AFFEDİLDİĞİ YERDE OLMAK
AFFEDİLDİĞİ YERDE OLMAK
Yayınlanma:
Okul yıllarımızın güler yüzlü,sevecen, hoşgörülü kırtasiyecisi Malkoç Dede,herkes tarafından sevilen bir insandı. Ağzından sözcükler değil sanki bal damlardı.
Geçtiğimiz hafta Uşak,bir büyük insanını daha kaybetti.Tanıyanların büyük bir sevgi ve hayırla andıkları Hilmi Malkoç Dede 93 yaşında hayata gözlerini yumdu.Ulucami’de kılınan cenaze namazından sonra da toprağa verildi.Allah kabrini cennet etsin.
Okul yıllarımızın güler yüzlü,sevecen, hoşgörülü kırtasiyecisi Malkoç Dede,herkes tarafından sevilen bir insandı. Ağzından sözcükler değil sanki bal damlardı.
Yaşamının son yıllarında bile beş vakit namazlarını kıldığı Çakaloz Camii’nden çıktıktan sonra yine kırtasiye dükkanına gider,çalışırdı.Aynı güler yüzlülüğünü,yaşamının son nefesine kadar sürdüren Malkoç Dede ,umarım,öbür dünyada da affedildiği yerdedir.
Yanlış anlaşılır diye ismini açıklamak istemediğim bir bürokrat, ‘Affedildiği Yerde Olmak ‘isimli kendi yazdığı bir şiiri okumuştu bana.Bir de anısını anlatmıştı.
Malkoç Dede’nin de bu şiirdeki gibi yaşadığını ve herkesin hayır dualarını alarak öbür dünyaya gittiğini, bu nedenle de affedildiği yerde olduğunu düşündüğüm için öyle söyledim.Keşke bizler de affedildiğimiz noktada olabilsek.
Kendisi Uşaklı olmamasına karşın,Malkoç Dede’yi yakından tanıyan bu saygın bürokrat bir de anısını paylaştı.Çakaloz Camii’nde kılınan bir vakit namazı sonrası,birlikte sohbet ederek yürüdüklerini ve Defterdarlık Binası arka sokağına geldiklerinde;’buyur yukarı çıkalım,bir kahve içelim’diyerek Malkoç Dede’yi kahve içmeye buyur ettiğini söyledi.Bu talebi kabul eden Malkoç Dede’nin,şimdiki Tiritoğlu Parkı’ndan Defterdarlık binası bitimine kadar olan bölümün eskiden mezar olduğunu bu nedenle de buradan geçemeyeceğini belirtip,ilerlemiş yaşına rağmen,üşenmeden parkın etrafından dolaştıktan sonra kahve içmeye geldiğini,ara yoldan geçmediğini anlatınca inanın gözlerim buğulandı.
Önceki gün gazetemiz yazarlarından,kültür ve sanat insanı Şener Öztop gazetemizde yazdığı köşe yazısının sonunda Hilmi Malkoç için;’ güler yüzlü, nüktedan, “bir gönül adamı”; çocukluğumda, gençliğimde, olgunluk dönemimde devamlı alışveriş yaptığım, sohbetinden her dem keyif aldığım, güzel insan, değerli büyüğüm, Hilmi Malkoç (1919-2012)’u kaybetmenin üzüntüsü içindeyim. Merhuma Allahtan rahmet, onun bıraktığı yerden müesseseyi devam ettirecek oğulları Mustafa ve Mehmet Malkoç’a başsağlığı dilerim’ şeklinde not düştüğünü gördüm.
Demek ki,Sayın Öztop’un deyimiyle ‘bir gönül adamı’,Sayın bürokratımızın deyimiyle Affedildiği yerde olan bir insan Malkoç Dede.Kendisine Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyorum.Umarım birilerinin aklına gelir ve bu güzel insanın ismi kentimizin uygun bir yerine verilerek gelecek kuşaklara taşınır….