1923 DEKİ JAPONYAYI YAKALAYAMADIK

1923 DEKİ JAPONYAYI YAKALAYAMADIK
1923 DEKİ JAPONYAYI YAKALAYAMADIK
Eğitim- Sen Uşak Şubesi tarafından Köy Enstitüleri Kuruluş Yıldönümü Etkinlikleri çerçevesinde “ Köy Enstitüleri ve Günümüzde Eğitim Politikaları Eğitim- Sen Uşak Şubesi tarafından Köy Enstitüleri Kuruluş Yıldönümü Etkinlikleri çerçevesinde “ Köy Enstitüleri ve Günümüzde Eğitim Politikaları” konulu konferans düzenlendi. Konferansa CHP Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu, CHP İl Başkanı İsmail Demirel ve çok sayıda davetli katıldı. CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, hükümetin eğitim politikalarını eleştirerek, köy enstitülerinin eksikliğinin her geçen gün daha fazla hissedildiğini söyledi. CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce: “Eğitimde 2010 yılında 1923 yılındaki Japonya’yı Yakalayamadık” İstanbul Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen ve CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin konuşmacı olarak katıldığı konferans yoğun ilgi gördü. Konferansa CHP Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu, CHP İl Başkanı İsmail Demirel ve çok sayıda davetli katıldı. CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, hükümetin eğitim politikalarını eleştirerek, köy enstitülerinin eksikliğinin her geçen gün daha fazla hissedildiğini söyledi. “POLİTİKAYA NASIL GİRDİM” Yalova Milletvekili Muharrem İnce konuşmasında şunları söyledi: “1973 yılında Yalova2da köyümde çobanlık yaparken bir kalabalık gördüm. Köye, CHP Genel başkanı merhum İsmet İnönü gelmiş. Gittim, elini öptüm. Yanında küçük bir kız çocuğu varmış. Gözüm ayakkabılarına takıldı. Ayakkabıları çok güzeldi. O gün İsmet Paşa’dan etkilenerek politikacı olmaya karar verdim. İki dönemdir parlamentodayım. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün torunu olan o küçük kız da milletvekili oldu. Düşünebiliyor musunuz? Bir çoban çocuğu da Cumhurbaşkanı’nın torunu da milletvekili olabiliyor. İşte cumhuriyeti kuran kadroların eğitim anlayışı böyleydi. Bugün Kayserili bir tornacının oğlu Cumhurbaşkanı, Rizeli bir balıkçının çocuğu Başbakan olabiliyor. Bunlar, hep Atatürk ve CHP sayesinde oldu. Cumhuriyeti kuranlarla yıkmak isteyenlerin yolu aynı noktada kesişti. Cumhuriyeti kuranlar, işe eğitimle başladı. Yıkmak isteyenler de özel okullar, yurtlar ve dershanelerle yoluna devam etti. “HÜKÜMETİN EĞİTİM POLİTİKALARI BAŞARISIZ” Köy enstitüleri ile bir çok ilk başarıldı. Bugün hala köy enstitülerinin yaptığı işleri konuşuyoruz. Enstitülerin kısa yaşamına rağmen hala konuşulması ise yapılan güzel işlerin bir neticesidir. Bugün enstitülerde yakaladığımız başarıyı devam ettiremiyoruz. Eğitim anlamında kötü günler yaşıyoruz. Japonya 1923 yılında okuma yazma oranını yüzde 99 rakamı ile aşmışken bizlerde bu orana 2010 olmasına rağmen ulaşamadık” Hükümetin eğitim politikalarını da eleştiren İnce şöyle devam etti; “Hükümetin eğitim politikaları son derece başarısız. 61 bin öğretmen karın tokluğuna sözleşmeli olarak çalışmaya devam ediyor. Milli Eğitim verilerine göre 131 bin öğretmen açığı bulunuyor. Buna rağmen bir şey yapılamıyor. Milli Eğitim’in yüzde 50’sinden fazlasında idarecilik vekaleten yürütülüyor. Sadece Milli Eğitim Bakanlığı’na açılmış olan dava sayısı 18 bin 500 civarında. Günümüzde bilimin önceliğine önem veren eğitim yerine başka kavramlar yerleştirilmek isteniyor. “KERPİÇ ALTINDAKİ ÖLÜLERİ BİLE SAYAMADILAR” Üç tarafı denizlerle kaplı toprakları verimli, madenleri zengin bu ülkenin insanları yoksulluk çekiyor. Kerpiç altında can veriyor. Grizu patlamasından ölüyor. Başbakan kerpici suçlu gösteriyor. Kerpiç altında can verenler de buna “Takdir-i ilahi” diyorsa bu işte büyük bir yanlışlık var demektir. 2010 yılında insanlar kerpiçlerde nasıl oturuyor? Diye sorgulamak gerekir. Kerpiç altında kalan ölüleri bile sayamıyorsanız eğitim alanında bir çarpıklık var” demektir. “AKP BİR SEÇİM DAHA ALIRSA HERŞEY BİTER” Önümüzdeki seçim Türkiye için son seçim olacaktır. AKP, bu seçimi olursa Türkiye’de her şey biter. Futbol federasyonu, RTÜK, YÖK nasıl bittiyse her şey biter. Cumhuriyeti kuaran kadrolar, Çağdaş Türkiye’yi kurmak için her şeyi 3 U ve 3 A’ya bağladılar. 3 U; Us’culuk (Akılcılık), uygarlık ve ulusçuluk, 3A ise, Asya, Avrupa, Anadolu’ydu. Köy enstitüleri, inanmış Anadolu insanın neler yapabileceğinin göstergesidir. Birbirimizi eleştirmeyi bırakacağız. Unutmayalım; “Bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir yiğidi, br yiğitte vatanı kurtarır.”