluna müracaat etmiş olmaları bu kararın icrasını durdurmayacaktır. 8 Mayıs’ta Allah’ın izni ile bizim kongremiz olacaktır.”



“KİMSEYE BABASINDAN KALMADI BU PARTİ”

“Basında çokça yer almaktadır. Olağanüstü kongre talebinde bulunan 22 İl Başkanı ve 548 Üst Kurul Delegesi alakalı olarak gerek Genel Merkez tarafından, gerekse illerde parti yöneticileri tarafından çok ağır ithamlarda bulunulmaktadır. Paralele bağlanmaya çalışılmakta veya çirkin itham ve iftiralar atılmaktadır. Bunlar çok ayıptır. Biz bunların amacını biliyoruz. Ama bunlar amacına ulaşamayacaklar. Biz Türkeşçiyiz, Biz Milliyetçi Hareket Partiliyiz, Bizler Milliyetçi Ülkücü insanlarız, bizim gidecek başka bir yerimiz yok, kafamızdan hiç böyle bir şey geçmedi. Bugüne kadar hiçbir yerde ikbal aramadık. Yine aramayacağız. Bu parti bizim partimizdir. Kimse heveslenmesin kimseye babasından kalmadı bu parti.