BELEDİYE MECLİSİ’NDE “ALLAHSIZ APO TARTIŞMASI”
BELEDİYE MECLİSİ’NDE “ALLAHSIZ APO TARTIŞMASI”
Yayınlanma:
Uşak Belediye Meclisi’nin dünkü toplantısında gerginlik yaşandı.Belediye Faaliyet Raporu hakkında söz alan MHP’li üye Orhan Tamer’in,Ak Parti ve Öcalan hakkındaki konuşmaları mecliste oldukça yankı buldu.
Uşak Belediye Meclisi’nin dünkü toplantısında gerginlik yaşandı.Belediye Faaliyet Raporu hakkında söz alan MHP’li üye Orhan Tamer’in,Ak Parti ve Öcalan hakkındaki konuşmaları mecliste oldukça yankı buldu.Ak partili üyeler salonu terk ettiler.Uşak Belediye Başkanı Ali Erdoğan başkanlığında toplanan Belediye Meclisi,Faaliyet Raporu’nun okunması ve oylanması sırasında oldukça gergin sahnelere neden oldu.1.Başkan Vekili Emel Taylan başkanlığındaki Faaliyet Raporu hakkında ilk sözü Belediye Başkanı Ali Erdoğan aldı ve 2009 yılından itibaren yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.Daha sonra AK Parti adına söz alan Nurullah Cahan ise,Uşak halkı adına yapılan hayırlı işlere destek verdiklerini kendilerine göre uygun olan projeleri de desteklediklerini söyledi.CHP’li Ramazan Karahan ise,Uşak Belediye bütçesinin daha da güçlü olması gerektiğinin altını çizdi ve siyasi çıkarlar için işçi alımlarının yapılmaması gerektiğini,kiralanan araç sayısının da gereğinden fazla olduğunu belirtti.Daha sonra söz alan MHP’li Orhan Tamer’in konuşması ise meclis toplantısına damgasını vurdu.Faaliyet Raporu’ndan ziyade İmralı süreci ile Nevruz kutlamaları hakkında sert eleştirilerde bulunan Orhan Tamer’in şu sözleri meclis salonunda bomba etkisi yarttı.” 21 Mart 2013 Diyarbakır’daki sözde Nevruz Kutlamaları adı altında devletimizin lojistik desteği ile Allahsız terör örgütü başının gıyabi mitingini gördük. Dikkat edilmesi gereken husus şanlı Türk Bayragını tahrik unsuru olarak görülüp meydanda kendine yer bulamayışıdır. Ayıp .25 Mart 2009 Cennet Mekan Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının şehit edilmesi. Önünde saygı ile eğiliyorum.Şahsında bu yolda şehit düşmüş bütün kardeşlerime rahmet diliyorum.Mart ayında İktidar Partisi Başbakanı ve Allahsız Terör Örgütü Lideri arasındaki müzakere sürecinin tam gaz devam ettiğini şahitlik ettik.Ve geçtiğimiz Mart ayında şeytan aleyhi laneninde mesaide olduğunu, yani İktidar Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ile müzakere halinde olduğunu esefle takip ettik. Ve dahi geçtiğimiz Mart Ayı içinde müslüman Türklüğe ve milliyetçiliğine dair hayasız bir sürü saldırı ve hakaretlerin devamını üzülerek izledik.Bu konuşmaların yapıldığı sırada Ak partili meclis üyelerinin salonu terk ettikleri gözlenirken,MHP’li meclis üyesi Orhan Tamer konuşmasının son bölümünde ise,şunları söyledi:” 2012 yılı Uşak Belediyesi faaliyet raporuna gelince ; Mustafa kemal Atatürk ‘’ söz konusu vatansa gerisi teferruattır’’ der. Dolayısıyla bugün söz konusu vatandır, faaliyet raporu teferruat bile değildir. Saygılarımla.”
FAALİYET RAPORU KABUL EDİLDİ
MHP’li Orhan Tamer'in konuşmasından sonra yapılan oylamada ise,2012 Faaliyet Raporu kabul edildi.Oylamaya MHP Grubu 11 red oyu verirken,CHP çekimser oy kullandı.Bağımsızlar 5 kişiyle kabul,AK Parti de 11 kişiyle çekimser oy kullanınca,oy tablosuna göre 2012 yılı faaliyet raporu kabul edilmiş oldu.
MHP’Lİ ORHAN TAMER’İN KONUŞMA METNİ ŞÖYLE;
-Sayın Başkan
-Değerli Meclis Üyeleri
-Değerli Hazirun
-Basının Güzide Temsilcileri
Milliyetçi Hareket Partisi adına gündeme ilişkin görüşlerimizi açıklamak için söz almış bulunmaktayım. hepinizi saygı ile selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar sözlerime başlamadan önce geçtiğimiz mart ayı içinde tarihte önemli gördüğüm birkaç konuyu hatırlatmak isterim.
1-12 Mart 1921 İstiklal Marşının Kabulu (M.Akif Ersoy) iyi bir müslüman ve türk milliyetçisi idi. Allah rahmet etsin. Bugünle ilgili AKM’de belediyenin düzenlediği etkinlikten dolayı sayın başkan ve mesai arkadaşlarına teşekkür ederim.
2- 18 Mart Çanakkale Zaferi (emeği geçenlere teşekkür ve çanakkale şehitlerinin huzurunda müzakere için başbakanın dua istemesi)
3- 20 MART 2013 Irak’ın kuzeyinde İktidar Partisi şeref misafirinin (Barzaninin) Nevruz etkinliği sırasında Irak Merkezi Yönetimi ile bizim yönetim sorunumuz yoktur. Sınır sorunumuz vardır demek sureti ile bir nevi Güney Kürdistan’ı ilan etmesi
4- 21 Mart 2013 Diyarbakır’daki sözde Nevruz Kutlamaları adı altında devletimizin lojistik desteği ile Allahsız terör örgütü başının gıyabi mitingini gördük. Dikkat edilmesi gereken husus şanlı Türk Bayragını tahrik unsuru olarak görülüp meydanda kendine yer bulamayışıdır. Ayıp
5- 25 Mart 2009 Cennet Mekan Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının şehit edilmesi. Önünde saygı ile eğiliyorum.
Şahsında bu yolda şehit düşmüş bütün kardeşlerime rahmet diliyorum.
6-Mart ayında İktidar Partisi Başbakanı ve Allahsız Terör Örgütü Lideri arasındaki müzakere sürecinin tam gaz devam ettiğini şahitlik ettik
7- Ve geçtiğimiz Mart ayında şeytan aleyhi laneninde mesaide olduğunu, yani İktidar Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ile müzakere halinde olduğunu esefle takip ettik.
8- Ve dahi geçtiğimiz Mart Ayı içinde müslüman Türklüğe ve milliyetçiliğine dair hayasız bir sürü saldırı ve hakaretlerin devamını üzülerek izledik.
Değerli arkadaşlar mensubu olmaktan gurur duyduğum Müslüman Türklüğün son dönemde uğramış olduğu hakaret ve aşağılama saldırıları karşısında 2012 yılı Uşak Belediyesi faaliyet raporu ile direkt bağlantılı olduğunu düşündüğüm bir tespit yapmak zorunluluğunu hissettim bunu sizinle paylaşmanın doğru olacağını düşündüm.
Zamanı ihtisatlı kullanma adına biraz hızlı geçerek sizleri sıkmamaya çalışacağım.
Değerli arkadaşlarım
Aslında bütün hikaye 1071 de Malazgirt Ovasında başlıyor Anadolu topraklarının Müslüman Türklükle tanışması bu yıl olmuş akabinde Müslüman Türklüğün Hristiyan haçlı zihniyeti ile yüzyıllar boyu sürecek amansız mücadelesi de burada başlamıştır.
Selçuklular , Osmanlılar derken Türkiye Cumhuriyeti ve nihayet Türk Misak-I Millisi.
Bu zaman süresince Müslüman Türklük zaman zaman şimdiki sınırlarını fersah fersah aşarak bazen viyana kapılarında bazen Afrika kıtasında ve bazen de kutsal topraklarda İslam için, Allah için hizmet maksatlı boy göstermiştir.
Tabi bütün bunlar olurken Hristiyan Emparyel güçlerde boş durmamışlar geleneksel haçlı seferlerine Müslüman Türklük üzerinden devam etmişlerdir.
Zamanın imkan verdiği ölçülerde bazen kılıç kalkanla savaş meydanlarına çıkmışlar, bazen devrin ileri teknoloji silahlarıyla donatılmış savaş gemileri ile Çanakkale inlerine gelmişler, devamında en son metot olarak yine silahlı güçleriyle İzmir sahillerinde görülmüşlerdir.
Her seferinde kimi zaman savaş meydanlarında, kimi zaman Çanakkale önlerinde. Kimi zamanda İzmir sularında leşlerini bile balıklara bırakarak mağlup olmuşlardır.
Buraya kadar tamam.
Ancak son dönemde bu işi artık silahlı güçleriyle başaramayacağını anlayan haçlı zihniyeti ki bunların başı Vatikan papalığıdır. Kimi imamların İslamın var oluş felsefesine aykırı bir şekilde dinler arası diyalog adı altında diz kırıp ziyaret ettiklerini de biliyoruz.
