CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI BÖKE’DEN UŞAK ZİYARETİ
CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI BÖKE’DEN UŞAK ZİYARETİ
Yayınlanma:
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke Uşak’a gelerek bir dizi ziyaretlerde bulundu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, ilk önce Uşak Ticaret ve Sanayi Odası ile Uşak Ticaret Borsasını ziyaret etti. Böke daha sonra Uşak Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Başkanı Saadettin Öztürk ve Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odasını ziyaret etti.
“BÖKE’DEN ESNAF ODALARI BİRLİĞİNE ZİYARET”
Ziyaretlerinden dolayı memnuniyetlerini dile getiren Uşak Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Saadettin Öztürk, Böke’ye birlik çalışmaları ve sorunları hakkında bilgiler verdi.
“STK’LAR HER SİYASİ PARTİ İLE GÖRÜŞEBİLMELİ”
Sivil Toplum Kuruluşlarının siyasi görüşünün ne olursa olsun tüm siyasi partiler ile görüşmesi gerektiğini ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, “Türkiye’de 15 Temmuz gecesi ülkemizde demokrasiye ne kadar ihtiyacımız olduğunu hep birlikte gördük. O gece esasında darbeye engel olanında demokrasi olduğunu yaşadık. Birbirinden farklı görüşlerde olan 4 siyasi parti, ortak bir açıklama ile demokrasi bildirgesinin altına imza atabildi. Basın özgürdü. Vatandaşla, Cumhurbaşkanını bir telefon aracılığı ile birbirine bağladı. Vatandaşımız da kendi canı pahasına sokaklara çıkıp demokrasiyi savunacak kadar demokratik haklarının bilincinde olduğunu hepimize hatırlatmış oldu. Dolayısıyla biz o günden itibaren STK’lar ile güçlenmiş, gerçek bir demokrasi inşasının çok önemli olduğunu daha kuvvetli bir biçimde de ifade ediyoruz. Bu demokrasi inşası ihtiyacı sadece darbelere karşı tutum olarak değil, ekonomik olarak da çok ihtiyacımız olan bir şey. Türkiye’de son zamanda OHAL kapsamında yapılan KHK uygulamalarıyla müthiş bir hukuksuzluk yaşanıyor. Siyasette tıkandığı için, bu doğrudan kendisini döviz piyasasında Türk lirasını değer kaybı olarak yansıtıyor. Ve Türk Lirasının değer kaybının da nelere mal olabileceğini bizden iyi, siz değerli esnaflarımız biliyorlar. Bu açıdan da hukuk’u ve demokrasiyi kendi başına birer unsur talep etmiyoruz. Hukuk’u ve demokrasiyi vatandaşımızın, esnafımızın, pazarcımızın, KOBİ’nin, üreticinin refah içinde yaşaması için zorunlu bir girdi olduğu için istiyoruz. Türk Lirası 3 Ekim’den itibaren çok değer kaybetti. 3 Ekim tarihi OHAL’ın uzatıldığının haberi verildiği tarihtir. Dolayısıyla Türkiye’de ekonomik sıkıntıların temelinde siyasetin yattığı çok aşikar. Bizlere düşen görevde, sizlerin yaşamış olduğu bu ekonomik sıkıntılara çare olacak bir siyaset üretmek. Biz bunun mücadelesini tabi Meclis’te, değerli vekillerimiz sahada, partililerimiz aynı şekilde veriyorlar ama şunun da bilincindeyiz. Türkiye’de yaşanan siyasi ve ekonomik sıkışıklık ancak bir toplumsal bütünlükle, ancak toplumsal bir muhalefetin gücüyle çözülebilir. Bu açıdan STK’ların kendi sıkıntılarını ifade edebilme özgürlükleri ve çözümlerini paylaşabilmelerini çok önemsiyoruz. Onun için sizlere teşekkür ediyoruz” dedi.
