Gezeravcı, Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi'nde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla düzenlenen Gençlik Buluşması'nda, Türkiye Milli Uzay Programı, insanlı ilk uzay misyonu ve Uluslararası Uzay İstasyonu'nda gerçekleştirdiği deneylerle ilgili bilgiler verdi.

Uzay misyonundaki bilimsel deneylerden birinin Ege Üniversitesi akademisyenleri Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday ve Doç. Dr. Barış Uzilday'ın projesi olduğunu ifade eden Gezeravcı, akademisyenlere teşekkür etti.

Uzay alanında faaliyet gösteren ülkeler arasında kendi uzay ajansını en son kuranlardan biri olmasına rağmen Türkiye'nin çok hızlı mesafe aldığını, bunda genç ve dinamik nüfusun etkisinin büyük olduğunu anlatan Gezeravcı, gençlere tavsiyelerde bulundu. Gezeravcı, şöyle konuştu:

"Attığınız adımda, girdiğiniz yolda niyetlendiğiniz hiçbir işte potansiyelinizin sorgulanmasına, kapasitenizle ilgili tereddüt yaşamanıza müsaade etmeyin. En büyük çeldiriciniz, civarınızda negatif enerji taşıyan, potansiyelinizi sorgulayan insanların varlığıdır. Lütfen potansiyelinize her daim güvenin. Kademe kademe kendi özgüveninizi ayağa kaldıracak işleri devletimizin iradesiyle gerçekleştirmeye devam edeceğiz Allah'ın izniyle."

Uzay taşımacılığı şirketi SpaceX'in çalışanlarının yaş ortalamasının 26 olduğunu, 2 gün önce Mars'a erişim konusunda dünyanın en büyük roketini fırlattıklarını ve üçüncü denemelerinde kısmi başarı elde ettiklerini belirten Gezeravcı, başarısızlıklara rağmen en ufak bir motivasyon kaybı yaşamayan bir kafa yapılarının olduğuna dikkat çekti.

- Ay'a sert iniş hedefi

İnsanlığın Mars'a gitmek için Ay'ı lojistik bir üs olarak kullanacağını, bunun Türkiye'nin uzay misyonunu yakından ilgilendirdiğini dile getiren Gezeravcı, şunları kaydetti:

"İnsanoğlu günün birinde Mars'a erişecek ve bu süre çok uzak değil. Ancak bunu yaparken içinde bulunduğumuz coğrafyanın, dünya ortamının ortaya koymuş olduğu çeldiriciler, zorluklar sebebiyle bir ara istasyon kurulacak. Burası da neresi? Ay. Ay'da kurulabilecek bir lojistik üsle orayı bir ara durak haline getirip Mars'a gidiş operasyonlarını oradan yürütmeyi planlıyorlar. Dolayısıyla kurulacak uzay ortamındaki iki tane ekosistemde farklı yaşam döngülerinin ihtiyacı içerisinde insanoğlu. Yapmış olduğumuz deneyler, şu anda büyüklüğü 600 milyar dolar olan, 2030'da 1,7 trilyon dolara erişmesi beklenen uzay ekosisteminden ileride çok daha büyük getirilere imkan tanıyabilir."

Gezeravcı, Türkiye'nin 2026-2028 arasında aya erişim hedefi olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Öncelikle Ay'a sert iniş hedefimiz var. Sert iniş nedir? Uzaya yani Ay'a Dünya'dan gönderilmiş bir roketin doğru hesaplamayla eriştirilmesi. Sonrasında da faydalı bir yük olabilir ya da başka araştırma yapabilecek bir yükün oraya kontrollü iniş yapan bir modülle eriştirilmesi... Bunu şu ana kadar gerçekleştirmiş sadece 4 tane ülke var. Dolayısıyla hedef basit bir hedef değil. Buraya da kendi roketimizle ve kendi itki sistemimizle erişmeyi planlıyoruz."

Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday ise yaptığı konuşmada, Gezeravcı sayesinde, Tuz Gölü'nde endemik olarak yetişen Parvula bitkisinin yer çekimsiz ortamda yaşayıp yaşamayacağını ya da tuza karşı verdiği bu ekstra yanıtların yer çekimsiz ortamda devam edip edemeyeceğini araştırma fırsatı bulduklarını söyledi.

Uzilday, "İlk deneyimin sonuçlarından da bahsedeyim. Yer çekimsiz ortamda da tuza karşı verdiği bu üstün yanıtların devam ettiğini bulduk. Yani bizim canavar bitkimiz orada da aynı sonuçları vermeye devam etti." diye konuştu.

Gezeravcı, konuşmasının ardından öğrencilerin sorularını yanıtladı.