• 16 Kasım 2018, Cuma 12:36
NecatiERTUĞRUL

Necati ERTUĞRUL

DÖVİZ KURU

Döviz kuru arttıkça, bakıyorum da herkes sanki bir ekonomi uzmanı olup çıkıvermiş. Bilen, bilmeyen kendine göre veya işine geldiği gibi konuşuyor. Sanırsın ki herkes döviz tüccarı olmuş, herkes zam yapma peşinde. Türk parasını düşünen yok. Tuhaf bir toplum olduk çıktık.

Tuvalet bekçisinin camında 1 tl yazarken şimdi 1,5 tl yazıyor. Bekçiye, bu zam da nereden kaynaklandı diye sordum”. Döviz kurundan haberin yok herhalde efendi” diye cevap verdi.

İşi artırıp uluslararası ithalat, ihracata mı başladın yoksa dedim. Yoo dedi, marketten bugün aldığım ekmek, zeytin, peyniri ertesi günü aynı fiyata alamıyorum ki. Ayakta kalabilmem için bende zam yapmak zorundayım diye kendini savundu.

Ülke insanları olarak dumanlı havaları, acı çekmeyi veya çektirmeyi seviyoruz galiba. Bu Gidişat nereye dersiniz, yolun sonu aydınlık mı yoksa karanlık mı siz karar verin.

Ben burada önemli bir yaraya parmak basmak istiyorum. Bu derin yara; anadoludaki yüzlerce, binlerce irili ufaklı yerel gazete, kitap, dergi basan matbaa ve yayınevlerinin yarasıdır. Kağıdı dövizle dışarıdan alıyoruz. Döviz fırlayınca kağıda da yüklü zam geldi. Matbaa ve yayınevleri, günümüzün moda kelimesiyle konkortado ilan etme aşamasına geldiler. Radikal, Habertürk gibi gazeteler battı, Aydınlık gazetesi yayınını durdurdu. Diğerleri, kapılarına kilit vurmaya hazırlanıyorlar. Ülkemizde zaten işsizlik varken bu sektörde çalışan onca insan çoluk çocuğunun rızkını nasıl sağlayacak? Yazılı basının sorunu sadece kağıda yapılan zam değildir. Millet olarak para verip gazete, kitap, dergi okumuyoruz. İşi, internetten hallediveriyoruz. Yazılı basını bitirme noktasına getiren diğer önemli bir  faktör de sosyal medyadır. Kolayına geldiği için insanlar sosyal medyayı tercih etmektedirler.

Bildiğimiz gibi SEKA adında kağıt fabrikamız vardı. Ülkemizin tüm kağıt ihtiyacını fazlasıyla karşılardı. Özel sektöre satıldı. Onlar da kağıt üretmediler. Makinalarını hurda niyetine sattılar. Kıymetli olan arsalarını da ranta açtılar. Devlet, yazılı basının sorunlarına acil olarak çare bulmalıdır.

Yazılı basın kararırsa ülkemiz de kararır. Çünkü; bizi aydınlatan, ülkemizin en ücra köşelerindeki sorunları, dertleri, güzellikleri biz onlar sayesinde öğreniyoruz. Sadece devlete değil, vatandaşlar olarak bizlere de sorumluluk düştüğünü unutmamalıyız.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık