19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI
Yayınlanma:
Uşak Valisi Ahmet Okur;
Üç kıtada yüzlerce yıl adaletle hüküm süren, insanlığa barış ve medeniyeti getiren Osmanlı İmparatorluğu’nu ortadan kaldırmak; coğrafyamızı yeniden şekillendirmek isteyen, bizim topraklarımıza da göz dikenlere ve bağımsızlığımıza kastedenlere karşı Türk Milleti asırlardır gösterdiği kahramanlık ve destansı bir cesaretle yeniden karşı durmuştur.
Vatan sevgisiyle, milli şuurun çığ gibi büyüdüğü ve bir milletin top yekûn harekete geçtiği, işgalin ardından hiç vakit kaybetmeden vatan toprağında bir gün bile esir kalmadan yeni bir devlete giden yolda atılan adımdır 19 Mayıs 1919…
Çanakkale Zaferinden sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşuna giden yolda dosta düşmana Türkün gücünün bir kez daha gösterildiği özgürlük mücadelesinde meşale Samsun’da yakılmış, aziz Türk Milleti kadını erkeği, genci ve yaşlısıyla; canını ve canından çok sevdiklerini feda ederek bu zorlu mücadeleye, bu destansı mücadeleye katılmıştır.
Milletin elinde avucunda ne varsa bu mücadeleye bağışladığı ve Kurtuluş Savaşının hazırlıklarının yapıldığı bu süreçte aziz milletimiz düşman güçlerinin işgaline karşı yurdun dört bir cephesinde olağanüstü bir mücadele sergilemiştir. Başkumandan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen ve kahraman Mehmetçiğin en büyük zaferi olan bu mücadele sonunda bugün üzerinde yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü andığımız aynı zamanda gençlerimize armağan edilen bu bayramda, geleceğimizin teminatı gençlerimizin, ecdadımızın bu büyük mücadelesinden ders almaları, bağımsızlığımızın kıymetini bilerek, üzerimizde dalgalanan şanlı Türk Bayrağımızın ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilelebet yaşatılacağının sorumluluk ve bilincinde olmaları gerekmektedir. Barış ve huzur ortamının tesis edildiği günümüzde, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkarak çok çalışmanızı, milletimizin gurur duyacağı başarılara imza atarak Türkiye Cumhuriyeti’ni her alanda başarıyla temsil etmenizi arzu ediyoruz.
19 Mayıs 1919’da başlatılan bağımsızlık mücadelesinin sonunda milletiyle birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere milli mücadele kahramanlarımızı, geçmişte olduğu gibi bugün de canlarını aziz vatanımız için feda eden tüm şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyor, bu vesileyle siz değerli vatandaşlarıma selam ve sevgilerimi sunuyorum.
Belediye Başkanı Av.Nurullah Cahan;
“Tarihimizde bazı anlar vardır ki dönüm noktası olarak kabul edilir. İşte bu dönüm noktalarından birisini 19 Mayıs 1919 tarihinde yaşadık. Ulusumuzun zor günler yaşadığı bir dönemde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk Milletinin asla boyun eğmeyeceğini ve başka ülkelerin egemenliğinde yaşamayacağını aldığı kararla gösterdi. Yüce Türk Milleti bu kararın ardından vatan topraklarını düşman ellerine bırakmadı. Yediden yetmişe, her ırk ve dinden ecdadımız 19 Mayıs 1919 tarihinde fitili yakılan ateşi sahiplenerek ülkesine sahip çıktı. Yaşanan o günlerden bugünlere dek ülkemiz üzerinde yine oyunlar oynanmak istedi. Ülkemizin fidanları kimi zaman sağ sol, kimi zaman mezhep temelli, kimi zaman ise ırkçılığın empoze edilmesiyle birbirine kırdırılmak istendi. Aynı senaryo bugün de gerçekleştirilmeye çalışılsa da tarihinden ders alan yeni nesiller her defasında bu oyunu bozmaktadır. İşte Atatürk’ün emanet ettiği gençlik vatanına bugün de bu şekilde sahip çıkmaktadır. 19 Mayıs gençliğin de bayramı olması hasebiyle ayrı bir öneme haizdir. Bu ülkede çocuklar kadar gençler de her zaman önemsenmektedir. Bunun en güzel örneği ise kurtuluş ateşinin yakıldığı bu önemli günün gençliğe armağan edilmesidir. Bu vesileyle 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı bir kez daha kutlarken, ülkemizin bekası için canlarını veren gelmiş geçmiş tüm şehitlerimizi minnetle yad ediyorum”
CHP İl Başkanı Dr.Ali Karaoba;
Büyük önder Atatürk, 97 yıl önce bugün, Samsun’a çıktığında ki genel durum ve manzarayı, Nutuk’ta geçen, şu cümlelerle anlatıyor:
“…millet yorgun ve yoksul bir durumda. Milleti ve memleketi felakete sürükleyenler, kendi hayatlarının kaygısına düşerek, kaçmışlar…”
Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmaların ve yıllarca süren savaşın ardından, içerde ve dışarda saygı ile tanınan yeni vatan, Türkiye Cumhuriyeti, işte bu koşullara rağmen kurulmuştur.16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan demir alan Bandırma Vapuru, uçurumunun kenarındaki yıkık ülkemize bir güneş gibi doğmuştur.