“BÖKE’DEN, SMMMO’YA ZİYARET”
Ziyaretlerinden dolayı CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke’ye teşekkürlerini ifade eden Uşak SMMMO Başkanı Uğur Albayrak, “Muhasebeciler Odası, sabah ziyaret etmiş olduğunuz Ticaret Odası, Ticaret Borsası gibi yerlerde sıkıntıların söylenemediği gibi değil, sorunların, sözlerin konuşulduğu oda burasıdır. Çünkü biz Mali Müşavirler olarak vatandaşın, işçinin, emeğin, devletin derdi ile yatar onlarla kalkarız. Dertler ilk önce bize gelir, bizde elenir, bizde çözüm bulur” dedi.
Uşak’ta ki Muhasebeciler Odasının çalışmaları ve sorunları hakkında Böke’ye bilgiler veren Albayrak, “Ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntıları bizlerden daha iyi bilmektesiniz. Ülkemizde ki ekonomik sıkıntıları aşmanın tek yolu, üretimimizi oldukça yüksek düzeyde ve Dünya ülkeleri ile yarışabilir duruma getirirsek biz ancak bu sıkıntıyı çözebiliriz” dedi.
“EKONOMİYE GÜVEN %17 DÜŞTÜ”
Ülkenin ekonomik sıkıntıları ile ilgili iktidara çağrılarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, Uşak SMMMO’da şu ifadelere yer verdi;
“Bugün sabah TÜİK’ten açıklanan verilere göre, Türkiye’de ekonomiye güven %17 gibi düşüş gerçekleşmiş. Türkiye’de ekonomiye güvenin kaybedilmiş olmasının en büyük sorumlusu iktidarın kendisidir. Bunu veriye dayanarak söylüyorum. Türkiye’de 15 Temmuz da yaşanan felaketten sonra, Türkiye’de felakete engel olmuş olan gücün demokrasi olduğu gerçeği ile 15 Temmuz’dan beri çok yüksek sesle Türkiye’de demokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini, bunun parlamentodan yapılması ve hukuk’un ayaklar altına alınmaması talebimizi kuvvetle ifade ettik. Maalesef OHAL’ler ile OHAL’lerin sürekli uzatılmasıyla, Türkiye’de hiç ihtiyaç duyulmayan bir sistem tartışmasının sürekli gündemde tutulmasıyla, bizim için özellikle Uşak gibi emek yoğunlu üretim yapan bölgeler için çok önem teşkil AB ilişkileri zedeleyici bir tutumla Türkiye’de ciddi bir güven erozyonu yaratıldı. Türk lirası son dönemde çok büyük bir değer kaybı yaşadı. Türk lirasının değer kaybının küresel olmadığı, bu sorunun Türkiye kaynaklı olduğu görülmektedir”
“Ekonomi de ki çözüm, maalesef ekonomi politikaları ile halledilebilir durumdan çıkarak, siyasetin önce hukuku sağlayacak ve siyasi gerginliği ortadan kaldıracak bir adım atması gerektiğini ortaya çıkardı. Biz ekonomi politikası konuşacaksak yeniden önce OHAL’in kalkması gerekiyor. Önce başkanlık tartışması bitmesi gerekiyor. Önce Türkiye’de hukuk’un inşa edilmesi gerekiyor. Önce AB kavga eden değil, Türkiye’yi bütün dünya ile entegre eden, gücünü gösterebileceği bir dış politika zeminin sağlanması gerekiyor. Bunlar olmadığı zaman Türk Lirası kuruş kuruş eriyor. Bunlar olmadığı zaman esnafta sanayicide ticaret erbabı da sıkıntı yaşıyor. Onların bütün sıkıntısı da Mali Müşavirler Odasına doğrudan Mali tablolar da ki bilançolarda ki bozulmalar yoluyla somut bir biçimde yansımış oluyor. Bu siyasi gerginlik ortadan kaldırıldığı takdirde, hangi ekonomik politikanın uygulanması gerektiği konusunda Cumhuriyet Halk Partisi hazır. Yol haritamız belli. Reçetemiz açık.”
