GÜÇLERİNİZDEN KORKUN
GÜÇLERİNİZDEN KORKUN
Yayınlanma:
Liderlere ve yöneticilere tavsiye edebileceğim bir kitap var. Bu kitabı herkes okumalı; ben sadece alıntılar yapacağım.
Liderlere ve yöneticilere tavsiye edebileceğim bir kitap var. Bu kitabı herkes okumalı; ben sadece alıntılar yapacağım. Bu kitabı Robert Kaplan yazmış. Bu kitabın adı da Güçlerinizden Korkun... Aynı konuyu Dünya gazetesinde Didem Eryar Ünlü’de işlemiş, fakat biz farklı perspektiften bakacağız. Robert Kaplan, Fear Your Strengths (Güçlerinizden Korkun) isimli kitabında liderlerin aşın güç kullanımına meyilli olduğunu söylüyor .Bir liderin güç kullanma isteğinin zamanla baskı kurma, emir verme eğilimine yer veriliyor kitapta ve "En iyi silahı çekiç olan lider için. herkes çividir" ifadesi kullanılıyor. Yine, "Aşın ve gereğinden fazla güç kullanmak başarısızlıktır" diyor. Kaplan, kitabında liderliği 'şiddetli liderlik' ve 'etkinleştirici liderlik' olmak üzere iki başlığa ayırıyor. Kaplana göre, insanların katılımcı olmasını sağlayıp onları daha etkin bir konuma getiren, insanlara ve fikirlerine değer veren lider etkinleştirici liderdir. Şiddetli lider ise, otorite kullanarak gidilecek yönü belirleyen, net bir pozisyonda durup kararlan alan ve bunları deklare eden, insanları zorlayan ve hesap verir hale getiren lider oluyor. Şiddetli lider her fırsatta en iyi silahını kullanıyor.
Liderlerin genelde inandıkları değerlerin sabitliliği, kendilerini adamışlıktan ve olaylara çok geniş perspektiften bakabilmeleridir. Ancak söz konusu özelliklere haiz insan çok fazla bulunmamaktadır. Bundan dolayı da kamu sektörü için lider gelişimi bugünün ve yarının önemli konularından biridir...
Fransa Örneği
Kitapta politikada gücün zayıflığa dönüşebileceği de dikkat çekici bir nokta. Bu konuda şimdiki Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande örneği veriliyor. Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'yle karşılaştırılıyor. "İddialı egosu Sarkozy'ye yenilgiyi tattırmıştır" diyor. Hollande için etkileştiren lider, insanların katılımcı olmasını sağlayan lider, dışarıdan gelen fikirleri dinleyen lider, insanlara değer veren lider olarak sunuluyor. Sarkozy içinse otoriter, kararlan alan, şartsız uygulatan lider, insanları zorlayan ve hesap soran lider olarak lanse edildiği için, kaybeden' tanımlaması yapılıyor.
Tabii biz ne kadar Fransa'yız... Eğitimi ile, kültürü ile ve ekonomisi ile o da tartışılır Fakat biz de liderlerimizden muhalefetiyle, iktidarıyla kavga eden değil, yapıcı olmalarını, insanları dinlemelerini, azarlayandan çok ikna eden olmalarını arzu ediyoruz. Bilhassa Başbakanımızın provokatörler dışında art niyeti olmayan gençlere daha toleranslı olmasını temenni ediyoruz . İş âlemi olarak muhalefete de iyi giden ekonomiyi küçük hesaplarla, kışkırtmalarla yoldan çıkarıp huzurumuzu bozmadan muhalefet yapmalarını diliyoruz. Bir siyasal aktörün/siyasetçinin başarılı olabilmesi için hedef kitle ile gerçekleştireceği iletişime dikkat etmesi gerekmektedir. Gerçekleştirilen doğru bir iletişim ile başarının gerçekleşmesi kaçınılmazdır.