Bugün ise yine ateşten günlerdeyiz.
Bölücülük, bütün azgınlığı ve şımarıklığıyla askerimize, polisimize ve yurttaşlarımıza saldırıyor. Şehirlerimizin ve insanlarımızın geleceği hendeklerle, tuzaklarla, terörle karartılıyor. Emperyalizm yurdumuzu bombalarla dizayn etmeye çalışıyor. Ülkemiz her geçen gün şeyhler, dervişler, sapıklar, tecavüzcüler ülkesi haline getiriliyor. Bir de, “en mühim meselemiz buymuş” gibi “Yeni Anayasa” planlanıyor.
Türkiye’yi yüz yıl geriye götürecek olan bu “Yeni Anayasa” ile anayasanın değişmez ilk dört maddesinin değiştirilmesi planlanıyor.
Gerçek kardeşleşmenin ve birliğin ifadesi olan “Türk milleti” kavramının maddelerden silinmesi tasarlanıyor.
“Başkanlık Sistemi” denilerek Cumhuriyetin adına ve niteliğine kastediliyor.Tarikatlar ve cemaatler “irfan ocakları” adı altında yasallaştırılarak laikliğin üzeri çizilmek isteniyor.
Fakat henüz Türk milleti sözünü söylemedi! Henüz bütün kaleler zapt edilmedi! Cumhuriyetin öğrettikleri ve yarattıklarıyla, bugün 1919’dan daha güçlüyüz.
Karamsarlığa yer yok, çünkü Türk Gençliği var! Karamsarlığa yer yok, çünkü biz varız! Ders kitaplarından silmeye kalktıkları Atatürk’ü yüreğimizden ve bilincimizden atamadılar, atamazlar! Vatan sevgimizi, Atatürk’e ve devrimlerine olan bağlılığımızı gördüler, bir kez daha görecekler! Teröre karşı mücadele eden Mehmetçik, polis ve köy korucuları yalnız değildir! Abimiz Mehmetçiktir, kardeşimiz Mehmetçik… Hepimiz Mehmetçiğiz! Kimsesizlerin kimsesi olan Cumhuriyet kimsesiz değildir… Türkiye sahipsiz değil! Bu cennet bu cehennem bizim!
Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız olan bu günde, Mevcudiyetimiz ve istikbalimiz için birinci vazifemizin farkındayız. İstiklalimizi ve Cumhuriyetimizi ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek için bundan 97 yıl önce olduğu gibi bugün de ümit gençlikte, Ümit millette!
19 Mayıs topraklarımız üzerine çöreklenen emperyalistlere karşı destansı direnişin başladığı gündür. Ulusumuzun geleceğini aydınlatan, tam bağımsızlığımızın ilk adımı, ulusumuzun ve Mustafa Kemal’in doğum günüdür.19 Mayıs’ın değerinin kavramayan günümüz soytarılarına ve karanlık sevicilere inat, tüm yurtseverlerin bayramını içtenlikle kutluyorum.
Ey Türk Gençliği “Birinci vazien, Türk İstiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mecvuttur.”