“Türkiye’nin pozitif bir siyasete ihtiyacı var. Muhalefeti de içine katan gerçek demokrasiyi yaşatan bir siyasete ihtiyacı var. Biz 15 Temmuz felaketinden sonra biz hızla Cumhuriyet Halk Partisi olarak 6 maddeli bir ekonomi paketi açıkladık. Hükümete açık bir çağrı da bulunduk. Dedik ki bugünleri öngörerek, ekonominin bir sıkıntı yaşamaması için, Türkiye’de demokratikleşmeyi gelin ekonomiden başlatın dedik. Geçtiğimiz pazartesi hükümete açık bir çağrı yaptım. Dedim ki, Türkiye çok büyük bir ekonomik krizin eşiğinde duruyor. Bu krizin sorumlusu OHAL’dir. Bu krizin sorumlusu KHK’lardır. Bu krizin sorumlusu Türkiye’de sistem tartışması açanlardır. Bu krizin sorumlusu AB ile ilişkileri gerenlerdir. Bu siyaseti değiştirmezseniz Türkiye’de büyük bir krize doğru gidiyor. Değiştirin ki, Türk Lirası 3,47 olmasın, 3,57 olmasın, daha yüksek bir değer kaybı yaşanır endişesi olmasın dedik. Bu çağrıyı bir kez daha yineliyorum. Eşiğinde durduğumuz bu krizin bütün yükümlülüğünü Merkez Bankasının omuzuna yükleyemezsiniz. Merkez Bankasının çözebileceği bir kriz değil bu. Eğer siz kendi üzerinizde ki sorumluluğu Merkez bankasının üstüne atarsanız iktidar olarak, yarına Türkiye’de Merkez Bankası olmayacak biçimde kurumları ortadan kaldırmış olursunuz. Bu devleti yıkmaya sizin hakkınız yok. Bu çağrıyı bir kez daha yapıyorum.”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, ilk önce Uşak Ticaret ve Sanayi Odası ile Uşak Ticaret Borsasını ziyaret etti. Böke daha sonra Uşak Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği Başkanı Saadettin Öztürk ve Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odasını ziyaret etti.
“BÖKE’DEN ESNAF ODALARI BİRLİĞİNE ZİYARET”
Ziyaretlerinden dolayı memnuniyetlerini dile getiren Uşak Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Saadettin Öztürk, Böke’ye birlik çalışmaları ve sorunları hakkında bilgiler verdi.
“STK’LAR HER SİYASİ PARTİ İLE GÖRÜŞEBİLMELİ”
Sivil Toplum Kuruluşlarının siyasi görüşünün ne olursa olsun tüm siyasi partiler ile görüşmesi gerektiğini ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, “Türkiye’de 15 Temmuz gecesi ülkemizde demokrasiye ne kadar ihtiyacımız olduğunu hep birlikte gördük. O gece esasında darbeye engel olanında demokrasi olduğunu yaşadık. Birbirinden farklı görüşlerde olan 4 siyasi parti, ortak bir açıklama ile demokrasi bildirgesinin altına imza atabildi. Basın özgürdü. Vatandaşla, Cumhurbaşkanını bir telefon aracılığı ile birbirine bağladı. Vatandaşımız da kendi canı pahasına sokaklara çıkıp demokrasiyi savunacak kadar