CENGİZ ADAY ADAYI OLDU
CENGİZ ADAY ADAYI OLDU
Yayınlanma:
Cumhuriyet Halk Partisi Uşak Milletvekilliği aday adaylığı sürecinde adaylar tek, tek adaylığını açıklarken Adnan Cengiz’de aday olduğunu parti binasında yapılan toplantı ile açıkladı.
Cumhuriyet Halk Partisi Uşak Milletvekilliği aday adaylığı sürecinde adaylar tek, tek adaylığını açıklarken Adnan Cengiz’de aday olduğunu parti binasında yapılan toplantı ile açıkladı.
Sevgiyi, kardeşliği, umudu ve onurlu mücadelemizi paylaşmak için aday olduğunu açıklayan Adnan Cengiz, ”Sizlerin aş, iş ve gelecek güvencenizin oluşmasına katkı sağlamak için vekiliniz olmaya adayım. Bu görevi, cumhuriyetimizin ve çağdaş yaşamın tek güvencesi olan Cumhuriyet Halk Partisi saflarında yapmakla da ayrıca mutluluk duymaktayım.
Ailemin köylü, toprağına, geleneklerine bağlı, ATATÜRK’e yürekten inanmış olması bende en büyük etkiyi yaratmıştır. Gözlemlerim ve öğrendiklerimin senteziyle düşünce yapım oluşmuştur. Çıkar uşaklığının göz kamaştırıcı parıltılarının altından sırıtan çarpıklığı, satılmışlığı ve toplumdan kopukluğu gözlemlemem de sosyal demokrat çizgide bu günlere gelmeme yetmiştir. Ailemde ve çevremde Atatürk’e inanmışların çok oluşu, dedemin ömrünü değişik cephelerde vatan ve ulus için çarpışarak geçirmiş olmasına karşın, çileyi, sıkıntıyı doğal karşılaması bende yaşam felsefemi oluşturma ve kişiliğimi toplum yararına geliştirme olanağı vermiştir.Yaşam felsefem ve inancım, bireysel olarak köşe dönmek olmayıp, toplumsal refahın içindeki yeri ve payı almak olmuştur. Aynı çizgiyi ve yaşam biçimini çocuklarıma, yakınlarıma ve öğrencilerime bir bayrak gibi bırakabilmek inancı ve uğraşı içindeyim. Ömründe hiç karnı doymadığı ayağı çarık, sırtı ceket görmediği halde; inançlarını satmanın bedeli olarak bunlara kavuşan insanların çoğunluk olduğu bir toplumda; bu inançtan dönmeme özelliğini oğluna devretmiş bir dedenin aynı özellikleri oğlundan alan bir kişiyim. Mustafa Kemal Atatürk inancıyla yetişmiş ve bu inancı bayrak gibi taşıyan bir kişiyim. Çapa, kürek ve yaba sapında nasırlaşan ellerim köyden gidince pamuk el olmadı. Açken ışık bildiklerim öğrendikçe güneşim oldu” dedi.
CHP ÜLKENİN GÜNEŞİ OLDU
Dogmatik, ideolojik doktrinler birer birer yıkılırken, Atatürk daha da güçlendiğini söyleyen Cengiz, “Güneş öldü diyenlerin; gaflet, dalalet ve hıyanetleri gün gibi açığa çıktı. Biz, güneşten ışık alan yıldızlar güneş olduk.
