AVRUPANIN EN İYİ BÖLGESİ HALİNE GELECEĞİZ
AVRUPANIN EN İYİ BÖLGESİ HALİNE GELECEĞİZ
Yayınlanma:
Uşak Deri Sanayicileri Derneği Başkanı Akif Küplemez son yıllarda deri sektöründe özellikle iç piyasada önemli bir hareketlenme olduğunu bu hareketlenmenin Uşak’taki deri sektörünü geliştireceğini söyledi.
Uşak Deri Sanayicileri Derneği Başkanı Akif Küplemez son yıllarda deri sektöründe özellikle iç piyasada önemli bir hareketlenme olduğunu bu hareketlenmenin Uşak’taki deri sektörünü geliştireceğini söyledi.
Piyasada fiyat dengesinin oluştuğunu vurgulayan Akif Küplemez, “Uşak’taki deri sektörünün 2001 öncesi ve 2001 sonrası olarak değerlendirebiliriz. 2001 öncesi milattan önce, 2001 sonrası ise milattan sonra olarak nitelendirebiliriz. 2001 öncesi deri üreten üreticiler hiçbir Ar - Ge araştırması yapmadan hiçbir gelişimde bulunmadan piyasayı elinde tutmuş. Tabiî ki kötü ürünler de dış piyasaya sürülmüş. O zamana kadar üretimden değil develasyondan ve yüksek enflasyondan kazanılmış. Ancak 2001 sonrası tamamen her şey değişti. Bu yüzden bizim için bu döneme milattan sonra diyoruz. Şu anda kaliteli ürün ve kaliteli üretim var.
DOĞRU FİYATLANMA İÇ PİYASAYI HAREKETLENDİRDİ
Son 3 yılda doğru fiyatlanma ile iç piyasadaki hareketlenmenin deri sanayicilerinin umudu olduğunu kaydeden Küplemez, “ Bizim için iç piyasa çok önemli. İç piyasadaki hareketlenme tabiî ki bizi önemli derecede sevindiriyor. Ancak iç ve dış piyasadaki dengeyi iyi korumamız gerekmektedir. Artık hiçbir piyasadan vazgeçmek gibi bir lüksümüz yok. Ne 70 milyonluk bir ülke olan iç piyasamızı ne de ülke dışındaki piyasadan vazgeçmeyeceğiz. İki piyasayı da dengeli bir şekilde kontrol ve korumak önemli önceliklerimizdendir. Ukrayna, Rusya, Kazakistan, Ortadoğu ve Asya bizim pazarımız haline geldi. Buralardan da önemli deri talepleri var. Artık kaliteyi yakaladık diyebilirim” dedi.
DERİ SEKÖTÜRÜ 160 MİLYAR DOLARLIK BİR HACİM
Dünya deri ticaretinin yılda 160,170 milyar doları bulduğunu vurgulayan Uşak Deri Sanayicileri Derneği Başkanı Akif Küplemez, “Dünya deri ticaretinin yıllık hacmi tabiî ki bunun içinde bavul ticareti de dâhil,resmi olmayan rakamlara göre yaklaşık 160 – 170 milyar dolar civarında. Bu rakamların en büyük hacmi 60 – 70 milyar dolarla uzak doğu alıyor. Türkiye’de bu rakam ise yaklaşık 3 milyar dolarlar seviyesinde. Türkiye’de Uşak ise 150 milyon dolar civarında. Bu rakamların Türkiye’de ve Uşak’da çok daha fazla artması gerekmektedir” dedi.
TÜRKİYE DERİ TİCARETİ MERKEZİ OLACAK
Uzun vadede Türkiye’nin Dünya deri ticaretinin merkezi haline gelebilecek konumda olduğunu vurgulayan Küplemez, “Türkiye’nin deri ticaretinde bir merkez haline geleceğini düşünüyorum. Çünkü deri sektöründe kalifiyeli eleman, gerekli altyapı bakımından diğer ülkeler arasında Türkiye en iyi konumdadır. Dünya deri sektörünün tek alternatifi Türkiye,Türkiye’nin tek alternatifi de Uşak olacaktır. Türkiye’de ise Uşak deri üretimi ve ticaretinde merkez haline gelebilecek durumdadır. Dünya deri sektörünün şu anda Uşak’da altyapısı hazır.Bir Organize Sanayi Bölgemiz var. En fazla 5 yıl içinde Uşak Karma Organize Sanayi Bölgesi, Avrupa’nın en önemli bölgelerinden biri haline gelecektir. Uluslar arası bir merkez olabilir diye de bir iddiada bulunuyorum”dedi.
UŞAK DERİDE CAZİBE MERKEZİ OLACAK
“Özellikle deri işlemesi büyük şehirlerin kabullenip yapabileceği gerekli altyapıyı sağlamaları mümkün değil”diyen Küplemez,Uşak’ın önümüzdeki süreçte deri konsunda tek cazibe merkezi olacağını da iddia ederek.”Uşak deri sektöründe Türkiye’de bulunmaz bir kumaş olarak görünecektir”dedi.Son aylarda deri sektöründe faaliyet gösteren firmaların Uşak’ı tercih ettiğini de vurgulayan Deri Sanayicileri Derneği Başkanı Akif Küplemez, “Son zamanlarda deri sektöründe faaliyet gösteren İtalyan ortaklı Arina, İstanbul merkezli Matraş, Çetinkaya, Odabaşı gibi firmalar yatırım için Uşak’ı tercih etti. Bu firmalar da yatırımını tamamlamasının ardından ciddi bir sektör gelişmesi yaşayacağız. Şu anda 80 civarında deri sektöründe faaliyet gösteren firma var. Bunların çoğu yabancı merkezli.Deri sektörünün tekrar canlanması ve eski günlerine dönebilmesi için birlikte hareket etmemiz gerekiyor.Maalesef deri sektöründe bu birlikteliği sağlayamadık. Özellikle hammadde alımında birliktelik sağlayabilirsek daha verimli çalışmamız sağlanacaktır. Artık 30-40 yıl öncesi gibi esnaf zihniyeti ile çalışılacak sektör olmaktan çıktı dericilik. Tamamen işadamı zihniyetinde, teknolojiyi takip eden ,gerekli kalifiyeli elemanı çalıştıran bir anlayış gelmeye başladı. Bu anlayış Uşak’ın önünü açacaktır” dedi.
KATMA DEĞER SAĞLAYAMIYORUZ,KONFEKSİYONA YÖNELMELİYİZ
Uşak’ın deri sektöründe hem var, hem de yok konumunda olduğunu vurgulayan Küplemez, “Maalesef deri sektöründe şu ana kadar katma değeri yüksek ana mamül üretemedik. Ara mal üretmek bizi piyasadaki konumumuzu hiçbir zaman yükseltmiyor. Tekstilde Uşak’ın battaniye de yaptığı gibi katma değeri yüksek marka ürün ortaya koymamız şarttır. Deri işlemenin yanında konfeksiyona yönelmemiz sektörün kurtuluşu olarak kabul edebiliriz. Maalesef katma değeri yüksel ana mamül üretemediğimiz sürece Uşak’ın deri sektöründeki adı hep 2. ya da 3. planda kalmaya mecbur kalacaktır” dedi.