Ne mutlu Türküm diyene-Ne mutlu Türküm diyene.
Ülkücü İşçiler Derneği Uşak Şube Başkanı Şerif Keskin;
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı münasebetiyle bir kutlama mesajı yayınlanan Uşak Ülkücü İşçiler Derneği Başkanı Şerif Keskin; “19 Mayıs, teslimiyet belgelerini yırtıp atan cesaretin timsali, manda ve himaye çağrılarını bastıran kahramanlığın sesidir. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyorum” dedi.
Uşak Ülkücü İşçiler Derneği Başkanı Şerif Keskin açıklamasından satır başlıkları şu şekilde;
“Ulu Önder Atatürk’ün, “Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir” sözleri her zaman yol göstericimiz olmalıdır. Atatürk her vesile ile cumhuriyetimizi gençlere emanet ettiğini hatırlatarak, gençlere verdiği değer ve önemi göstermiştir. Ulusal kurtuluş savaşımızın başlangıcı sayılan, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı ile ilgili kutladığımız bu bayramı, gençlere armağan etmiştir.Bu vesile ile, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyor, Gençlik ve Spor Bayramını en içten duygularımla kutluyorum” dedi.
Eğitim-İş Uşak Şube Başkanı Ercan Uzun;
Bugün, büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün, Samsun'a çıkarak, bağımsızlık ve özgürlük meşalesini yakmasının 97. yıldönümü. Ulusumuza kutlu olsun!
19 Mayıs 1919, tarihimizin akışına yön veren önemli dönemeçlerdendir. Ülkenin kurtuluşunun ancak Ulusla birlikte başarılabileceğini gören Mustafa Kemal Atatürk'ün, Samsun'a çıkışı; bağımsızlık hareketinin sembolü olmuştur. Türk Ulusu, Atatürk'ün önderliğinde kenetlenerek kendi kaderine el koymuş, Ulusal Kurtuluş Savaşı ile varolma mücadelesi vermiştir.
19 Mayıs 1919’da emperyalistlere karşı başlatılan ulusal mücadelemiz, aynı zamanda emperyalizmin sömürüsü ve saldırısı altında ezilen tüm mazlum uluslara da örnek olmuştur. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına uzanan sürecin de başlangıcı olan 19 Mayıs'ı doğum günü kabul etmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Tarihimizi 1919'dan başlatan tarih anlayışını reddediyorum” sözlerine karşılık, 19 Mayıs, ulusumuzun zihninde emperyalizme karşı bağımsızlık, saltanat ve hilafete karşı demokrasi savaşının adı olarak yer etmiştir.
Atatürk, ülkenin ve ulusun içinde bulunduğu olanaksızlıklara boyun eğmemiş; yenilmiş, çağın gerisinde kalmış bir imparatorluktan çağdaş bir devlet yaratmış, modern Türkiye Cumhuriyeti kurmuştur.
Ancak bugün hukuk tanımaz, diktatöryal AKP iktidarı, bağımsızlığımızı, özgürlüğümüzü ve demokrasimizi taçlandıran, aydınlanma devrimimiz Cumhuriyet’in kazanımlarını yok etmek için her türlü çabayı göstermektedir. Bugün, tarikat-cemaat-siyaset ilişkisinde biat kültürüyle yetişen AKP yöneticileri, başkanlık sistemiyle padişahlık rejimine özlem duymakta, tek adam rejimini yasal hale getirmeye çalışmaktadırlar. Üniter devlet yapısı hedef alınmakta; başta Öğretim Birliği ilkesi olmak üzere devrim yasaları çiğnenmekte; Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda oluşturulan çağdaş bilim ve eğitim hedefi terk edilmekte; Türkiye, bir karanlığa doğru sürüklenmektedir.
Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği ulusumuzun geleceği olan gençlik, bugün ciddi tehlikelerle ve tehditlerle karşı karşıya bulunmaktadır. Sınava endeksli gerici eğitim programları ile ulusal belleği yok edilmiş, sorgulamayan, düşünmeyen, itaat eden bir gençlik yetiştirilmeye çalışılmaktadır. Eğitimin ticarileştirilmesi ve giderek daha fazla oranda paralı hale getirilmesi milyonlarca gencimizin eğitim sisteminin dışına itilmesine neden olmuştur. Eğitim hakkından yararlanamayan yüz binlerce gencimiz, çalışma yaşamında da güvencesizlik ve ağır emek sömürüsü ile karşı karşıya bırakılmıştır.
