İLETİŞİM BAŞKANI FAHRETTİN ALTUN, WASHINGTON TIMES İÇİN KALEME ALDIĞI MAKALEDE, TÜRKİYE‘NİN KOVİD-19 İLE BAŞARILI MÜCADELESİNİ ANLATTI

İLETİŞİM BAŞKANI FAHRETTİN ALTUN, WASHINGTON TIMES İÇİN KALEME ALDIĞI MAKALEDE, TÜRKİYE‘NİN KOVİD-19 İLE BAŞARILI MÜCADELESİNİ ANLATTI
  • 20 Mayıs 2020, Çarşamba 17:13

İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, Washington Times için kaleme aldığı

“Türkiye’nin stratejisi Kovid-19 salgınının seyrini değiştirdi“ başlıklı

makalede, dünyanın koronavirüse en çok kurban veren ülkesi ABD’ye

Türkiye’nin başarı sırlarını anlattı.

Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sağlık

sektörüne ciddi yatırımlar yaptığını ve tüm vatandaşların sağlık hizmetlerine

ulaşmasını sağladığını belirten Altun, “bu yatırımların karşılığını son süreçte

gördük” ifadelerini kullandı.

İletişim Başkanı Altun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şahsen yönettiği salgınla

mücadele kapsamında günlük test sayılarının artırıldığını, iş dünyasına ve dar

gelirli vatandaşlara nakit ve kredi desteklerinin sunulduğunu ve önlemlerin

katı biçimde uygulanarak salgının kontrol altına alındığını ifade etti.

Makalede, Türkiye’nin salgınla mücadelede Suriyeli sığınmacılardan yabancı

ülkelere kadar uzanan geniş bir yelpazede ihtiyaç sahiplerine tıbbi malzeme

yardımında bulunduğu vurgulandı.

Türkiye’nin uluslararası hava trafiğinin önemli merkezlerinden biri olması ve

coğrafi konumunun getirdiği risklere rağmen pandemi sürecini çok iyi

yönettiğini ifade eden Altun, uluslararası topluma “Türkiye’nin başarısının

örnek alınması gerektiği” mesajı verdi.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un Washington Times gazetesinde

yayımlanan makalesinin tam metni aşağıdaki gibidir:

Türkiye’nin stratejisi Kovid-19 salgınının seyrini değiştirdi

Türk devleti, evrensel sağlık hizmetlerini tüm vatandaşlarına ücretsiz olarak

sunuyor. Zamanında sağlık altyapımıza yaptığımız yatırımların karşılığını son

süreçte gördük.

Attığımız adımlarla salgının gidişatını tersine çevirmeyi başardık. Yeni

vakaların artış hızı, ilk vakanın tespit edildiği Mart ayı başından bu yana en

düşük seviyesine geriledi. Her gün hastanelerden taburcu olan

vatandaşlarımızın sayısı, yeni vakaların sayısını aşıyor.

Yine de bazıları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı krizi yönetemediği

gerekçesiyle eleştiriyor. O yüzden birlikte somut verileri gözden geçirelim:

Sağlık alanında gerçekleştirdiğimiz reformlar ve yatırımlar neticesinde daha

çok insanın sağlık hizmetlerinden faydalanabilmesinin yolunu açtık. Sağlık

ordularına yatırım yapıp, yeni hastaneler açan Türkiye, Koronavirüs

pandemisinden önce bile nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu yerlerde 10

yeni hastanenin planlamasını yapmıştı. Neticede sağlık sistemimiz, başka

ülkelerde olduğu gibi ezici bir baskıyla karşı karşıya kalmadı.

Aynı zamanda Türkiye, gerçekleştirilen test sayılarına göre dünyada ilk 5’e

girdi. Test ve vaka sayılarının doğru orantılı olduğunun bilinciyle, çok test

yaptığımız için enfeksiyon sayılarımızın kısa bir süreliğine yüksek

seyredebileceğini kabul ettik. Ancak çok sayıda test yapmadan salgını kontrol

almanın başka bir makul yolu yoktu.

Salgının iş dünyasına ve hanelere etkisini azaltmak amacıyla hükümetimiz borç

ödemelerini öteleyerek, bazı vergileri düşürdü. Ayrıca tüm şirketler için 36 aya

varan vadelerle, ödemeleri daha sonra başlayacak faizsiz kredi olanağı sağladık.