demokratik haklarının bilincinde olduğunu hepimize hatırlatmış oldu. Dolayısıyla biz o günden itibaren STK’lar ile güçlenmiş, gerçek bir demokrasi inşasının çok önemli olduğunu daha kuvvetli bir biçimde de ifade ediyoruz. Bu demokrasi inşası ihtiyacı sadece darbelere karşı tutum olarak değil, ekonomik olarak da çok ihtiyacımız olan bir şey. Türkiye’de son zamanda OHAL kapsamında yapılan KHK uygulamalarıyla müthiş bir hukuksuzluk yaşanıyor. Siyasette tıkandığı için, bu doğrudan kendisini döviz piyasasında Türk lirasını değer kaybı olarak yansıtıyor. Ve Türk Lirasının değer kaybının da nelere mal olabileceğini bizden iyi, siz değerli esnaflarımız biliyorlar. Bu açıdan da hukuk’u ve demokrasiyi kendi başına birer unsur talep etmiyoruz. Hukuk’u ve demokrasiyi vatandaşımızın, esnafımızın, pazarcımızın, KOBİ’nin, üreticinin refah içinde yaşaması için zorunlu bir girdi olduğu için istiyoruz. Türk Lirası 3 Ekim’den itibaren çok değer kaybetti. 3 Ekim tarihi OHAL’ın uzatıldığının haberi verildiği tarihtir. Dolayısıyla Türkiye’de ekonomik sıkıntıların temelinde siyasetin yattığı çok aşikar. Bizlere düşen görevde, sizlerin yaşamış olduğu bu ekonomik sıkıntılara çare olacak bir siyaset üretmek. Biz bunun mücadelesini tabi Meclis’te, değerli vekillerimiz sahada, partililerimiz aynı şekilde veriyorlar ama şunun da bilincindeyiz. Türkiye’de yaşanan siyasi ve ekonomik sıkışıklık ancak bir toplumsal bütünlükle, ancak toplumsal bir muhalefetin gücüyle çözülebilir. Bu açıdan STK’ların kendi sıkıntılarını ifade edebilme özgürlükleri ve çözümlerini paylaşabilmelerini çok önemsiyoruz. Onun için sizlere teşekkür ediyoruz” dedi.
“BÖKE’DEN, SMMMO’YA ZİYARET”
Ziyaretlerinden dolayı CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke’ye teşekkürlerini ifade eden Uşak SMMMO Başkanı Uğur Albayrak, “Muhasebeciler Odası, sabah ziyaret etmiş olduğunuz Ticaret Odası, Ticaret Borsası gibi yerlerde sıkıntıların söylenemediği gibi değil, sorunların, sözlerin konuşulduğu oda burasıdır. Çünkü biz Mali Müşavirler olarak vatandaşın, işçinin, emeğin, devletin derdi ile yatar onlarla kalkarız. Dertler ilk önce bize gelir, bizde elenir, bizde çözüm bulur” dedi.
Uşak’ta ki Muhasebeciler Odasının çalışmaları ve sorunları hakkında Böke’ye bilgiler veren Albayrak, “Ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntıları bizlerden daha iyi bilmektesiniz. Ülkemizde ki ekonomik sıkıntıları aşmanın tek yolu, üretimimizi oldukça yüksek düzeyde ve Dünya ülkeleri ile yarışabilir duruma getirirsek biz ancak bu sıkıntıyı çözebiliriz” dedi.
