KIZ MESLEK LİSESİNDE DİPLOMA SEVİNCİ
KIZ MESLEK LİSESİNDE DİPLOMA SEVİNCİ
Yayınlanma:
Uşak Kız Teknik ve Meslek Lisesi son sınıf öğrencileri,düzenlenen törenle diplomalarını aldılar.
Uşak Kız Teknik ve Meslek Lisesi son sınıf öğrencileri,düzenlenen törenle diplomalarını aldılar.Kız Meslek lisesi salonunda düzenlenen törene öğrenci velileri büyük ilgi gösterirken , onlar da çocuklarının bu sevinçli ve mutlu gününü birlikte yaşamanın heyecanı içindeydiler.Okul Müdürü Saadet Taşçı,törende oldukça duygusal ve anlamlı konuşma yaptı.”Bu ayrılış farklıdır, bu ayrılışta eller sallanmaz, Gözler nemli, yürekler buruk olur, gizli bir gurur olur. Hasret olur. Sevgili öğrenciler bu son dersimin manevi zili çalmak üzere...
Bu nedenle mezun olan öğrencilerimize başarılar diliyorum”dedi.Daha sonra okul öğrencileri tarafından bayrak ve flama devir teslimi ve kütüğe plaket çakma töreni yapıldı.Anadolu Meslek Lisesi birincisi Ömür Gürsoy ile Kız Meslek lisesi birincisi Cemile Kulle’ye okul müdürü Saadet Taşçı tarafından başarı plaketi verildi.Daha sonra ise Tarih öğretmeni Mesut Küçükakkaş’ın sazı eşliğinde öğrenciler türküler söyledi ve diploma törenine geçildi.143 öğrenci okul öğretmenlerinin elinden diplomalarını alırken ,Öyküm Yavuz’un diplomasını Kız Meslek Lisesi eski Müdürü Ali Selvi verdi.
Buralardan gitmek gerek diyorsun
Gel şafağıma doğ kalmayı dene
Kavlin kanatlansın sadalar üslensin
Çağrın meydan meydan ses versin yine
Bırak şimdi buralardan gitmeyi. Dizeleriyle konuşmasına başlayan Okul Müdürü Saadet Taşçı şunları söyledi;
“Değerli Arkadaşlarım, Kıymetli misafirler, Sevgili öğrenciler , Hepiniz hoş geldiniz, Sizleri burada görmek mutluluk ve onur verdi.
Sevgili öğrenciler.Mutluyum gururluyum. Uşak’taki öğretmenlik hayatımda burası benim ilkokulum sizler son öğrencilerim oldunuz. Öğretmenleriniz, arkadaşlarım oldular.
Sizler, memleket kaderinde söz sahibi, büyük hizmetler sahibi binlerce öğrencimin hayalimde şekil bulan, heykelleşen son görüntüleri, en kıymetli emanetlerisiniz. Sizleri son durağıma kadar kalbimde taşıyacağım.Sevgili öğrencilerim, Bu benim sizlere son dersimdir.Sizler bu vatanın bu milletin çocuklarısınız.Bu vatan bu millet var oldukça siz de var olacaksınız. Onlar yoksa sizde yok olacaksınız. Onlara karşı mert, çalışkan ve dürüst olunuz.
Alkilim size ve güzel yurdumuza verdiği nimetlere şükrediniz. Verilenleri yeterli görmüyorsanız. Bu toprakları daha verimli, daha sevimli hale getirmek için gayret ediniz. Umutlarınızı tüketmeyiniz.
Umut öyle kocaman ve güçlü bir kaynaktır ki, umut; her seferinde yeni arayışlara, yeni sevgilere, yeni dostluklara yöneltir insanı.Ya içimizdeki kırgınlıklar, sevgisizlikler ve o kocaman hüzün diyeceksiniz,Evet, onları da zamana bırakın. Zaman tüm acıları ve izlerini yavaş, yavaş silen doğal bir ilaç değil mi?Artık yanlış seçimlere üzülmekten vazgeçelim.Yanlış yapa, yapa en doğruyu bulmak varken hüzün niye? Ve yaşam yanlışlara ve acılara rağmen en iyiyi, en doğruyu bulma savaşı ise eğer. bu savaştan galip çıkmak varken hüzün niye.
Çağımız bilgi çağı, teknik çağıdır, Yüksek kültür çağıdır. Eğitim öğretimdeki amacınız sizi bir üst kuruma taşıyacak materyaller ve bir diploma sahibi olmak olmamalıdır. Eğitim öğretimdeki amacınız sizi her yerde her toplumda ön planda tutacak faydalı, kültür ve yeteneğe sahip birer insan olarak yetişmeniz olmalıdır.