Üniversitelerin özerk yapıları baskı altına alınmaya çalışılmakta, iktidara yakın yandaş kadrolar, kararlı adımlarla gelen gençliğin önüne set çekmektedir. Gençliğin ve ülkenin geleceği karartılmaktadır.
Öte yandan, ulusal birliğimizin simgesi olan ulusal bayramlarımız, AKP iktidarı tarafından ya yasaklanmakta ya da içeriği boşaltılıp başka günlerle perdelenmektedir. AKP iktidarı sürekli olarak kutlama yönetmeliklerini değiştirip genelgeler yayınlayarak ulusal bayramlarımızı ne kadar yok saymaya çalışırsa çalışsın, Türk Ulusu bayramlarını mandacıların, hilafetçilerin ve emperyalist işbirlikçilerinin keyfine bırakmayacaktır. Görkemli bir şekilde ülkenin her köşesinde kutlayacaktır.
Türk gençliği tehlikenin farkındadır. Her türlü dogmadan uzak, akılcı ve çağdaş bir dünya görüşünü benimseyerek kararlı bir şekilde Cumhuriyet'in temel değerlerine, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkmaya ve çağdaş Türkiye’nin meşalesini taşımaya devam edecektir. Bu yolda Atatürk'ün Gençliğe Seslenişi, gelecek kuşaklara inancının ve güveninin göstergesidir. Her türlü tuzak ve engellemelere rağmen gençlik, Atatürk’ün bu inancını boşa çıkartmayacaktır.
Eğitim-İş, şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da Atatürk’e, devrim ve ilkelerine, Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ne, onun değerlerine ve kazanımlarına her şeye rağmen sahip çıkacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle ulusumuzun Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutluyor, başta yüce önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bize bağımsızlığımızı kazandıran Kurtuluş Savaşı'nın tüm kahramanlarını saygı ile anıyoruz.
Üç kıtada yüzlerce yıl adaletle hüküm süren, insanlığa barış ve medeniyeti getiren Osmanlı İmparatorluğu’nu ortadan kaldırmak; coğrafyamızı yeniden şekillendirmek isteyen, bizim topraklarımıza da göz dikenlere ve bağımsızlığımıza kastedenlere karşı Türk Milleti asırlardır gösterdiği kahramanlık ve destansı bir cesaretle yeniden karşı durmuştur.
Vatan sevgisiyle, milli şuurun çığ gibi büyüdüğü ve bir milletin top yekûn harekete geçtiği, işgalin ardından hiç vakit kaybetmeden vatan toprağında bir gün bile esir kalmadan yeni bir devlete giden yolda atılan adımdır 19 Mayıs 1919…
Çanakkale Zaferinden sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşuna giden yolda dosta düşmana Türkün gücünün bir kez daha gösterildiği özgürlük mücadelesinde meşale Samsun’da yakılmış, aziz Türk Milleti kadını erkeği, genci ve yaşlısıyla; canını ve canından çok sevdiklerini feda ederek bu zorlu mücadeleye, bu destansı mücadeleye katılmıştır.
Milletin elinde avucunda ne varsa bu mücadeleye bağışladığı ve Kurtuluş Savaşının hazırlıklarının yapıldığı bu süreçte aziz milletimiz düşman güçlerinin işgaline karşı yurdun dört bir cephesinde olağanüstü bir mücadele sergilemiştir. Başkumandan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen ve kahraman Mehmetçiğin en büyük zaferi olan bu mücadele sonunda bugün üzerinde yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü andığımız aynı zamanda gençlerimize armağan edilen bu bayramda, geleceğimizin teminatı gençlerimizin, ecdadımızın bu büyük mücadelesinden ders almaları, bağımsızlığımızın kıymetini bilerek, üzerimizde dalgalanan şanlı Türk Bayrağımızın ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilelebet yaşatılacağının sorumluluk ve bilincinde olmaları gerekmektedir. Barış ve huzur ortamının tesis edildiği günümüzde, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkarak çok çalışmanızı, milletimizin gurur duyacağı başarılara imza atarak Türkiye Cumhuriyeti’ni her alanda başarıyla temsil etmenizi arzu ediyoruz.
