BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ, ADLİYE ÖNÜNE SİYAH ÇELENK BIRAKTI

BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ, ADLİYE ÖNÜNE SİYAH ÇELENK BIRAKTI
BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ, ADLİYE ÖNÜNE SİYAH ÇELENK BIRAKTI
Büyük Birlik Partisi (BBP) Uşak İl Teşkilatı ve Alperen Ocakları Uşak Şube Başkanlığı, Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada mahkemenin takipsizlik kararı vermesine tepki gösterdi.

BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada mahkemenin takipsizlik kararı vermesine tepki gösteren BBP İl Başkanlığı ve Alperen Ocakları Uşak Şube Başkanlığı, adliye önünde siyah çelenk bıraktı.

Adliye önünde basın mensuplarına sert açıklamalarda bulunan Büyük Birlik Partisi (BBP) Uşak İl Başkanı Bekir Alperen, “Maalesef terör hadiselerinin yaşandığı bu günlerde, Büyük Birlik Camiası olarak bizim acımız ikiye katlanmış durumdadır” dedi.

Alperen açıklamasına şöyle devam etti;

“Malumunuz, 25 Mart 2009’da, Çağlayancerit’ten bindikleri helikopterin kırıma uğratılması sonucu Muhsin Başkanımız ve arkadaşlarımız KEŞ DAĞLARINDA şehit olmuşlardı. İki gün öncesi itibariyle; yürüttüğümüz hukuki süreçle alakalı karar maalesef takipsizlikle neticelendirilmiştir.
“Hatırlarsınız. Bu elim olay taa en başından itibaren sert hava şartları ve pilotaj hatası kaynaklı basit bir havacılık kazası gibi kamuoyuna takdim edilmişti… Hatta bu istikamette daha sonra uyduruk olduğunu ispatladığımız kaza kırım raporları hazırlanmıştı… Tıpkı şimdi verilen takipsizlik kararındaki hükmün gerekçesinde olduğu gibi… Lakin ilerleyen zamanlarda ‘derin kuşku’ oluşturan bilgiler peyderpey dava dosyasına sokularak kusur, ihmal ve kasıtlar peş peşe ortaya çıkarılmaya başlandı. Helikopterin ne şekilde kırıma uğradığı, sonrasında oluşturulan bilgi kirlilikleri, müthiş teknolojik imkânlara rağmen enkaza ulaşılamaması(!), rezil bir şekilde yürütülen arama kurtarma safhasının aslında ‘örgütlü’ bir “AramaMA- KurtarmaMA” süreci olduğu, ulaşılamayan olay yerine aslında olayın hemen akabinde ulaşıldığı gibi nice gerçek; istihbari, inzibati, teknik bilgiler ışığında yüzlerce bilgi ve deliller dava dosyasına girdi. İşte ne olduysa bundan sonra oldu! Dava sürecine ve davayı takip eden yürüten kişilere müdahaleler iyice arttı.”

“Netice itibariyle Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının şehadetiyle sonuçlanan olayın suikast ve sabotaj olduğu yönündeki ‘kuvvetli şüpheler’in üzeri karartılarak ve ‘şüpheliler’ AKlanarak dava dosyası hakkında takipsizlik kararı verildi. İtirazımızı yapacağız. Ve inanıyoruz ki yanlış hesap Bağdat’tan dönecektir. Biz inanıyoruz ki hala bu ülkede vicdanı ile karar verecek hâkimler vardır. İşte bu dava; siyasallaşan ve milletimizin geneline yakınının güvenini kaybettiği bir hukuk mekanizmasının kurbanı olmuştur. Bugün suyun başını tutanlar, ‘eden bulur’ ilkesi mucibince bize yaşattıklarını er yada geç yaşayacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Şu anda mevcut iktidar sahipleri, her şeyi ilelebet elinde tutacaklarını sanıyorlar. Vakti gelince ‘adaletin ve hukukun bir gün herkese lazım olacağı’ gerçeğiyle mutlaka yüzleşeceklerdir. Ama bunların mutlak yargı günü olan Ahiretteki yüzleşmeleri; hele hele Şehit Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarımızla olacak olan yüzleşmeleri hayli çetin olacaktır! Bu dosya aziz milletimizi mahşeri vicdanında hala açıktır.

“Bu dosyayı kapattıklarını zannedenler şunu unutmasın: Muhsin Yazıcıoğlu’nun gölgesi uzun süre bu topraklarda dolaşacaktır! Fırtına öncesi sessizlik yaşanıyor bu gün! Zamanı gelince bu sürecin adil bir şekilde yürütüleceğinden kimsenin kuşkusu olmasın!Sizler hangi kararı alırsanız alın, bizler; onun fikirlerini, düşüncesini, siyasi misyonunu hareketini yaşatmaya ve sürdürmeye devam edeceğiz. Buradan bu davaya takipsizlik kararı verenlere, dosyanın üzerine beton dökmeye çalışanlara en gür seda ile sesleniyorum, Yiğitler Bir Gün Ölür; Korkaklar Her Gün Ölür!”