DÜRÜSTLÜK KAZANIR DİYEN SÜLEYMAN SEBA

DÜRÜSTLÜK KAZANIR DİYEN SÜLEYMAN SEBA
DÜRÜSTLÜK KAZANIR DİYEN SÜLEYMAN SEBA
Dürüstlük kazanır. diyen Süleyman Seba (1926-2014); Cumhuriyet kuşağının varlık/yokluk görmüş idealist bir temsilcisiydi. "Dürüstlük kazanır." diyen Süleyman Seba (1926-2014); Cumhuriyet kuşağının varlık/yokluk görmüş idealist bir temsilcisiydi. Modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun hemen ardından gelen bir neslin çocuğu idi. İstanbul'a okuma ülküsü ile gelmiş, edebiyat ve sanat dünyasında nice sanatçılar, yazarlar, şairler; politikada ünlenmiş öğrenciler yetiştirmiş Kabataş Lisesi'nden mezun olmuştur. Bir dipnotta düşelim: Hemşehrim, memleket şairi Ömer Bedrettin Uşaklı'da Kabataş Lisesi'nden mezun olmuştur. (1923). ...Ve futbola karşı merakı da bu okulda şekillenmiş, ileride, ülkenin en ünlü futbol kulübü olan Beşiktaş'a gönül vermiş ve sekiz yıl futbol oynamıştır. Onu, kelimelerle anlatmak kifayetsiz... Neden? Çünkü, bir serencam-ı ömrüne çok önemli işleri sığdırmıştır. Öncelikle şunu diyebilirim ki Süleyman Seba, bir futbol adamı, bir spor eğitimcisi ve öğreticisiydi. Onun felsefi dünyasında şunlar yer ediyordu: İyi bir sporcu olunduğu gibi, iyi bir de çalışkan, dürüst, verimli bir insan olmaktan geçiyordu. Beşiktaş aşkı; onun ölümsüzlüğü idi. Beşiktaşlılık ise, bir kez kanınıza bulaşmışsa, o ölünceye kadar sizinle birlikte kalır. İşte efsane başkanın dünyasından kısa kesitler... İdeallerini hiçbir zaman -kendisinin günlük yaşamda kullandığı -"şeye"(paraya/pula) satmayan, Beşiktaş'ın dünya markası olması için hep düşüncelerini bir hedefte şekillendirdi ve bunda da başarılı oldu. Cumhuriyet kültürünün idealist, vatansever insanı; çevresine, genç futbolculara da, tutum ve davranışlarıyla örnek oldu. İşte efsane başkan; ideal duygu ve düşüncelerini, farklılığını/farkındalılığını hissettirrerek, ama hep mütevazı tavırlarıyla yaşadığı çevreye kendini sevdirdi, saydırdı. Süleyman Seba bu aşkla, bu sevgi seliyle yaşadı. Övündü, sevindi, yer yer gözlerinin buğulanmasını renkli gözlüğünü siper etti. O bir centilmendi... Cumhuriyet ve Atatürk sevgisi ve saygısını ceketinin sol yakasında simgeleştiriyordu: Atatürk ve Beşiktaş rozeti, olmazsa olmazıydı. Beşiktaş sevgisiyle hayatı, unutulmaz icraatlarıyla dolu dolu yaşayarak, yararlı olarak, iz bırakarak bu dünyadan onu sonsuzluğa uğurladık. Onun hayalnümasında bana göre şunlar vardı: Beşiktaş bizim ölümsüzlüğümüzdür. Beşiktaşlılık birer cevapsız/karşılıksız aşk mektubudur." O'nu nezaketi ile, zarifliği ile, insanseverliği ile, hak ve hukuku, hayatında her dem yaşatan büyük bir spor adamı olarak selâmlıyorum. Benim için hiç unutulmayacak kişisel bir anımı, okurlarımla paylaşmak isterim. 2007 yılında " Kültür ve Sanatta 40 Yıl" Retrospektif Sergimi Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Güzel Sanatlar Galerisi'nde açmıştım. Bir Beşiktaş gönüllüsü olarak rahmetli Süleyman Seba'ya da sergi davetiyesini göndermiştim. 26.11.2007 Pazartesi saat:14:00'te kutlama telgrafı elime geçtiğinde ne kadar memnun olmuştum. Sergi açılışında, Protokol'a ve izleyicilere kürsüden okunduğunda büyük alkış almıştı. Şunları dile getiriyordu Efsane Başkan: " Kültür ve sanatta geçirmiş olduğuunuz başarılı 40 yılın anısına sergilemiş olduğunuz serginize beni de davet etmek nezaketinize teşekkür eder sağlıkla başarılarınızın devamını diler sevgi ve saygılarımı sunarım." Süleyman Seba Ruhun şad olsun! Efsane Başkanım.