Bu nedenle, sizlerden aldığım güçle, sizlere ve ülkeme yaraşır hizmet verme onur ve isteğini yürekten duyuyorum. İçinde bulunduğumuz dönemde; ülke bütünlüğümüz tehlikeye düşürülmüş, insan hak ve özgürlükleri darbe dönemlerinde bile bu kadar baskı altına alınmamıştır. Bu dönemde, asker, savcı, gazeteci, iş adamı ayrımı gözetilmeksizin Akp’ye karşı kim varsa bir biçimde baskı altına alınmıştır. Basın tamamen susturulmuş, susmayanlar sudan gerekçelerle suçlanarak tutuklanmışlardır. Böylece tüm basına gözdağı verilmiş, sadece yandaş basın her olayı hükümet yararına yorumlayarak, AKP’nin borazanı olmaya devam etmektedir. İşsizlik, milyonlarla ifade edilir hale gelmiştir. Bunun en somut kanıtı 2010 yılında yapılan KPSS’ye İkibuçukMilyon dolayında gencimizin katılmasıdır. İşsizlik tabi ki bu kadarla sınırlı değildir. Akp’nin istatistiklerine göre ev hanımlığı bir meslek kabul edilmiş ve ev hanımları işsiz sayılmamıştır. Milyonlarca gencimiz en üretken çağında ana-babalarının ellerine bakar hale getirilmiştir. İşçilerimizin durumu da içler acısıdır. İşçilerimiz, iş güvenliğinden yoksun, sosyal güvenceden yoksun, her an işini kaybetme korkusuyla, asgari ücretin bile altında bir paraya çalışmakta ve bu duruma şükreder hale getirilmiştir. Çiftçilerimiz, aileleriyle birlikte çalışmalarına rağmen artan akaryakıt, gübre, tohumluk, elektrik vb. fiyatlarla başa çıkamamaktadır. Girdi fiyatları sürekli artarken ürün fiyatları ya yerinde saymış, ya da geriye gitmiştir. Hayvancılıkla uğraşanların durumu da içaçıcı değildir. İthal canlı hayvan ve ithal et, besicilik yapan yurttaşlarımızı perişan etmiştir. Köylerimizde edindiğim izlenimlere göre bir çok köylümüz evini, tarlalarını, traktörlerini ipotek ederek bankalara borçlanmıştır. Ancak, borçlarını ödeyemeyip icralık duruma düşenlerin çokluğu beni derinden sarstı. Emeklilerimizin durumu çok daha kötü. 6 ayda bir maaşlarına bir öğünlük yemek parası kadar artış sağlanan emeklilerimiz çok zor şartlarda yaşamaya çalışırken, tüm gençliğini, geleceğinin umudu olarak gördüğü çocuklarına harcamış ancak, işsiz kalan çocuklarına ve torunlarına da yaşlılıklarında da bakmak zorunda bırakılmıştır. Memurlarımızsa, bir yandan hükümetin ağır baskılarına direnmeye çalışırken, diğer yandan yıllık % 4’lük ücret artışıyla yaşamaya çalışmaktadır. İşçide yok, köylüde yok, emeklide yok, memurda yoksa küçük esnaf ve sanatkarlarımızda nasıl olacak? Kronikleşen ekonomik kriz nedeniyle esnafımız ciddi bir sıkıntı yaşamaktadır. Geçmişte, işyeri olmaya uygun yerler belli bir hava parasıyla devredilirken günümüzde sahibinden kiralık işyerleri göze çarpmaktadır. Bu durum, esnaf ve tüccarın ticaretten vazgeçtiğini gözler önüne sermektedir. Bir çok küçük atölye sahibi işyerini kapatmakta, makinelerini hurdacılara satmaktadır. Akp iktidarı toplumu aç, sefil ve cahil bırakarak köleleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu politikanın doğal sonucu da bir torba kömüre, bir paket makarnaya şükredecek ve istediklerinde kendilerine oy verecek bir sadaka toplumu yaratmak olmuştur. Toplum bu durumdayken başbakanın mal varlığı 6 yılda tam 355 kat artmıştır. Yandaşlarının çıkarları için bir gecelik kanunlar çıkarılmıştır. Eski maliye bakanı Kemal Unakıtan’ın oğlu bir gecede milyonlarca ton mısır ithalatını bu yasalardan yararlanak yapmıştır. Akp döneminde mucizeler yaşanmaktadır. 80 yılda Türkiye’nin toplam borç stoku 242 Milyar TL iken, 2003-2010 arasındaki 8 yıllık dönemde yeni borçlanılan miktar 217 Milyar TL olmuştur. Yani Akp iktidarı 80 yılda birikin borç kadar 8 yılda borç yapmıştır. Akp’nin bir başka mucizesi 2002 yılında vatandaşların bankalara olan toplum borcu 6,5 Milyar TL iken, 2010 yılında bu miktar 170 Milyar TL’ye ulaşmıştır. Akp iktidarında ülkemizin en büyük kuruluşları (Pektim, Telekom, Tekel vb.) özelleştirilmiş, özelleştirmelerden 35 Milyar $ kaynak yaratılmış bu kaynaktan ne işçiye, ne köylüye, ne emekliye ne memura ne de küçük esnafa bir pay düşmemiştir.
Ekonomik anlamda yaşanan tüm sıkıntılar bir yana, ülkemizin bütünlüğü, cumhuriyet döneminde elde ettiğimiz kazanımlar ciddi bir tehdit altındadır”dedi.