Bunlara ek olarak ailelere doğrudan nakit yardımı gerçekleştirdik. İş dünyasına

yönelik 100 milyar liralık bir destek paketi açıklayan hükümetimiz, Türkiye

Varlık Fonu’nun zor durumda kalan özel şirketleri satın almasını

kolaylaştıracak bir plan üzerinde çalışıyor. Elbette bizi eleştirenler, bu

gerçekleri görmek istemiyor.

Aynı şekilde bizi eleştirenler, milletimize sağlık hizmetlerini ücretsiz

verdiğimizi gözardı ediyor. Oysa birçok uzmana göre virüsle mücadelenin etkin

biçimde sürdürülmesi için bunun yapılması gerekiyor. Ücretsiz ve evrensel

sağlık sistemi olmayan ülkeler ciddi dezavantajlarla karşı karşıya kalıyor.

Biz 2003 yılından itibaren sağlık alanında reformlara imza atarak, bölgemizde

ücretsiz sağlık hizmeti sunan az sayıda devletten biri hâline geldik. New

England Journal of Medicine dergisinde de ifade edildiği üzere, Türkiye “sağlık

alanında büyük eşitsizlikleri ortadan kaldırarak tüm vatandaşlarını finansal

risklerden koruyacak iddialı bir sağlık reformu gerçekleştirdi. On yıl içinde

sağlık hizmetleri evrensel hâle gelerek önemli iyileştirmeler yapıldı.”

Aynı zamanda sosyal mesafe kurallarını ciddiye alıyoruz. Tüm uluslararası

uçuşları iptal ederek, iç hat uçuşlarını kısıtladık. Okulları, kafeleri ve

restorantları kapatarak, toplu ibadetleri durdurduk. Ayrıca büyük

şehirlerimizde haftasonları sokağa çıkma kısıtlaması uygulayarak salgını

kontrol altına alıyoruz.

Türkiye, virüsten etkilenen ülkelerle seyahatleri kısıtlayan ve nihayet tamamen

durduran ilk ülkelerden biri oldu. Uçuşlar iptal edilmeden önce hemen yolcuları

kontrolden geçirerek, semptom gösterenleri havalimanlarında tespit etmeye

çaba gösterdik.

Ülkemiz, insanları hastalıktan korumaya çalışırken hangi ülkeden geldiklerine

göre bir ayrım gözetmedi. Yunanistan’la kara sınırımıza bekleyen birçok

Suriyeli sığınmacıyı geri getirerek virüsün yayılmasını engelledik. Ayrıca

mülteci kamplarında ve Suriye’nin kuzeyindeki yerlerinden edilmiş insanlar

nezdinde gerekli önlemleri aldık.

Koronavirüs salgınıyla kısıtlı kaynaklarla mücadele ederken, mücadelenin

kolektif olduğunu ve hiçbir ülkenin bu süreçte yalnız bırakılmaması gerektiğini

ifade ettik. Bu itibarla Türkiye, aralarında İtalya, İspanya, İran, Kosova, Bosna-

Hersek, Sırbistan, Karadağ ve Kuzey Makedonya’nın olduğu birçok ülkeye

yardımda bulundu.

Aynı zamanda yüksek risk grubunda yer alan büyüklerimize özel ihtimam

gösterdik. 65 yaş ve üzerindeki vatandaşlarımızın hareketliliğine kendi

güvenlikleri açısından kısıtlama getirerek; yerel makamların, onların

ihtiyaçlarını karşılamasını sağladık. Ne büyüklerimizi ne de gençlerimizi bu

süreçte unutmadık.

Hatta daha da ileri giderek, salgın döneminde sokak hayvanlarının ihtiyaçlarını

bile karşıladık. Attığımız tüm adımlar, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip

Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda ve salgınla mücadelede benimsediğimiz

insan odaklı ve insani yaklaşım çerçevesinde atıldı.

Türkiye’nin Kovid-19 salgınıyla mücadelesinin ve bu süreci nasıl doğru şekilde

yönetebildiğinin incelenmesi çok önemlidir. Avrupa ve Asya kıtaları arasında

geçiş noktası olan Türkiye, virüs nedeniyle ciddi kaygı duyulan İran ile

komşudur. Ayrıca İstanbul Havalimanı, dünyanın en çok trafiğe sahip

meydanlarındandır.

Tüm devletler, bugün ve önümüzdeki yıllar boyunca kriz yönetimleri hakkında

sorgulanmaya açık olmalıdır. Bu süreçte neyin yanlış gittiğini ve gelecekte

benzer salgınların nasıl önlenebileceğini düşünmeye başlamak zorundayız.”

eye başlamak zorundayız.”

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık
Uşak Olay Medya