KILIÇDAROĞLU NUN YANINDAYIM

KILIÇDAROĞLU NUN YANINDAYIM
KILIÇDAROĞLU NUN YANINDAYIM
CHP Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu son iki günde yaşanan olayları değerlendirdi. AKP İLE MÜCADELE BEKLENİRKEN İÇ MÜCADELE BAŞLADI CHP Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu son iki günde yaşanan olayları değerlendirdi. Coşkunoğlu CHP’den AKP ile mücadele beklenirken iç mücadele başladığını söyledi. Bir yandan geniş halk kitleleri ciddi ekonomik sıkıntı yaşarken, ülkemiz AKP iktidarında karanlık bir yöne ve sivil diktaya sürüklenirken halkımızın tek umudu olan CHP’nin AKP ile mücadele etmesi beklendiğini vurgulayan Osman Coşkunoğlu, “Maalesef bir iç mücadele başlamıştır. Her ne kadar ülkemizde biat kültürüne yatkın olmayan tek parti olan CHP’de parti içi yoğun tartışmalar doğal karşılansa da, son yaşananlar doğallık sınırlarını çok aşmıştır. Daha ODTÜ son sınıf öğrencisiyken CHP tarihinin en genç Parti Meclisi üyesi seçilmiş, parti kültürünü ve sorumluluğunu içine sindirmiş birisi olarak, üstelik milletvekilliği görevimin de yüklediği sorumluluk ile, yaşamakta olduğumuz bu parti içi sorun döneminde pozisyonumu açıklama gereği duydum“ dedi. BEN SAV TARAFTARI DEĞİLİM Son zamanlarda yaşanan olaylar ışığında kendisinin Sav taraftarı Kılıçdaroğlu karşıtı sanıldığını bunun doğru olmadığını vurgulayan Milletvekili Coşkunoğlu, “Parti Meclisi toplantı çağrısı Genel Başkanımın imzası ile yapılmıştı. Sabahki gazetelerde de Genel Başkanım ile Genel Sekreterimin anlaştığı haberlerinin huzuru ile toplantıya gittim. Genel Başkanımın katılmayacağını gidince öğrendim. Toplantı başlama saatinden sonra da Genel Başkanımdan cep telefonumuza gelen bir SMS mesajı toplantının ertelendiğini yazıyordu. Genel Başkanımın toplantıya katılmış olması gerektiğini düşünüyorum. Bu durumda, daha önce imza vermediğim tüzük kurultayı önergesine orada imza attım ve oy verdim. Bu gibi keskin ayrışmaların çözüm yerinin kurultay olacağını düşündüm. Tüm bunlar, genel algıya göre, beni Sav taraftarı ve Kılıçdaroğlu karşıtı gösteriyor. Bu doğru değildir. Parti Meclisi toplantısında ısrarla “partimizin güçlenmesi için, her platformda yarından itibaren, yoğun, iyi planlanmış ve stratejisi iyi düşünülmüş bir çalışmaya hep beraber başlamalıyız” önerimi tekrarladım. Kim kazanırsa kazansın, partiyi yıpratacak olan böyle bir parti içi mücadelenin devamını istemediğim için yaptığım bu önerimin üzerinde durulmadığını üzülerek gözlemledim. Sayın Önder Sav dürüst, zeki, çalışkan ve titiz yönetimiyle partimize çok büyük hizmetler yapmıştır. Onunla beraber hareket eden son derecede değerli partililerim vardır. Fakat, eğer bu parti içi sorun “ya ben, ya o” durumundan çıkmazsa, halkımızın umudu olmayı başarmış, delegelerimiz tarafından kurultayda seçilmiş olan Sayın Genel Başkanımın yanında olmam parti kültürümün ve sorumluluğumun doğal sonucudur.TBMM’deki görevlerimin yanında, Parti Meclisi üyesi olarak görevime, partimin özellikle teknoloji konularındaki politikalarının geliştirilmesi, partimin halkla ilişkilerinde daha da güçlenmesi için çalışarak devam edeceğim. Zaman ve enerjimin tamamını partimi büyütmeye, iktidara hazırlanmaya, AKP’ye karşı ve topluma yönelik harcamaya kararlıyım. Özetle, pozisyonum şudur: AKP’den başka kimseye karşı değil, ama Genel Başkanımının yanında içe dönük değil, dışa dönük bir çalışma içerisinde olacağım” dedi.