Amaç ve metotlarında revizyona giderek sağ – sol, Alevi-Sünni, Laik-Antilaik gibi şeytanı fitneleri ile Müslüman Türklükle olan hesaplaşmasını son yurdu olan Anadolu topraklarında devam ettire gelmiştir.
Her nasılsa son dönemde bu fitnelerinde sonuç vermediğini gören haçlı zihniyeti son kertede etnik kök farklılıklarımızı kullanarak bizi ayrıştırmak milli manevi değerlerimi itibarsızlaştırmak geçmişimizi kötülemek ve dolayısıyla neredeyse Müslüman Türklüğümüzden utandıracak noktaya getirmek sureti ile hem Ortadoğu üzerinde ki projelerini gerçekleştirmek ( buna kısaca BOP diyoruz) hem de geçmişin intikamını almak için faaliyettedir.
ALLAHSIZ APO ”36 ETNİK KÖKEN VAR DİYOR”
Etnik farklılıklarımızın; geldiğimiz nokta itibarı ile bir el bombası olduğunu düşünürsek bunun pimini 2002 yılında sıfır noktasına gelen terör örgütünün başı on binlerin katili, kınalı alilerin, Mehmetlerin hatta kundaktaki bebeklerin kanı ellerinde duran Allahsız Apo ‘’ bu ülkede 36 etnik köken vardır’’ diyerek çekti.
Ne ilginçtir ki 2002 yılında sıfır noktasındaki terör örgütü 2013 yılında 21 Mart Diyarbakır’ın da hem bayrak salladı hem katil başkanlarının manifestoları ile gıyabi miting yaptı. Burada dikkat edilmesi gereken ayrıntı meydanda bir tane bile Türk bayrağının olmayışı değil aslında, Türk bayrağının epey zamandır tahrik unsuru sayılmasıdır.2002 yılından bu yana iktidar sahiplerinin ülkeyi getirdikleri nokta son derece açıktır .Yeni anayasanın, misak-ı millinin ve hatta ülkenin yönetim biçiminin bile pazarlık masalarında meze yapıldığı, terör örgütü mensuplarının sözüm ona silahlarını gömerek adeta zafer kazanmışçasına sınır dışına lütfettikleri örgüt mensuplarının kuzey ıraktaki hamisi evcil olmayan hayvanların Akp kongrelerinde şeref misafiri olarak konuşturuldukları, dinsiz ,imansız,allahsız terör örgütünün allahsız liderinin Nobel Adayı, barış elçisi ilan edildiği başbakan yardımcılarının şeytanla bile konuşabileceğini itiraf ettiği ve nihayet peygamber a.s nin bile hadislerinde kutsadığı Müslümanlık Türklüğün başbakan tarafından ayaklar altına alındığı bir Türkiye Cumhuriyetinde yaşıyoruz.
Tamamıyla haçlı organizasyonunun ürünü olan bu günkü Türkiye Cumhuriyetinin iktidar sahipleri peygamber efendimizin şu hadisinde mucizevi bir şekilde tarif edilmekte: buyuruyorlar ki ‘’ ahir zamanda şeytan karşınıza yeşil cübbe ve sarıkla çıkabilir’’ düşündürücü değil mi?
Değerli arkadaşlarım
Bütün bu ahval ve şerait içinde dahi vazifemizin Kuva-İ Milliye ruhu ile partiler üstü bir anlayış ile bir beraber olmak olduğunu düşünüyorum.Gelin hep birlikte şu haçlı oyununu boşa çıkaralım.
Bir Allah dostunun tavsiyesidir. Zümer Suresi 3.ayetinde Allah c.c şöyle buyuruyor… dikkat et, Hâlis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: onlara, bizi sadece Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez.’’
O halde iki yüzü internetlerde dolaşan başbakanınıza artık yeter değiniz ve hemen şu andan itibaren taşeron Akp den istifa ediniz. İstifa ediniz ki bu millet sizi saygıyla ansın. Aksi halde Allah şahit olsun, melekleri şahit olsun, bütün şehitler şahit olsun ki bir gün bu millet uyanır ve bütün bunların hesabını Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde verirsiniz. Daha önemlisi ebedi alemde Allahın huzurunda verirsiniz.
2012 yılı Uşak Belediyesi faaliyet raporuna gelince ;
Mustafa Kemal Atatürk ‘’ söz konusu vatansa gerisi teferruattır’’ der. Dolayısıyla bugün söz konusu vatandır, faaliyet raporu teferruat bile değildir. Saygılarımla.”