“EKONOMİYE GÜVEN %17 DÜŞTÜ”
Ülkenin ekonomik sıkıntıları ile ilgili iktidara çağrılarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, Uşak SMMMO’da şu ifadelere yer verdi;
“Bugün sabah TÜİK’ten açıklanan verilere göre, Türkiye’de ekonomiye güven %17 gibi düşüş gerçekleşmiş. Türkiye’de ekonomiye güvenin kaybedilmiş olmasının en büyük sorumlusu iktidarın kendisidir. Bunu veriye dayanarak söylüyorum. Türkiye’de 15 Temmuz da yaşanan felaketten sonra, Türkiye’de felakete engel olmuş olan gücün demokrasi olduğu gerçeği ile 15 Temmuz’dan beri çok yüksek sesle Türkiye’de demokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini, bunun parlamentodan yapılması ve hukuk’un ayaklar altına alınmaması talebimizi kuvvetle ifade ettik. Maalesef OHAL’ler ile OHAL’lerin sürekli uzatılmasıyla, Türkiye’de hiç ihtiyaç duyulmayan bir sistem tartışmasının sürekli gündemde tutulmasıyla, bizim için özellikle Uşak gibi emek yoğunlu üretim yapan bölgeler için çok önem teşkil AB ilişkileri zedeleyici bir tutumla Türkiye’de ciddi bir güven erozyonu yaratıldı. Türk lirası son dönemde çok büyük bir değer kaybı yaşadı. Türk lirasının değer kaybının küresel olmadığı, bu sorunun Türkiye kaynaklı olduğu görülmektedir”
“Ekonomi de ki çözüm, maalesef ekonomi politikaları ile halledilebilir durumdan çıkarak, siyasetin önce hukuku sağlayacak ve siyasi gerginliği ortadan kaldıracak bir adım atması gerektiğini ortaya çıkardı. Biz ekonomi politikası konuşacaksak yeniden önce OHAL’in kalkması gerekiyor. Önce başkanlık tartışması bitmesi gerekiyor. Önce Türkiye’de hukuk’un inşa edilmesi gerekiyor. Önce AB kavga eden değil, Türkiye’yi bütün dünya ile entegre eden, gücünü gösterebileceği bir dış politika zeminin sağlanması gerekiyor. Bunlar olmadığı zaman Türk Lirası kuruş kuruş eriyor. Bunlar olmadığı zaman esnafta sanayicide ticaret erbabı da sıkıntı yaşıyor. Onların bütün sıkıntısı da Mali Müşavirler Odasına doğrudan Mali tablolar da ki bilançolarda ki bozulmalar yoluyla somut bir biçimde yansımış oluyor. Bu siyasi gerginlik ortadan kaldırıldığı takdirde, hangi ekonomik politikanın uygulanması gerektiği konusunda Cumhuriyet Halk Partisi hazır. Yol haritamız belli. Reçetemiz açık.”
“Türkiye’nin pozitif bir siyasete ihtiyacı var. Muhalefeti de içine katan gerçek demokrasiyi yaşatan bir siyasete ihtiyacı var. Biz 15 Temmuz felaketinden sonra biz hızla Cumhuriyet Halk Partisi olarak 6 maddeli bir ekonomi paketi açıkladık. Hükümete açık bir çağrı da bulunduk. Dedik ki bugünleri öngörerek, ekonominin bir sıkıntı yaşamaması için, Türkiye’de demokratikleşmeyi gelin ekonomiden başlatın dedik. Geçtiğimiz pazartesi hükümete açık bir çağrı yaptım. Dedim ki, Türkiye çok büyük bir ekonomik krizin eşiğinde duruyor. Bu krizin sorumlusu OHAL’dir. Bu krizin sorumlusu KHK’lardır. Bu krizin sorumlusu Türkiye’de sistem tartışması açanlardır. Bu krizin sorumlusu AB ile ilişkileri gerenlerdir. Bu siyaseti değiştirmezseniz Türkiye’de büyük bir krize doğru gidiyor. Değiştirin ki, Türk Lirası 3,47 olmasın, 3,57 olmasın, daha yüksek bir değer kaybı yaşanır endişesi olmasın dedik. Bu çağrıyı bir kez daha yineliyorum. Eşiğinde durduğumuz bu krizin bütün yükümlülüğünü Merkez Bankasının omuzuna yükleyemezsiniz. Merkez Bankasının çözebileceği bir kriz değil bu. Eğer siz kendi üzerinizde ki sorumluluğu Merkez bankasının üstüne atarsanız iktidar olarak, yarına Türkiye’de Merkez Bankası olmayacak biçimde kurumları ortadan kaldırmış olursunuz. Bu devleti yıkmaya sizin hakkınız yok. Bu çağrıyı bir kez daha yapıyorum.”
Resmi İlanlar
Uşak