Ailenizi seviniz ailesiz mutlu olmak imkânsızdır. Onların emeğini sevgilerini boşa çıkarmayınız. İçinde doğup büyüdüğünüz yuvalarınızı, sıcak tutunuz. Sıcak tutun ki gelecekte sizin kuracağınız yuvalarda sıcak olsun, Aileler sağlam;yuvalar mutlu olmazsa vatan hiçbir başarı ve mutluluk olmaz. İnsanları insanlığı seviniz. Komşularınızı arkadaşlarınızı seviniz. Çevrenizde sevgiden bir çember oluşturunuz. İnsan beklemez, beklediği şeyleri önce kendisi yapar.
İnsan, sevgi bekleyeceğine, sever, Anlayış bekleyeceğine, anlayış gösterir Takdir bekleyeceğine, takdir eder. Şeklen insanız ama doğruluk yerine, yalanı, Dürüstlük yerine, sahtekârlığı.
Olduğumuz gibi görünmek yerine, olduğumuzdan değişik görünmeyi, Söz verip sözümüzde durmamayı, Sevgi yerine nefreti seçer, öyle yaşamaya çalışırsak Bizim insanlığımızdan ne olur.
Değerli Arkadaşlar,Okul dört duvarı olan bir yer değildir. Okulun bir ruhu vardır. Buradan geçen binlerce öğrencinin izlerini ve ruhlarını taşır. Duvarları bizler sadece boyatırız. O
boyaları yaparken Ahmet'lerin. Mehmet'lerin, Ayşe'lerin, Fatma'ların isimlerinin üzerini, ellerinin izlerini kapatırız. Kapatırız da O Ruhlar kaybolmaz, boyalar! silmeye kalktığımızda boyaların altından o izler, o ruhlar kendini gösterir. Bunu anlamak için yılları bu okul duvarlarının içinde geçirmek gerekir.
Burası tohumun toprakla buluştuğu yerdir. Tohumun ağaca, ağacın meyveye dönüştüğü yerdir.
Burası kavuşmanın tesadüflere. Ayrılmanın gözyaşlarına boğulduğu yerdir.
Değerli Arkadaşlar,Öğretmenlik farklı bir duygudur, Öğrenmek farklı. Bir insana ne kadar bilgi verirseniz veriniz, o insan ancak kendine yarayanı ya da ilgi duyduğu kadarını alır, gerisine hiç bakmaz bile. Ama öğretmen farklıdır. Bir öğretmen hayatının en az 40 yılını bu duvarlar arasında geçirir, Öğretmene dibi olmayan bardağa benzer. Siz ne kadar doldurursanız doldurunuz öğretmen dolmaz tüm aktarımları depolar ve zamanı geldiğinde onları teker, teker çıkarır ve kullanır,
Burası Öğretmenin mabedidir, Burası hayallerin yaşatıldığı, Hayallerin yeşertildiği yerdir. Burası umudun yeşerdiği yerdir, Buraya gelirken binlerce hayal barındırırlar, Bu hayaller çoğu zaman yeşerir gider. Şair diyor ya;
Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı.
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı. Sizlerde okul yoluna gelirken bastığın'yerlere
dikkat ediniz.. Bastığınız yerler birilerinin hayallerinin ve gözyaşlarının döküldüğü yerler
olabilir. .
Değerli Veliler. sizler çocuklarınızı bizlere emanet etliniz. Bizler emanetlerinizi en iyi şekilde koruduk, Onları en iyi şekilde yetiştirdik. Bugün bu emaneti sizlere iade ediyoruz.
Sevgili öğrencilerim; bu çatı altında 4 yıl kaldınız,4 yıl sizlere verilmeye çalışılanları unutmayınız. Gittiğiniz yerlerde öğretmenlerinizin öğrettikleri size ışık ve yol gösterici olacaktır. Şimdi kendi hayat ağacınızı yeşertme zamanı geldi.
Buraya geldiğinizde gölgesinde oturacak bir ağacınız bile yoktu, Yıllarca uğraşmak buraları yeşerttiniz. Şimdi kendi hayat ağacınızı yeşertme zamanı geldi.
Her güzel şeyin de bir sonu olmalı.Bu ayrılış farklıdır, bu ayrılışta eller sallanmaz, Gözler nemli, yürekler buruk olur, gizli bir gurur olur. Hasret olur. Sevgili öğrenciler bu son dersimin manevi zili çalmak üzere...Şimdi Siz gidiyorsunuz ya biz de gönlümüzü sürgüne gönderdik. İşte yine güzel günlerin sonu geldi. Aslında her başlangıç bir son, Her son yeni bir başlangıçtır.
Hepinizi sevgiyle kucaklıyor, Yüreğimin tüm cömertliği ve tüm içtenliği ile güle, güle diyorum. Sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum. Hayat yolunda hepinize başarılar diliyorum.”