BARO BAŞKANLARI MUHALEFET PARTİSİ SÖZCÜSÜ GİBİ DAVRANIYOR

BARO BAŞKANLARI MUHALEFET PARTİSİ SÖZCÜSÜ GİBİ DAVRANIYOR
BARO BAŞKANLARI MUHALEFET PARTİSİ SÖZCÜSÜ GİBİ DAVRANIYOR
Uşak Barosuna bağlı bir grup avukat son günlerde tartışmalara yol açan yargı reformu ile ilgili Uşak Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. YARGI REFORMUNU DESTEKLİYORUZ Uşak Barosuna bağlı bir grup avukat son günlerde tartışmalara yol açan yargı reformu ile ilgili Uşak Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını okuyan Uşak Barosuna bağlı Avukat Çetin Altınbilek Yargı reformunu desteklediklerini ifade ederek, “Son günlerde Yargı Reformuyla ilgili tartışmalar hız kazanmış bulunmaktadır. Aslında bu konunun kamu oyu önünde tartışılması çok faydalıdır. Çünkü milyonlarca insanı etkileyen yargı mekanizmasındaki değişiklikleri vatandaşlarımızın öğrenmeye hakkı vardır. Ancak yirmidört Baro Başkanının yapmış olduğu açıklama ile vatandaşlarımız yanlış yönlendirilmekte ve yanlış bilgilendirilmektedir.Yirmi dört baro başkanının yapmış olduğu açıklamada ileri sürülenlerin hiçbiri ne sorunu tespit etmekte ne de çözümü işaret etmektedir. Şunu da özellikle belirtmek isteriz ki açıklamayı yapan yirmidört baro başkanından biri olan Uşak barosu başkanının bu açıklamadaki imzası SADECE KENDİSİNİ bağlamaktadır. Bu görüş baromuzun tüm üyelerinin ortak görüşü olmadığı gibi Uşak Barosu Yönetim Kurulunun görüşü dahi değildir” dedi. BARO BAŞKANLARI MUHALEFET PARTİSİ SÖZCÜSÜ GİBİ DAVRANIYOR Baro Başkanlarının muhalefet Partisi sözcüsü gibi davrandığının altını çizen Çetin Altınbilek, “Muhalefet partisi sözcüsü gibi davranan söz konusu baro başkanları siyasi söylemlerle vatandaşların kafasını karıştırmaya çalışmaktadır. Yirmdört baro başkanının ortak görüşüne karşı ülkemizde otuzyedi baro başkanı da yargı reformuna destek veren kendi görüşlerini kamu oyuna duyurmuşlardır. Halbuki sorunun tespiti ve çözümü son derece basittir. Sorun, Yargıtay'da biriken 1 milyon 700 bin civarında dosya ve bu dosyalarda hakkını bekleyen milyonlarca insan; çözüm ise bu mekanizmayı hızlandırmak için Yargıtay'daki daire ve toplam üye sayısını artırmaktır. Temyiz aşamasında takılıp kalmış bu dosyalarda, milyonlarca insan hakkına kavuşmayı beklemektedir. Yine milyonlarca insan ise haksız olduğu için değil, zamanaşımı yüzünden haklarını kaybetmektedir. Asıl sorun budur. Yirmidört baro başkanının ileri sürdüğü çekincelerin hiçbiri bu asıl sorunun çözümünün önünde mani değildir. Çünkü bu çekincelerin hiçbiri somut ve inandırıcı değildir. Özellikle Yargıtay'da bekleyen dava dosyalarının akıbeti sürekli olarak avukatlara sorulmakta; hatta vatandaşlarca davaların sürüncemede kalmasına neden olarak avukatlar gösterilmektedir. Bu uygulama vatandaşlar ile biz avukatları karşı karşıya bırakmıştır. Bu statükocu anlayış ve önyargılar, vatandaşın bu sorununun çözümünde engel teşkil etmektedir. Ülkemiz, yüksek mahkemelerde bekleyen dosya dağını aşarak adaleti zamanında tesis etmek için bu yargı reformuna şiddetle ihtiyaç duymaktadır. Geciken adalet, adalet değildir” dedi.