ARAP BAHARI DEDİKLERİ

ARAP BAHARI DEDİKLERİ
ARAP BAHARI DEDİKLERİ
Halk kendini Arap zannediyor ama akademisyenler Biz Arap değil Berberiyiz diyor. Aralık ayının ilk haftasında Cezayir'e gittim. Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin nüfusu 35 milyon. Halk kendini Arap zannediyor ama akademisyenler "Biz Arap değil Berberiyiz" diyor. Cezayir toprak bakımından Afrika'nın en büyük ülkesi. Cezayir sözcüğü Arapça'da "adalar" anlamında imiş. Barbaros Hayrettin Paşa, İspanyolların baskılarından korumak için bu adaları birleştirmiş. Şimdi adalar, yarımada olmuş. Halk bize sempati ile myaklaşıyor. Türkiye deyince hemen Barbaros Hayrettin diyorlar, İbrahim Paşa diyorlar, Hasan Paşa diyorlar. Cezayir'de batı anlamında bir demokrasi yok. Halk devlet başkanını (tıpkı Suriye gibi) çok seviyor. Başkan yaşlı. Ölüverirse yerine kim geçecek belli değil. Varisi yokmuş. Ülke petrol yönünden çok zengin. İtalya'ya, Fransa'ya ve İspanya'ya Akdeniz'in altından doğal gaz pompalıyor. Petrol ve doğalgaz işletmeleri Fransa ve ABD'li şirketlerin elinde. İnşaat kısmının önemli bir bölümü Türklerde. Akdeniz kıyısında tarım var. Orta Afrika tarafı çöl, çölün altı petrol. Batılılar Cezayir yönetiminden memnun. Hükümet Cezayir'i açık Pazar olmaktan koruyor. Şöyle ki: Mamul ithal ürünlere %30, yarı mamul ithal ürünlere %15 gümrük vergisi uyguluyor. Şayet üretime yönelik yatırım yaparsan ve bu amaçla makine ve ham madde ithal edersen sıfır gümrük vergisi uyguluyor. Yerli sermayenin üretime geçmesi için pek çok teşvikler uyguluyor. Hükümet, halkının tüketim toplumu yerine üretip dışarı ürün satan bir toplum olması için gayret sarfediyor. Okullaşma oranı %80'lerde. Halk Arapça ve Fransızca konuşuyor. Kimse kimsenin ibadetine, inancına karışmıyor. Sokaklarda her türlü insan var. Bize göre geri, fakat bir kalkınma hamlesi içinde.Gelelim yazının başlığı Arap Baharına. Petrol ve doğalgaz yataklarını batının egemen güçleri işlettiği sürece ve yöneticiler halka yönelik hizmetleri devam ettiği sürece Cezayir'e Arap Baharı felaketi (Mısır hariç) gelmez.