19 Mayıs 1919’da başlatılan bağımsızlık mücadelesinin sonunda milletiyle birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere milli mücadele kahramanlarımızı, geçmişte olduğu gibi bugün de canlarını aziz vatanımız için feda eden tüm şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyor, bu vesileyle siz değerli vatandaşlarıma selam ve sevgilerimi sunuyorum.
Belediye Başkanı Av.Nurullah Cahan;
“Tarihimizde bazı anlar vardır ki dönüm noktası olarak kabul edilir. İşte bu dönüm noktalarından birisini 19 Mayıs 1919 tarihinde yaşadık. Ulusumuzun zor günler yaşadığı bir dönemde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk Milletinin asla boyun eğmeyeceğini ve başka ülkelerin egemenliğinde yaşamayacağını aldığı kararla gösterdi. Yüce Türk Milleti bu kararın ardından vatan topraklarını düşman ellerine bırakmadı. Yediden yetmişe, her ırk ve dinden ecdadımız 19 Mayıs 1919 tarihinde fitili yakılan ateşi sahiplenerek ülkesine sahip çıktı. Yaşanan o günlerden bugünlere dek ülkemiz üzerinde yine oyunlar oynanmak istedi. Ülkemizin fidanları kimi zaman sağ sol, kimi zaman mezhep temelli, kimi zaman ise ırkçılığın empoze edilmesiyle birbirine kırdırılmak istendi. Aynı senaryo bugün de gerçekleştirilmeye çalışılsa da tarihinden ders alan yeni nesiller her defasında bu oyunu bozmaktadır. İşte Atatürk’ün emanet ettiği gençlik vatanına bugün de bu şekilde sahip çıkmaktadır. 19 Mayıs gençliğin de bayramı olması hasebiyle ayrı bir öneme haizdir. Bu ülkede çocuklar kadar gençler de her zaman önemsenmektedir. Bunun en güzel örneği ise kurtuluş ateşinin yakıldığı bu önemli günün gençliğe armağan edilmesidir. Bu vesileyle 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı bir kez daha kutlarken, ülkemizin bekası için canlarını veren gelmiş geçmiş tüm şehitlerimizi minnetle yad ediyorum”
CHP İl Başkanı Dr.Ali Karaoba;
Büyük önder Atatürk, 97 yıl önce bugün, Samsun’a çıktığında ki genel durum ve manzarayı, Nutuk’ta geçen, şu cümlelerle anlatıyor:
“…millet yorgun ve yoksul bir durumda. Milleti ve memleketi felakete sürükleyenler, kendi hayatlarının kaygısına düşerek, kaçmışlar…”
Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmaların ve yıllarca süren savaşın ardından, içerde ve dışarda saygı ile tanınan yeni vatan, Türkiye Cumhuriyeti, işte bu koşullara rağmen kurulmuştur.16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan demir alan Bandırma Vapuru, uçurumunun kenarındaki yıkık ülkemize bir güneş gibi doğmuştur.
Bugün ise yine ateşten günlerdeyiz.
Bölücülük, bütün azgınlığı ve şımarıklığıyla askerimize, polisimize ve yurttaşlarımıza saldırıyor. Şehirlerimizin ve insanlarımızın geleceği hendeklerle, tuzaklarla, terörle karartılıyor. Emperyalizm yurdumuzu bombalarla dizayn etmeye çalışıyor. Ülkemiz her geçen gün şeyhler, dervişler, sapıklar, tecavüzcüler ülkesi haline getiriliyor. Bir de, “en mühim meselemiz buymuş” gibi “Yeni Anayasa” planlanıyor.
Türkiye’yi yüz yıl geriye götürecek olan bu “Yeni Anayasa” ile anayasanın değişmez ilk dört maddesinin değiştirilmesi planlanıyor.
Gerçek kardeşleşmenin ve birliğin ifadesi olan “Türk milleti” kavramının maddelerden silinmesi tasarlanıyor.
“Başkanlık Sistemi” denilerek Cumhuriyetin adına ve niteliğine kastediliyor.Tarikatlar ve cemaatler “irfan ocakları” adı altında yasallaştırılarak laikliğin üzeri çizilmek isteniyor.
Fakat henüz Türk milleti sözünü söylemedi! Henüz bütün kaleler zapt edilmedi! Cumhuriyetin öğrettikleri ve yarattıklarıyla, bugün 1919’dan daha güçlüyüz.
Karamsarlığa yer yok, çünkü Türk Gençliği var! Karamsarlığa yer yok, çünkü biz varız! Ders kitaplarından silmeye kalktıkları Atatürk’ü yüreğimizden ve bilincimizden atamadılar, atamazlar! Vatan sevgimizi, Atatürk’e ve devrimlerine olan bağlılığımızı gördüler, bir kez daha görecekler! Teröre karşı mücadele eden Mehmetçik, polis ve köy korucuları yalnız değildir! Abimiz Mehmetçiktir, kardeşimiz Mehmetçik… Hepimiz Mehmetçiğiz! Kimsesizlerin kimsesi olan Cumhuriyet kimsesiz değildir… Türkiye sahipsiz değil! Bu cennet bu cehennem bizim!
Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız olan bu günde, Mevcudiyetimiz ve istikbalimiz için birinci vazifemizin farkındayız. İstiklalimizi ve Cumhuriyetimizi ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek için bundan 97 yıl önce olduğu gibi bugün de ümit gençlikte, Ümit millette!
19 Mayıs topraklarımız üzerine çöreklenen emperyalistlere karşı destansı direnişin başladığı gündür. Ulusumuzun geleceğini aydınlatan, tam bağımsızlığımızın ilk adımı, ulusumuzun ve Mustafa Kemal’in doğum günüdür.19 Mayıs’ın değerinin kavramayan günümüz soytarılarına ve karanlık sevicilere inat, tüm yurtseverlerin bayramını içtenlikle kutluyorum.
Ey Türk Gençliği “Birinci vazien, Türk İstiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mecvuttur.”
Ne mutlu Türküm diyene-Ne mutlu Türküm diyene.
Ülkücü İşçiler Derneği Uşak Şube Başkanı Şerif Keskin;
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı münasebetiyle bir kutlama mesajı yayınlanan Uşak Ülkücü İşçiler Derneği Başkanı Şerif Keskin; “19 Mayıs, teslimiyet belgelerini yırtıp atan cesaretin timsali, manda ve himaye çağrılarını bastıran kahramanlığın sesidir. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyorum” dedi.
Uşak Ülkücü İşçiler Derneği Başkanı Şerif Keskin açıklamasından satır başlıkları şu şekilde;
“Ulu Önder Atatürk’ün, “Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir” sözleri her zaman yol göstericimiz olmalıdır. Atatürk her vesile ile cumhuriyetimizi gençlere emanet ettiğini hatırlatarak, gençlere verdiği değer ve önemi göstermiştir. Ulusal kurtuluş savaşımızın başlangıcı sayılan, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı ile ilgili kutladığımız bu bayramı, gençlere armağan etmiştir.Bu vesile ile, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyor, Gençlik ve Spor Bayramını en içten duygularımla kutluyorum” dedi.
Eğitim-İş Uşak Şube Başkanı Ercan Uzun;
Bugün, büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün, Samsun'a çıkarak, bağımsızlık ve özgürlük meşalesini yakmasının 97. yıldönümü. Ulusumuza kutlu olsun!
19 Mayıs 1919, tarihimizin akışına yön veren önemli dönemeçlerdendir. Ülkenin kurtuluşunun ancak Ulusla birlikte başarılabileceğini gören Mustafa Kemal Atatürk'ün, Samsun'a çıkışı; bağımsızlık hareketinin sembolü olmuştur. Türk Ulusu, Atatürk'ün önderliğinde kenetlenerek kendi kaderine el koymuş, Ulusal Kurtuluş Savaşı ile varolma mücadelesi vermiştir.
19 Mayıs 1919’da emperyalistlere karşı başlatılan ulusal mücadelemiz, aynı zamanda emperyalizmin sömürüsü ve saldırısı altında ezilen tüm mazlum uluslara da örnek olmuştur. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına uzanan sürecin de başlangıcı olan 19 Mayıs'ı doğum günü kabul etmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Tarihimizi 1919'dan başlatan tarih anlayışını reddediyorum” sözlerine karşılık, 19 Mayıs, ulusumuzun zihninde emperyalizme karşı bağımsızlık, saltanat ve hilafete karşı demokrasi savaşının adı olarak yer etmiştir.
Atatürk, ülkenin ve ulusun içinde bulunduğu olanaksızlıklara boyun eğmemiş; yenilmiş, çağın gerisinde kalmış bir imparatorluktan çağdaş bir devlet yaratmış, modern Türkiye Cumhuriyeti kurmuştur.
Ancak bugün hukuk tanımaz, diktatöryal AKP iktidarı, bağımsızlığımızı, özgürlüğümüzü ve demokrasimizi taçlandıran, aydınlanma devrimimiz Cumhuriyet’in kazanımlarını yok etmek için her türlü çabayı göstermektedir. Bugün, tarikat-cemaat-siyaset ilişkisinde biat kültürüyle yetişen AKP yöneticileri, başkanlık sistemiyle padişahlık rejimine özlem duymakta, tek adam rejimini yasal hale getirmeye çalışmaktadırlar. Üniter devlet yapısı hedef alınmakta; başta Öğretim Birliği ilkesi olmak üzere devrim yasaları çiğnenmekte; Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda oluşturulan çağdaş bilim ve eğitim hedefi terk edilmekte; Türkiye, bir karanlığa doğru sürüklenmektedir.
Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği ulusumuzun geleceği olan gençlik, bugün ciddi tehlikelerle ve tehditlerle karşı karşıya bulunmaktadır. Sınava endeksli gerici eğitim programları ile ulusal belleği yok edilmiş, sorgulamayan, düşünmeyen, itaat eden bir gençlik yetiştirilmeye çalışılmaktadır. Eğitimin ticarileştirilmesi ve giderek daha fazla oranda paralı hale getirilmesi milyonlarca gencimizin eğitim sisteminin dışına itilmesine neden olmuştur. Eğitim hakkından yararlanamayan yüz binlerce gencimiz, çalışma yaşamında da güvencesizlik ve ağır emek sömürüsü ile karşı karşıya bırakılmıştır.
Üniversitelerin özerk yapıları baskı altına alınmaya çalışılmakta, iktidara yakın yandaş kadrolar, kararlı adımlarla gelen gençliğin önüne set çekmektedir. Gençliğin ve ülkenin geleceği karartılmaktadır.
Öte yandan, ulusal birliğimizin simgesi olan ulusal bayramlarımız, AKP iktidarı tarafından ya yasaklanmakta ya da içeriği boşaltılıp başka günlerle perdelenmektedir. AKP iktidarı sürekli olarak kutlama yönetmeliklerini değiştirip genelgeler yayınlayarak ulusal bayramlarımızı ne kadar yok saymaya çalışırsa çalışsın, Türk Ulusu bayramlarını mandacıların, hilafetçilerin ve emperyalist işbirlikçilerinin keyfine bırakmayacaktır. Görkemli bir şekilde ülkenin her köşesinde kutlayacaktır.
Türk gençliği tehlikenin farkındadır. Her türlü dogmadan uzak, akılcı ve çağdaş bir dünya görüşünü benimseyerek kararlı bir şekilde Cumhuriyet'in temel değerlerine, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkmaya ve çağdaş Türkiye’nin meşalesini taşımaya devam edecektir. Bu yolda Atatürk'ün Gençliğe Seslenişi, gelecek kuşaklara inancının ve güveninin göstergesidir. Her türlü tuzak ve engellemelere rağmen gençlik, Atatürk’ün bu inancını boşa çıkartmayacaktır.
Eğitim-İş, şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da Atatürk’e, devrim ve ilkelerine, Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ne, onun değerlerine ve kazanımlarına her şeye rağmen sahip çıkacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle ulusumuzun Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutluyor, başta yüce önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bize bağımsızlığımızı kazandıran Kurtuluş Savaşı'nın tüm kahramanlarını saygı ile anıyoruz.